Emeklilik için fındık fabrikasında eksik bildirilen sigortalılık sürelerinin tespiti talebinde, kesintisiz çalışma ve mevsimlik işçilik tartışması temyize konu olmuştur.
Özet: Bir fındık fabrikasında çalışan işçinin, uzun yıllar boyunca sigorta primlerinin eksik yatırıldığı ve çalışmalarının bildirilmediği iddiasıyla açtığı hizmet tespiti davasında ilk derece mahkemesi, belirli dönemlerde eksik bildirilen çalışma günlerinin tespitine karar vermiştir; bu karara karşı işçi, işveren ve feri müdahil SGK tarafından yapılan istinaf başvurularının reddedilmesinin ardından, taraflar işin niteliğinin (kesintisiz/mevsimlik) ve uygulanan hak düşürücü sürelerin doğruluğu gibi farklı gerekçelerle temyiz yoluna başvurarak kararın bozulmasını talep etmişlerdir.

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2034 E., 2025/905 K.İLK DERECE MAHKEMESİ: ... Asliye Hukuk (İş) MahkemesiSAYISI : 2021/563 E., 2023/200 K.Bölge Adliye Mahkemesinin kararı davacı vekili, davalı işverenlik vekili ile fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, davalıya ait ... sicil no.lu fındık fabrikası işyerinde 25.08.1991 tarihinden 30.07.2001 tarihine kadar aralıksız çalışmasına rağmen eksik bildirildiğini, çalışmalarının eksik bildirilmesi nedeniyle başta emeklilik olmak üzere bir kısım sosyal güvenlik haklarından mahrum kaldığını, bu nedenle 25.08.1991-30.07.2001 tarihleri arasında davalıya ait işyerinde çalıştığının tespitini ve kurum kayıtlarının düzeltilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.II. CEVAPDavalı işveren vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı definde bulunduklarını, açılan davanın haksız olduğunu, fındık kırma fabrikasında 1991-1999 yılları arasında mevsimlik işci olarak çalıştığını, yıllık çalışma süresinin fındık rekoltesine göre değiştiğini, nacak davacının çalıştığı sürelerin eksiksiz olarak SGK'ya bildirildiğini, 01.04.1993 yılında başka bir iş yerinde sigortalı çalışmasının olduğunu, emeklilik koşullarını taşımayan davacı için 19 yıl sonra davanın haksız ve kötü niyetli açıldığını, çalışma sürelerinin 2-3 ay ya da daha az olduğunu, açılan davanın reddine karar verilmesini beyan etmiştir.Feri müdahil SGK vekili Mahkememize verdiği cevap dilekçesinde özetle; yetkili mahkemenin ... mahkemeleri olduğunu, hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddinin gerektiğini, çalışma olgusunun şüpheden uzak bir şekilde ispatlanması gerektiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile " Davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile1-)Davacının 01.10.1991-31.12.1991 tarihleri arasında davalı nezdinde Kuruma bildirilmeyen 2 gün (kesintisiz 92 gün), 01.10.1992-01.03.1993 tarihleri arasında davalı nezdinde Kuruma bildirilmeyen 42 gün (kesintisiz 152 gün), 01.09.1994-30.04.1995 tarihleri arasında davalı nezdinde Kuruma bildirilmeyen 122 gün (kesintisiz 242 gün), 01.09.1996-28.02.1997 tarihleri arasında davalı nezdinde Kuruma bildirilmeyen 101 gün (kesintisiz 181 gün), 11.09.1997-20.02.1998 tarihleri arasında davalı nezdinde Kuruma bildirilmeyen 88 gün (kesintisiz 163 gün), 15.09.1998-06.03.1999 tarihleri arasında davalı nezdinde Kuruma bildirilmeyen 112 gün (kesintisiz 173 gün), hizmet akdine dayalı asgari ücret karşılığında Kuruma bildirilmeyen çalışması olduğunun tespitine," karar verilmiştir. IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili, fer'i müdahil Kurum vekili ile davalı işverenlik vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının yıllardır sigortasız davalı iş yerinde çalıştırıldığını, davacının bu çalışmasının kesintisiz ve sürekli olduğunu, tanıkların bu hususu açık bir şekilde belirttiğini, bilirkişi incelemesinde de bu hususa değinildiğini, davalı şirketin davacıya ve diğer çalışanlara giriş-çıkış yaptırmasının o iş yerinde kesintili çalışmanın varlığa karine değil, davalı şirketin kötüniyetli olduğuna karine teşkil etmesi gerektiğini, Mahkemece davacının çalışmasının kesintisiz bir çalışma olmadığına kanaat getirilerek 5 yıllık hak düşürücü süre uygulandığını, salt birden fazla bildirge olması işin kesintili , sezonluk olduğuna karine teşkil edeceği yönündeki kabulün bir yanılgı olduğunu, kesintisiz çalışmanın dosya kapsamında sabit olduğu dikkate alınarak kararın bozulmasını talep etmiştir.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı iş yerinde fındık seçen işçilerin, iş hacminin düşük olması sebebi ile her ay tam süreli (fasılasız) çalıştırılmadığını, temin edilen fındığın miktarına bağlı olarak fındık seçen işçilerin, fasılalı şekilde çalışma yaptığını ve bu çalışmaya paralel olarak, çalıştığı gün kadar da, sigortalı gösterildiğini, söz konusu işin kesintisiz çalışmayı gerektiren bir iş olmadığını, salt tanık beyanına göre karar verildiğini, fındık fabrikalarında yapılan fındık seçme işinin mevsimlik olduğu hususunda hiçbir tereddüt bulunmadığını, işin sezonluk bir iş olup mevsimlik olduğunu, eksik inceleme ile verilen kararın bozulmasını talep etmiştir.Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı iş yerinde yürütülen işin, niteliği gereği mevsimlik iş sayıldığını, davacının çalıştığını iddia ettiği dönemin üzerinden uzun yıllar geçtiğini, dinlenen tanık beyanlarının çalışma olgusunun ispatı için yeterli olmadığını, davacı tarafın davasını ispatlayamadığını, davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmamış olması sebebiyle davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini bu nedenle söz konusu kararın bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup,davacı vekili, davalı işverenlik vekili ile fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,11.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.