İmar planında trafo yeri olarak belirlenen taşınmaza kamulaştırmasız el atma nedeniyle açılan bedel tahsili davasında hukuki değerlendirmeler ve vekalet ücreti tartışmaları.
Özet: Bu hukuki uyuşmazlık, imar planında trafo yeri olarak belirlenen taşınmazda fiili el atma olmaksızın kamulaştırmasız el atıldığı iddiasıyla bedel tahsilini talep eden davacı ile husumet, fiili el atma yokluğu ve değerleme yöntemine itiraz eden davalı idare arasındadır; ilk derece mahkemesinin davanın kabulüne karar vermesi üzerine, davalı idarenin istinaf başvurusunu esastan reddeden bölge adliye mahkemesi, arsa niteliğindeki taşınmazın emsal kıyaslamasıyla değerlemesinin doğru olduğunu belirtmiş, davacı lehine hükmedilen nispi vekalet ücreti yanlış olsa da özel olarak istinaf edilmediğinden bu hususta düzeltme yapmamış; davalı idare ise temyizinde istinaf sebeplerini yineleyerek vekalet ücreti hususunun resen incelenmemesini usul ve kanuna aykırı bulduğunu belirtirken, Yargıtay da arsa niteliğindeki taşınmaza emsal kıyaslamasıyla değer biçilmesini doğru değerlendirmiştir.

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1280 Esas, 2024/1976 KararKARAR : Esastan retİLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 7. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2022/297 Esas, 2023/228 KararTaraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.Kararın davalı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Antalya ili, ..., ... Mahallesi 59 46... parsel sayılı taşınmazda müvekkilinin hissesi olduğunu, dava konusu taşınmazın imar planında ''Trafo Yeri'' olarak planlandığını, müvekkilinin taşınmaz üzerinde tasarrufta bulunma hakkının kalmadığını belirterek taşınmazın yargılama sonucunda tespit edilecek piyasa rayiç değerinin dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAPDavalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili idare tarafından taşınmaza el atılmadığını, adli yargı yolunun görevli olmaması nedeniyle davanın usulden reddi gerektiğini, müvekkili idare ile ... Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi arasında yapılan işletme hakkı devir sözleşmesi gereği müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini beyanla davanın reddini talep etmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAFA. İstinaf Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın uygulama imar planında trafo alanı olarak yer aldığını, fiili el atmanın bulunmadığını, davanın müvekkilleri yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddedilmesi gerektiğini, bilirkişi raporunda belirlenen değerinin emsalleri için belirlenen esaslara uyulmadan tespit edildiğini, taşınmazın değerinin günümüz koşullarına göre yüksek olduğunu, emsal taşınmazın emsal niteliği taşımadığını, emsal taşınmaz ve dava konusu taşınmaz kıyaslamasında eksik ve üstün yönleri karşılaştırılarak rapor oluşturulması gerektiğini beyan ederek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.C. Gerekçe ve SonuçBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu taşınmazın arsa vasfında olduğu kabul edilerek 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca maddesi uyarınca emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde isabetsizlik görülmediği gibi, davaya konu taşınmazın imar planında trafo alanı olarak planlanmış olmasına karşın fiilen el atma bulunmadığından, hukuken el atılan taşınmazda davacı payına düşen tazminat bedeli yönünden 7421 sayılı Kanun ile 2942 sayılı Kanun’a eklenen Ek Madde 4/3 maddesi ve konu hakkındaki Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin yerleşik uygulaması uyarınca maktu harca ve maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiği, hâlde, davacı lehine nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi doğru değil ise de bu husus istinaf dilekçesinde açık bir biçimde istinafa konu edilmediğinden belirtilen yanlışlığa değinilerek davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir. V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş ayrıca, maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi yönünde resen inceleme yapılarak karar verilmemesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürmüştür.C. Gerekçe1. Uyuşmazlık ve Hukukî NitelendirmeUyuşmazlık, davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.2. Değerlendirme1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun'un) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2. Arsa niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal kıyaslaması suretiyle değer biçilmesi ve tespit edilen bedelin davalıya payı oranında ödenmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. 3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Davalı idare vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davalı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.11.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.