Yargıtay 10. Ceza Dairesi, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan verilen mahkûmiyet kararını sekiz yıllık olağan zamanaşımı süresi dolduğundan bozarak kamu davasını düşürdü.
Özet: Sanığın kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün temyiz incelemesinde, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun ilgili maddeleri uyarınca öngörülen 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin, ilk mahkûmiyet kararının zamanaşımını kesen son işlem olduğu kabul edilerek, temyiz incelemesi tarihine kadar dolduğu tespit edilmiş; bu nedenle, ilk derece mahkemesinin mahkûmiyet kararı bozulmuş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun ilgili maddesi uyarınca sanık hakkındaki kamu davası, yeniden yargılama yapılmaksızın, gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle düşürülmüştür.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/1237 E., 2016/473 K.SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmaHÜKÜM : MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: BozmaYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı TCK'nın 191/1. maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66/1-e maddesi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşıldığından; 5237 sayılı TCK'nın 67/2-d maddesi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 10.03.2016 tarihli mahkûmiyet kararı olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.Açıklanan nedenlerle ... Asliye Ceza Mahkemesi kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, DÜŞMESİNE,Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,19.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.