Eski eşler arasında inançlı devredildiği iddia edilen taşınmazda tapu iptali ve tescil ile el atmanın önlenmesi davalarında eşler arası istisnasıyla delil değerlendirmesi.
Özet: Eski eşinin maliki olduğu taşınmazda 21 yıldır ikamet eden davalının, ekonomik sıkıntılar nedeniyle davacıya bedelsiz ve inançlı işlemle devrettiğini, eşler arası inançlı işlemlerde yazılı delil olmasa dahi tanık dinlenmesi gerektiğini belirterek tapu iptali ve tescil veya bedel talebinde bulunduğu; ancak ilk derece ve istinaf mahkemelerinin davacının yeminli beyanı ve yazılı delil eksikliği nedeniyle inançlı işlemi ispatlayamadığına hükmederek davacının el atmanın önlenmesi talebini kabul etmesi üzerine, davalının eşler arası inançlı işlemin ispatına ilişkin istisnai durum iddiasıyla temyiz başvurusunda bulunduğu bir dava özetidir.

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/477 E., 2024/1527 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 28. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2022/205 E., 2022/33 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl davada davalı - birleştirilen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVAAsıl davada davacı ..., maliki olduğu 17 73... parsel sayılı taşınmazdaki 1 nolu bağımsız bölümü 18 yıldır davalının kullandığını, davalı ile 2002 yılında boşandıklarını, taşınmazı tahliye etmesi için davalıya ihtarname gönderdiğini, ancak davalının taşınmazı boşaltmadığını ileri sürerek davacının müdahalesinin önlenmesine karar verilmesini istemiş, birleştirilen davanın reddini savunmuştur.II. CEVAPAsıl davada davalı - birleştirilen davada davacı ...; ... ile 2002 yılında boşandıklarını, bir kısım ekonomik sıkıntılar, bazı cebri icra ve davalar nedeniyle maliki olduğu 17 73... parsel sayılı taşınmazdaki 1 nolu bağımsız bölümü, ileride sıkıntılı dönemin bitmesi halinde kendisine iade edilmesi koşulu ile ...’na satış suretiyle devrettiğini, temlikin bedelsiz olduğunu, taşınmazda 25 yıldır ikamet ettiğini ileri sürerek tapu kaydının iptali ile adına tesciline, olmadığı takdirde taşınmazın değeri olarak şimdilik 10.000,00 TL'nin 30.04.2001 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş; asıl davanın reddini savunmuştur.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin tarih ve sayısı yukarıda belirtilen kararı ile; birleştirilen davada davacı tarafça taşınmazın muvazaalı olarak davalıya devredildiği iddiasının ispat edilemediği, davacının yemin deliline dayandığı, davalı tarafa usulüne uygun yemin davetiyesi gönderildiği ve davalının yemini eda ettiği gerekçesiyle birleştirilen davanın reddine, taşınmazın malikinin davacı olduğu ve davacının taşınmazın davalı tarafından kullanılmasına muvafakatının olmadığı, davacı tarafça, davalının taşınmazı boşaltması hususunda kendisine ihtarname gönderildiği gerekçesiyle asıl davanın kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davalı- birleştirilen davada davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; asıl davanın mülkiyet hakkına dayalı el atmanın önlenmesi, birleştirilen davanın ise inançlı işlem hukuki nedenine dayalı tapu iptali - tescil, olmadığı takdirde bedel istemine ilişkin olduğu, dava konusu taşınmazın asıl davada davacı adına kayıtlı olduğu, taşınmazın 30.04. 2001 tarihinde ... tarafından asıl davada davacıya satış suretiyle devredildiği, tarafların Şişli 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 05.11.2002 tarihli 2002/427 Esas, 2002/1598 Karar sayılı ilamı ile boşandığı, taraf beyanları uyarınca taşınmazı uzun yıllardır asıl dava davalısının kullandığı, davacının dava açmadan önce davalıya ........... Noterliğinin 02.09.2019 tarihli ve ... yevmiye nolu ihtarnamesini gönderdiği, bu ihtarname ile kullanım yönündeki rızasını geri aldığının kabulünün gerektiği, davalı- karşı davacının inanç ilişkisine dayalı olarak tapu iptali - tescil davası açtığı, buna yönelik yazılı delil veya yazılı delil başlangıcı niteliğinde bir belge sunmadığı, yazılı delil başlangıcı niteliğinde bir delil olmadığı için de tanık dinlenmesinin mümkün olmadığı, davalı- karşı davacının yemin deliline dayandığı, davacı- karşı davalının taşınmazı bedelini ödeyerek aldığını, emaneten üzerine almadığını belirterek yemin ettiği, davalı asılın da mahkeme beyanında davacıdan 7.000,00 TL aldığını belirttiği, dolayısıyla inanç sözleşmesinin ispatlanamadığı, davalı- karşı davacının taşınmazdaki kullanımının akdi veya kanuni dayanağının bulunmadığı, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle asıl davada davalı- birleştirilen davada davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriAsıl davada davalı - birleştirilen davada davacı vekili temyiz dilekçesinde; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu taşınmazın asıl davada davalı - birleştirilen davada davacı tarafından kendisine kalan miras ile satın alındığını, bu taşınmazın bazı cebri icra ve davalara konu olmaması için, sıkıntıların sona ermesinden sonra tekrar kendisine iade edilmek üzere ...’na devredildiğini, ancak inançlı işlemin eşler arasında yapıldığını, bu hususun senetle ispatın istisnaları arasında olduğunu, dolayısıyla iddianın ispatı yönünden yazılı delil başlangıcı bulunmasa dahi tanık dinlenebileceğini, ..........’ın 21 yıldır dava konusu taşınmazda ikamet ettiğini, taşınmazı hakimiyeti altında bulundurmasının nedeninin mülkiyet iddiasına dayalı olduğunu, bu nedenlerle asıl davanın reddine, birleştirilen davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeAsıl dava, el atmanın önlenmesi; birleştirilen dava, inançlı işlem hukuki nedenine dayalı tapu iptali - tescil, olmadığı takdirde bedel istemine ilişkindir.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Dosya içeriği ve toplanan delillerden; asıl davada davalı- birleştirilen davada davacı ...’nun maliki olduğu 17 73... parsel sayılı taşınmazdaki D-Blok, 1 nolu bağımsız bölümü 30.04.2001 tarihinde asıl davada davacı- birleştirilen davada davalı ... ............(.............)'na satış suretiyle devrettiği, ..............Noterliğinin 02.09.2019 tarihli ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile ... tarafından muhatap ...' na 1 nolu bağımsız bölümü haksız kullandığı, tebliğ tarihinden itibaren taşınmazı 30 gün içinde tahliye etmesi aksi halde yasal yollara başvuracağı hususunun bildirildiği, ihtarnamenin muhataba 03.09.2019 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmaktadır.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup asıl davada davalı - birleştirilen davada davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARAR:Açıklanan sebeplerle;Asıl davada davalı - birleştirilen davada davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK’nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılan bakiye temyiz harçlarının temyiz eden asıl davada davalı - birleştirilen davada davacıdan alınmasına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,20.10.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.