Yargıtay 10. Ceza Dairesi, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunda hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararında zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması nedeniyle kanun yararına bozma talebini inceliyor.
Özet: Sanık hakkında "kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma" suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına ilişkin kanun yararına bozma talebi, sanığın ilk iddianame tarihinden önce aynı neviden işlediği birden fazla suçu kapsar. Sanığın bu eylemleri arasında hukuki kesinti bulunmadığından, TCKnın 43. maddesindeki zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerekirken, her bir eylem için ayrı ayrı ceza verilmesi ve buna göre hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/534 E., 2021/947 K.SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmaİNCELEME KONUSU KARAR: Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasıKANUN YARARINA BOZMAYOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet BaşsavcılığıTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulmasıİzmir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62/1.maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı CMK'nın 231/5.maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın, itiraz edilmeksizin 06.12.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 15.11.2023 tarihli ve 2023/14562 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 14.12.2023 tarihli ve KYB - 2023/124210 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:I. İSTEMYargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 14.12.2023 tarihli ve KYB - 2023/124210 sayılı kanun yararına bozma isteminin;" Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10.04.2018 tarihli ve 2014/15-487 esas, 2018/151 sayılı kararında belirtildiği üzere, temyiz veya istinaf kanun yollarından geçmeksizin kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların ülke sathında uygulama birliğine ulaşmak ve ciddî boyutlara ulaşan hukuka aykırılıkların toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesi amacıyla olağanüstü bir kanun yolu olan kanun yararına bozma konusu yapılabileceği gözetilerek yapılan incelemede; Adı geçen sanığın aynı suçtan mahkûmiyetine dair İzmir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 31.05.2022 tarihli ve 2021/858 esas, 2022/512 sayılı kararının, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 05.05.2023 tarihli ve 2023/1060 esas, 2023/1918 sayılı kararı ile "...Mahkemece 2021/534 Esas sayılı dosyada verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı ile ilgili olarak yasal yollara başvurulup bu kararın kaldırılmasından sonra her iki dosya birleştirilerek birlikte değerlendirilmesi gerektiği halde açıklanması geri bırakılan hükümdeki cezanın mahsuba konu edilmesi ve yine bu dosyadaki suç esas alınmak suretiyle TCK'nın 43. maddesinin uygulanması usul ve kanuna aykırı olduğundan", şeklinde kanun yararına bozma ihbarı nazara alındığında,Dosya kapsamına göre, İzmir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/534 esas sayılı dosyasındaki suç tarihinin 18.03.2021, iddianame düzenleme tarihinin ise 28.07.2021 olduğu, sanığın aynı nev’i suçtan mahkumiyetine ilişkin İzmir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/858 esas sayılı dosyasındaki suç tarihinin 23.07.2021, iddianame düzenleme tarihinin ise 14.12.2021 olduğu, her iki suçun da 28.07.2021 tarihli ilk iddianamenin düzenlenme tarihinden önce işlendiği ve hukukî kesinti olmadığı, anılan iki dosyada da sanığın üzerine atılı eylemlerin aynı mahiyette olduğu dikkate alınarak, bu eylemlerin bir suç işleme kararı icrası kapsamında işlendiği anlaşıldığından 5237 sayılı Kanunun 43. maddesinde öngörülen zincirleme suç hükümleri uygulanması gerektiği gözetilmeden, her bir eylem için ayrı ayrı ceza verilmek suretiyle yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir."Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.II. GEREKÇEA. İzmir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/534 Esas ve 2021/947 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde: 1. Şüpheli hakkında, 18.03.2021 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 28.07.2021 tarihli ve 2021/95712 Soruşturma, 2021/27254 Esas, 2021/18895 sayılı iddianamesi ile İzmir 2. Asliye Ceza Mahkemesine, 5237 sayılı TCK'nın 191/6.maddesi uyarınca doğrudan kamu davası açıldığı, iddianamede; daha önce İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verildiği, ihlal nedeniyle İzmir 16. Asliye Ceza Mahkemesine 2019/776 Esas sayılı kamu davasının açıldığı, yeniden erteleme kararı verilemeyeceği hususunun belirtildiği,2. Yapılan yargılama sonucunda, İzmir 2.Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 26.11.2021 tarihli ve 2021/534 Esas, 2021/947 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin kesinleştiği,Anlaşılmıştır.B. İzmir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 31.05.2022 tarihli ve 2021/858 Esas, 2022/512 Karar sayılı kararının incelenmesinde:1. Sanık hakkında, 23.07.2021 tarihli aynı nev'i suçtan İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 14.12.2021 tarihli ve 2021/46633 Esas sayılı iddianamesi ile doğrudan kamu davası açıldığı,2. İzmir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 31.05.2022 tarihli ve 2021/858 Esas, 2022/512 Karar sayılı kararı ile sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 191/1, 43/1 ve 62. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, İzmir 2.Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 26.11.2021 tarihli ve 2021/534 Esas, 2021/947 Karar sayılı kararı ile verilen 1 yıl 8 ay hapis cezasının mahsup edilerek 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, sanığın istinaf kanun yoluna başvurduğu,3. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 05.05.2023 tarihli ve 2023/1060 Esas, 2023/1918 Karar sayılı kararı ile hükmün bozulmasına karar verildiği,4. Bozmadan sonra davanın İzmir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2023/465 Esasına kaydedildiği,Anlaşılmıştır.C. Kanun yararına bozma istemi ve Tebliğnamede karar numarasının "2021/947" yerine "2022/947" olarak yazılması maddi hata kabul edilerek yapılan incelemede: İzmir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin incelemeye esas 2021/534 Esas sayılı dosyasındaki suçun 18.03.2021 tarihinde işlendiği, bu suça ilişkin iddianamenin 28.07.2021 tarihinde düzenlendiği, İzmir 2.Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/858 Esas sayılı dosyasındaki aynı nev'iden suçun 23.07.2021 tarihinde işlendiği, bu suça ilişkin iddianamenin ise 14.12.2021 tarihinde düzenlendiği, bu halde; suç tarihlerine göre, sanık hakkında tek bir suçtan mahkûmiyet kararı verilip, zincirleme suç hükümleri uygulanması gerektiği,Somut olayda, aynı nitelikteki iki ayrı suç nedeniyle iki ayrı dava açılması üzerine, ayrı ayrı kararlar verilmiştir. Mahkemesince, davanın, İzmir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2023/465 Esas sayılı davası ile birleştirilmesine karar verilerek, öncelikle İzmir 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/776 Esas ve 2020/268 Karar sayılı dosyasının getirtilerek incelenmesi ile 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan kamu davası açılması koşullarının oluşup oluşmadığının araştırılması, doğrudan dava açılması koşullarının oluştuğunun tespiti halinde, 18.03.20 21... .07.2021 tarihli suçların "bir suç işleme kararının icrası kapsamında" işlenip işlenmediğinin ve buna bağlı olarak belirtilen suçların zincirleme suç oluşturup oluşturmadığının tartışılarak belirlenmesi, zincirleme suç oluşturduğunun saptanması durumunda, bunlardan en ağır sonuç doğuran suç esas alınarak tayin edilecek cezanın, zincirleme suç nedeniyle 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesi gereğince artırılmasına karar verilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.III. KARARA. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,B.İzmir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.11.2021 tarihli ve 2021/534 Esas, 2021/947 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,5271 sayılı CMK'nın 309/4-a maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.06.2025 tarihinde karar verildi.