Fazla mesai, hafta tatili ve ulusal bayram alacakları talepli iş davasında Kuveyt hukukunun ve bir yıllık zamanaşımının uygulanarak davanın reddi kararının Yargıtayca onanması.
Özet: Bu iş hukuku uyuşmazlığında, işçi vekili fazla çalışma ve tatil ücretleri alacaklarını talep etmiş, davalı ise işveren sıfatını reddederek Kuveyt hukukunun ve zamanaşımının uygulanmasını savunmuştur. İlk derece mahkemesi Kuveyt hukukuna göre kısmen kabul kararı verse de, bölge adliye mahkemesi Kuveyt İş Kanunundaki bir yıllık zamanaşımı süresi dolduğundan davanın reddine karar vermiştir. Temyiz incelemesinde Yargıtay, bölge adliye mahkemesinin iş sözleşmesine uygulanacak hukuk ve zamanaşımı konusundaki kararını usul ve yasaya uygun bularak onamış, böylece davacının alacak taleplerinin zamanaşımı nedeniyle kesin olarak reddedilmesini hükme bağlamıştır.
9. Hukuk Dairesi         2025/7323 E.  ,  2025/10479 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2025/784 E., 2025/953 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 86. İş Mahkemesi
SAYISI : 2024/191 E., 2024/144 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıya ait işyerinde 07.03.2018-22.10.2018 tarihleri arasında çalıştığını, davalı işyerinde 07.00-22.00 saatleri arasında 7 gün çalışılmasına rağmen karşılığının ödenmediğini ileri sürerek fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının işvereninin ... İnşaat ... Şirketi olduğunu, kendi çalışanları olmadığını, müvekkili Şirketin talep konusu alacaklardan sorumlu tutulamayacağını, müvekkili Şirket nezdinde davacının iade olunabileceği havalimanı projesi ya da benzer nitelikte kalıp işlerinin yapıldığı bir projenin bulunmadığını, uyuşmazlığa Kuveyt hukukunun uygulanması gerektiğini ve davacının talep ettiği alacakların zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; uyuşmazlığa Kuveyt hukukunun uygulanmasına yönelik Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı doğrultusunda uyuşmazlığın Kuveyt hukukuna göre çözümlenmesi gerektiği, tanık beyanları doğrultusunda fazla çalışma ücret, hafta tatili ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücretinin hesaplandığı belirtilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut uyuşmazlığa Kuveyt hukukunun uygulanması gerektiği, Kuveyt 2010 tarihli ve 6 sayılı Özel Sektör İş Kanunu'nun 144. maddesi gereğince belirlenen bir yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu belirtilerek davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü ortadan kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
a. Türk hukukuna ilişkin zamanaşımı sürelerinin uygulanması gerektiğini,
b. Kuveyt İş Kanunu'nda zamanaşımı gibi bir süre olmadığını, maddelerin hatalı uygulandığını ileri sürmüştür.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davalı lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, iş sözleşmesine uygulanacak hukuk, davaya konu alacak taleplerinin zamanaşımına uğrayıp uğramadığı ve vekâlet ücretine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlerden davalı tarafa yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
29.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.