Taşınmazın orman vasfında olup olmadığına ilişkin, çok sayıda Yargıtay kararı ile bozulan ve nihayetinde ilk derece mahkemesinin reddettiği davanın Hazine tarafından temyizi.
Özet: Orman idaresi ve Hazine tarafından bir taşınmazın orman vasfında olduğu iddiasıyla açılan tapu iptali ve tescil davasında, mahkeme, önceki bozma kararlarına rağmen taşınmazın orman tahdidi dışında kaldığı gerekçesiyle davayı reddetmiş; bu ret kararı üzerine, orman idaresinin önceki karar düzeltme talebinin kesinleşmesi nedeniyle temyiz hakkı kalmadığı anlaşılırken, Hazinenin bilirkişi raporları arasındaki çelişki ve eksik inceleme iddialarına dayalı temyiz başvurusu şu an itibarıyla üst mahkeme tarafından incelenmektedir, uyuşmazlık ise taşınmazın kesinleşen orman tahdidi içinde kalıp kalmadığı ve eylemli orman olup olmadığı noktasında düğümlenmektedir.

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/36 E., 2023/50 K.İlk Derece Mahkemesi kararı davacı ... İdaresi vekili ve asli müdahil Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A RDava konusu taşınmazın bulunduğu ... ili ... ilçesi ... Mahallesinde 1981 yılında yapılan arazi kadastrosu, 1992 yılında 6831 sayılı Orman Kanunu hükümlerine göre yapılan orman kadastrosu ve 2/B çalışmasıyla 2018 yılında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 22/2-a maddesi gereğince yapılan uygulama kadastrosu çalışması bulunmakta olup, arazi kadastrosu çalışması sonucunda dava konusu 43 numaralı parsel 08.04.1981 yılında ... Bölge Tapulama Müdürlüğünün 09.08.1975 tarihli ve 3903 sayılı komisyon kararıyla 75.800 m² olan yüzölçümünün 58.700 m²lik kısmının ormana terkini yapılarak geriye kalan kısmı 43 numaralı parsel altında 17.100 m² yüzölçümlü olarak ve tarla vasfıyla tescili yapılmış, uygulama kadastrosunda ise dava konusu taşınmaz 1 28... parsel numarasıyla ve 4.305.66 m² yüzölçümlü olarak tapuya tescil edilmiştir.Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde; ... köyünde yer alan 43 parsel sayılı tarla vasfındaki taşınmazın kısmen kesinleşen orman sınırları içerisinde yer aldığını belirterek, tespitin iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tescilini ve davalıların müdahalesinin menini talep etmiştir.Asli müdahil Hazine vekili müdahale dilekçesinde; taşınmazın orman vasfında olduğunu belirterek, dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptaline ve orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı tarafça davanın reddine karar verilmesi savunulmuştur.İlk Derece Mahkemesinin 08.09.2015 tarihli ve 2013/339 Esas ve 2015/180 Karar sayılı kararıyla; davanın kabulü ile bilirkişiler ... , ... ve ... 'un 06.11.2012 havale tarihli raporuna ekli Ek-4 krokide (A) harfi ile gösterilen 7.137,35 m²'lik kısmın tapu kaydının iptaliyle orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline, bu kısma müdahalenin men'ine karar verilmiş; davalılar vekili tarafından temyiz yoluna başvurulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 16.10.2017 tarihli ve 2016/2601 Esas, 2017/7876 Karar sayılı ilamı ile hüküm bozulmuş, bozma ilamına uyan İlk Derece Mahkemesinin 15.03.2018 tarihli ve 2018/9 Esas, 2018/59 Karar sayılı kararıyla; taşınmazın kesinleşmiş orman tahdidi dışında kaldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı ... İdaresi vekili ve asli müdahil Hazine vekili tarafından temyiz yoluna başvurulması üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 21.04.2021 tarihli ve 2020/4400 Esas, 2021/3882 Karar sayılı ilamı ile; hüküm onanmış, davacı ... İdaresi vekili ve asli müdahil Hazine vekili tarafından karar düzeltme yoluna başvurulması üzerine Dairemizin 16.12.2021 tarihli ve 2021/14251 Esas, 2021/12579 Karar sayılı ilamıyla; davacı ... İdaresinin karar düzeltme isteminin reddine, usulüne uygun olarak müdahale talebinde bulunan Hazinenin bu talebi hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiş olduğu gerekçesiyle Hazinenin karar düzeltme talebinin kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmiştirBozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonrası İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu taşınmazın tamamının kesinleşen orman sınırları dışında orman sayılmayan yerlerden olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ... İdaresi vekili ve asli müdahil Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.Davacı ... İdaresi vekili temyiz başvuru dilekçesinde özetle; verilen kararın genel hukuk kurallarına ve kanun hükümlerine aykırı olduğunu ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.Asli müdahil Hazine vekili temyiz başvuru dilekçesinde özetle; bilirkişi raporları arasında çelişki bulunduğunu, eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, Hazine aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesinin de hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kesinleşen orman tahdidi içinde kalıp kalmadığı ve eylemli orman olup olmadığı hususuna ilişkindir.1. Davacı ... İdaresi vekilinin temyiz istemi yönünden yapılan incelemede; yukarıda belirtilen Dairemizin 16.12.2021 tarihli ve 2021/14251 Esas, 2021/12579 Karar sayılı ilamıyla davacı ... idaresinin karar düzeltme isteminin reddine karar verilmiş olup, Orman İdaresi hakkında verilen ret hükmü kesinleştiğinden, davacı ... İdaresinin temyiz isteminde bulunması mümkün olmadığından, davacı ... İdaresi vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.2. Asli müdahil Hazine vekilinin itirazları temyiz yönünden yapılan incelemede; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup asli müdahil Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; davacı ... İdaresi vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle asli müdahil Hazine vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,Harçtan muaf olduğundan Hazine ve 7139 sayılı Kanun'un 33. maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 27.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.