Gaziantepte 3402 sayılı Kanunun 22/2-a maddesi uyarınca uygulama kadastrosu sonrası çap kaymasından kaynaklanan tapu iptali ve tescil davasında tesis kadastrosunun esas alınarak taşınmazın eski haline getirilmesi kararı.
Özet: Dava, uygulama kadastrosu sonrası davacının parselinden 4.042,13 metrekarelik bir alanın hatalı olarak davalı parseline kaydırılması nedeniyle tapu iptali ve tescil talebine ilişkin olup, ilk derece mahkemesi keşif ve bilirkişi raporları doğrultusunda davacının iddiasını ispatladığına hükmederek davanın kabulüne karar vermiş, Bölge Adliye Mahkemesi ise yapılan incelemede tesis kadastrosu paftası ile uygulama kadastrosu paftasının çakışmadığını, hatasız ve zemine uygulanabilir tesis kadastrosunun esas alınması gerektiğini belirterek, tespit edilen alanın davacıya ait olduğunu gösteren raporları ve hava fotoğraflarını esas alarak ilk kararın gerekçesini desteklemiştir.

MAHKEMESİ: Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2025/132 E., 2025/73 K.İLK DERECE MAHKEMESİ: Gaziantep 5. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI: 2020/52 E., 2022/407 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından duruşma talepli temyiz edilmekle, kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda duruşma talebinin değerden reddine, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA1. Gaziantep ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sonucunda, tapuda davacı adına kayıtlı bulunan eski 1 34... parsel sayılı 25.300,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, aynı ada ve parsel numarasıyla önce 24.977,39 metrekare, itiraz üzerine komisyon kararıyla 20.955,26 metrekare yüzölçümlü olarak; tapuda davalı adına kayıtlı bulunan eski 1 34... parsel sayılı 8.757,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise aynı ada ve parsel numarasıyla önce 8.840,02 metrekare, itiraz üzerine komisyon kararıyla 12.882,15 metrekare yüzölçümlü olarak tespit ve tescil edilmiştir.2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; dava konusu Gaziantep ili ... ilçesi ... köyü ... mevkinde bulunan 1 34... parsel sayılı taşınmazı 16.07.2008 tarihinde 25.300,00 metrekare olarak satın aldığını, dava konusu taşınmazın öncesinde de davacının akrabalarına ait olduğunu, taşınmazın uygulama kadastrosu sonrası yüzölçümünün 20.955,26 metrekare olarak tespit edildiğini, eksilen 4.344,74 metrekarenin davalı 1 34... parsel sayılı taşınmaza eklendiğini belirterek 4.344,74 metrekarelik kısım yönünden tapu kaydının iptali ile bu kısmın davacı adına tescilini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı ... vekili cevap dilekçesinde; tesis kadastrosunda ölçümlendirme hatası yapıldığını, 22/a uygulamasının kanun ve yönetmeliğe uygun olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Mahallinde keşif yapılmış mahalli bilirkişiler ile tanıklara taşınmazın sınırları gösterilmiş akabinde alınan denetime elverişli 25.04.2022 tarihli jeodezi ve fotogrametri mühendisi ile fen bilirkişi raporu da dikkate alındığında taşınmazın sabit sınıra göre çap kaymasından kaynaklı 4042,13 m²lik davacıya ait taşınmazda bir azalma olduğu ve bu alanın komşu parsel olan davalıya ait 1 34... parsel alanına katıldığı görülmüş, davacının iddiasını ispat ettiği" gerekçeleriyle davanın kabulüne, dava konusu1 34... parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile 25.04.2022 havale tarihli fen bilirkişileri ... ve ...'ın raporunda (A) harfiyle gösterilen 4.042,13 metrekarelik alının tefriki ile davacı adına 1 34... parsel ile birleştirilmesine, 1 34... parselin geri kalan bölümünün davalı ... adına tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Yerel mahkemece dava konusu taşınmazlara ait teknik evraklar, kadastro tutanakları ve tapu kayıtları, tesis kadastro tarihine yakın hava fotoğrafı ve taşınmazları gösteren güncel uydu fotoğrafları celp edildikten sonra yapılan keşif, bilirkişi raporları ve alınan beyanlar incelendiğinde, dava konusu taşınmazlara ait tesis kadastro paftası ile uygulama kadastro paftasının çakıştırıldığı, yapılan uygulamaya göre paftaların çakışmadığı, tesis kadastro paftasına göre davacı taşınmazında kalan ancak uygulama kadastrosu ile davalı taşınmaz içerisinde gösterilen alanın hükme esas alınan 25.04.2022 tarihli harita mühendisi bilirkişi ve fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterildiği, (A) harfli alanın 4042,13 metrekare olduğu, uygulama kadastro çalışmasında zemine uygulanabilir ve hata tespit edilmeyen tesis kadastro çalışmasının esas alınması gerektiği, tesis kadastro paftasında hata tespit edilmediği ve zemine uygulanabilir olduğu, davacı taşınmazının kullanılıp kullanılmamasının sonuca etkili olmadığı, incelenen 1985 yılı hava fotoğrafında sınırların görülmediği ancak toprak yapısından anlaşıldığı üzere davacı taşınmazının tesis kadastro paftasına uygun olarak bütün olduğu, (A) harfli alanında bu yapıya uygun göründüğü, 1999 yılı hava fotoğrafına göre ise tesis kadastro pafta sınırının görüldüğü ve zaten davalı taşınmazının da tesis paftasına uygun olarak kullanıldığı, bu hususun sürüm izlerinden anlaşıldığı, ziraat bilirkişi raporunda (A) harfli taşınmaz ile davacı taşınmazı arasında yer yer 1, yer yer yarım metre kot farkı bulunduğunu, davacı parseline göre kullanım şeklinin farklı olduğunu, sınırın bir anda oluşamayacak kadar eski olduğunu ifade etmiş ise de 2013 yılı ortofotosuna göre de yine parsellerin tesis paftasına uygun kullanıldığı, davacı taşınmazının bor ve davalı taşınmazının sürülü olduğu gibi davacı taşınmazının uzun yıllardır kullanılmamasından dolayı sınırlarının değişebileceği bu nedenle uygulama kadastro çalışmasında asıl olanın tesis kadastro paftası olduğu, sınırlarda zamanla kullanıma bağlı olarak değişiklik olabileceği, az yukarıda ifade edildiği üzere taşınmazlara ilişkin tesis kadastro paftasında tersimat, hesap, ölçü ve sınırlandırman hatası bulunmadığı, bu belirlemeyi hava fotoğraflarının da teyit ettiği" gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, bilirkişi raporunda sabit sınırlar esas alınarak komisyonca sınır belirlenmiş olduğunun ve 1 34... numaralı parselin ve bu parsel içerisinde kalan ve komisyonca davalıya verilen (A) harfi ile gösterilen alanın toprak yapısının, renginin ve kullanım biçiminin davacıya ait 1 34... parselden farklı olduğunun belirtildiğini, davacının da bu alanın kendi kullanım alanı içerisinde olmadığını ikrar ettiğini, davacının tapusundaki azalmanın davalının maliki olduğu 85 parsel ile ilgili sınır uyuşmazlığından kaynaklanmadığını, tanıkların ve mahalli bilirkişilerin iddialarını doğruladığını, buna rağmen davanın kabulüne karar verilmiş olmasının hatalı olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, 3402 sayılı Kanun'un 22/a maddesine göre yapılan uygulama kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığına ilişkindir.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,1.587,00 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 4.760,94 TL'nin temyiz eden davalıdan alınmasına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,13.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.