Danıştay, 375 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkarılan davacının etkin pişmanlık ve HAGB iddialarına rağmen ihraç kararını onadı.
Özet: Danıştay Beşinci Daire, hakkında soruşturma yokken kendi iradesiyle kolluk birimlerine başvurarak silahlı terör örgütüne üyelik suçlamasıyla hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen bir kamu görevlisinin, bu durumun memuriyete engel olmadığını ve kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğunu belirterek açtığı davanın reddi yönündeki alt derece mahkemesi kararlarının temyizen bozulması talebini değerlendirmiş; temyize konu bölge idare mahkemesi kararının hukuk ve usule uygun olduğunu tespit ederek davacının kamu görevinden çıkarma işleminin iptali ile özlük haklarının iadesi istemini reddeden kararı oybirliğiyle onamıştır.

T.C.
D A N I Ş T A YBEŞİNCİ DAİREEsas No : 2022/10606Karar No : 2024/21138 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Vekili : Av. ...Karşı Taraf (Davalı): ... Bakanlığı / ...Vekili : Av. ...İstemin Özeti : Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35. maddesinin (B) fıkrası uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı ileri sürülen özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti : Hakkında henüz hiçbir soruşturma yokken kendi hür iradesi ile kolluk birimlerine başvurarak tüm bildiklerini samimi bir şekilde anlattığı halde silahlı terör örgütüne üye olma suçu isnadı ile açılan davada etkin pişmanlık hükümleri uygulanmayarak hatalı bir şekilde verilen hapis cezasına hükmedilerek hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, emsal yargı kararlarına aykırı verilen bu kararın Devlet memurluğuna engel bir hal teşkil etmeyeceğinin Danıştay kararları ile de sabit olduğu, kamu görevinden çıkarılmasına gerekçe olarak gösterilen nedenlerin hukuki dayanaktan yoksun olduğu, Devlete sadakat yükümlülüğü bakımından referans gösterilen kanun maddelerine anlamı aşan ve hukuk devleti ilkesiyle de bağdaştırılması mümkün olmayan bir mahiyet atfedilmesinin öngörülebilirlik ve belirliliğe aykırı olduğu ve hukuki güvenliği zedelediği, Devlet memurlarının haklarının yalnızca kanunla sınırlandırılabileceği pozitif hukukta kavramsal olarak dahi yer almayan Devlete sadakat yükümlülüğüne dayanılarak kısıtlayıcı tedbirler alınmasının hukuka aykırı olduğu, Bölge İdare Mahkemesince eksik inceleme ve değerlendirme neticesinde karar verildiği iddia edilmektedir. Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.Danıştay Tetkik Hakimi: ...Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan ''Adli yardım hükmün kesinleşmesine kadar devam eder.'' düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 12/12/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.