Uyuşturucu madde ticareti suçunda, 6545 sayılı Kanun ile ceza alt sınırının on yıla yükselmesi nedeniyle zorunlu müdafi tayin edilmemesiyle savunma hakkının kısıtlandığı kararın bozulması.
Özet: Uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan verilen mahkûmiyet hükmü, sanığın savunmasının alındığı celsede, 6545 sayılı Kanun ile Türk Ceza Kanununun 188/3. maddesinde yapılan değişiklikle suçun cezasının alt sınırının on yıl hapis cezasına yükselmesi nedeniyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 150. maddesi uyarınca zorunlu müdafi atanması gerekirken bunun yapılmaması sonucu sanığın savunma hakkının kısıtlandığı gerekçesiyle bozulmuştur.
10. Ceza Dairesi         2020/7797 E.  ,  2025/11731 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2014/318 E., 2015/29 K.
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı CMK'nın 150/3. maddesi gereğince "alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yapılan soruşturma ve kovuşturmada ikinci fıkra hükmü uygulanır." şeklindeki düzenleme karşısında, suç tarihi itibarıyla sanığın üzerine atılı uyuşturucu madde ticareti yapma suçunun cezasının alt sınırı itibarıyla zorunlu müdafi tayininin gerekmediği, ancak 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile 5237 sayılı TCK'nın 188/3. maddesinde yapılan değişiklikle hapis cezasının alt sınırının on yıl hapis cezası olarak değiştirildiği, sanığın savunmasının 29.01.2015 tarihli hükmün verildiği celsede alındığı, sanığın savunmasının alındığı celse tarihinde, 6545 sayılı Kanun'un yürürlükte bulunduğu ve 5271 sayılı CMK'nın 150. maddesi uyarınca uyuşturucu madde ticareti yapma suçunun cezasının alt sınırı itibarıyla zorunlu müdafi tayinini gerektirdiği gözetilmeden, yargılamaya devamla yazılı şekilde karar verilerek sanığın savunma hakkının kısıtlanması,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, Tebliğname'ye aykırı olarak, diğer yönleri incelenmeksizin hükmün BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
19.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.