Hazine aleyhine zilyetlikle iktisaba dayalı tapu iptali ve tescil davasında, Yargıtayın tekrar eden bozma kararları sonrası takipsiz bırakılan davanın vekalet ücretine yönelik temyiz incelemesi.
Özet: Davacı tarafından hazine adına kayıtlı bir taşınmazın zilyetlikle edinildiği iddiasıyla tapu iptali ve tescil davası açılması üzerine, yerel mahkemenin davayı kabul eden kararı, zilyetliğin başlangıcı ve intikal şekline ilişkin yeterli araştırma yapılmadığı gerekçesiyle Yargıtay tarafından iki kez bozulmuş; ikinci bozma sonrası yargılamada, dava işlemden kaldırılıp yenilendikten sonra davacı vekilinin duruşmaya katılmaması ve mazeret bildirmemesi nedeniyle dosyanın takipsiz bırakıldığı gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2013/131 E., 2014/55 K.Mahkeme kararı davalı Hazine vekili tarafından vekâlet ücretine yönelik olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve önceki geri çevirme kararı ile getirtilen evrakla birlikte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde özetle; ............... köyünde kain dava konusu 1 24... parsel sayılı taşınmazın davacı tarafından 30 yıldır nizasız fasılasız ve malik sıfatıyla arpa, buğday ekmek suretiyle kullanıldığı hâlde kadastro sırasında hatalı şekilde davalı Hazine adına tespit ve tescil edildiğini ileri sürerek taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tescilini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; taşınmazın Hazineye ait olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.III. MAHKEME KARARIMahkemenin 07.04.2009 tarihli kararıyla; dava konusu taşınmazın 60 nolu Toprak Tevzi Komisyonunca davacının babası ... Yıldırım adına 1303 sayılı tevzi parseli ile tespit gördüğü, davacının taşınmazı 20 yılı aşkın süredir arpa, buğday ekerek kullandığı, davacı lehine kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile iktisap şartlarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davanın mahiyeti gereği harç ve yargılama giderinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmiştir.IV. BOZMA KARARI VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİA. Birinci Bozma KararıMahkemenin 07.04.2009 tarihli kararının süresi içinde davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 26.04.2010 tarihli ve 2010/584 Esas, 2010/2067 Karar sayılı kararıyla; yapılan araştırma ve incelemenin hüküm vermeye yeterli olmadığı, belirtmelik tutanağında dava konusu 131 sayılı parselin Toprak Tevzi Komisyonunca 1303 sayılı taşınmaz olarak sınırlandırıldığı, 1621 belirtmelik parsel numarasıyla .............'ın işgalinde bulunduğu ve Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki taşınmazlardan olduğu açıklanarak Hazine adına 10.02.1964 tarihli tapu kaydının oluşturulduğu, 24.05.2006 tarihli kadastro sırasında mevcut tapu kaydı uygulanarak davalı Hazine adına tespit ve tescil edildiği, davacının zilyetliğinin 1964 yılından geriye doğru en az 20 yıl önce başlamış olması ve davacı murisinin zilyetliğinin 1944 yılından öncesine dayanması gerektiği, taşınmazın davacıya babasından kaldığını ve 30 yılı aşkın süredir davacının tasarrufunda olduğunu beyan eden mahalli bilirkişi ve tanıkların, yaşları itibariyle 1964 yılından geriye en az 20 yıl öncesini bilebilmelerinin olanaklı olmadığı, Mahkemece 1964 yılından en az 20 yıl öncesini bilebilecek yaşlı mahalli bilirkişilerin belirlenmesi, dava koşulu bakımından davacıya intikal şeklinin açıklığa kavuşturulması gerektiği gerekçesiyle Mahkemenin 07.04.2009 tarihli kararının bozulmasına karar verilmiştir.B. Mahkemece Birinci Bozmaya Uyularak Verilen KararMahkemenin 06.07.2012 tarihli kararıyla; davacının eklemeli zilyetliğinin 1960 yılından en az 20 yıl öncesine kadar gittiği, bu tarihten itibaren davacı ve üst soyunun taşınmazı arpa, buğday ekmek suretiyle kullandığı, davacı lehine zilyetlikle iktisap şartlarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı köye yönelik davanın husumetten reddine, davacı lehine harç ve vekalet ücretinin davalı Hazineden tahsiline karar verilmiştir.C. İkinci Bozma KararıMahkemenin 06.07.2012 tarihli kararının süresi içinde davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 29.04.2013 tarihli ve 2012/9006 Esas, 2013/6151 Karar sayılı kararıyla; Mahkemece uyma kararı verilen bozma gereklerinin yerine getirilmediği, yeniden yapılan keşifte dinlenen mahalli bilirkişi ve tanıkların beyanlarının dava koşulu bakımından yeterli bulunmadığı, mahalli bilirkişi ve tanıklardan zilyetliğin ne zaman başladığı, kim tarafından ne şekilde sürdürüldüğü, davacıya ne şekilde intikal ettiği sorularak dava koşulunun bulunup bulunmadığı hususu üzerinde durulması gerektiği gerekçesiyle Mahkemenin 06.07.2012 tarihli kararının bozulmasına karar verilmiştir.Ç. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen KararMahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı vekilinin 12.11.2013 tarihli celseye katılarak yeni duruşma gününden haberdar olduğu hâlde 27.11.2013 tarihli celsede dosyanın HMK'nın 150/1. maddesi uyarınca işlemden kaldırıldığı, 3 aylık süresi içerisinde 10.01.2014 tarihinde davanın yenilendiği, davacının 04.03.2014 tarihli celseden usulüne uyun tebligatla haberdar olduğu hâlde duruşmaya katılmadığı, mazeret de bildirmediği, HMK'nın 316/1-a maddesi uyarınca basit yargılama usulüne tabi olan davanın yenilenmesinden sonra takipsiz bırakıldığı gerekçesiyle HMK'nın 320/4. maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; davanın açılmamış sayılması sebebiyle kendisini vekille temsil ettiren davalı Hazine lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek Mahkemenin yukarıda belirtilen kararının vekâlet ücreti yönünden bozulmasını istemiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeDava, kadastro öncesi kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkin olup davalı Hazine vekilinin temyizi vekâlet ücretine ilişkindir.1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2. Dosya kapsamından; 27.11.2013 tarihli celsenin davacı vekiline tefhim edildiği halde davacı veya vekilinin mazeret bildirmeksizin katılmadığı gerekçesiyle dosyanın HMK'nın 150/1. maddesi uyarınca işlemden kaldırıldığı, 09.01.2014 tarihinde davacı vekilinin dosyayı harçlı olarak yenileyip davacı vekilliğinden çekildiği, 10.01.2014 tarihli yenileme tensip zaptı ile Mahkemece 04.03.2014 tarihine duruşma günü verildiği, tensip zaptı, yeni duruşma günü ve vekillikten çekilme dilekçesinin davacı asıla 23.01.2014 tarihinde tebliğ edildiği, 04.03.2014 tarihli celsede hazır olmayan davacı asılın mazereti kabul edilerek 11.04.2014 tarihine duruşma günü verildiği, yeni duruşma gününün 24.03.2014 tarihinde davacıya tebliğ edildiği, 11.04.2014 tarihli duruşmaya haberdar olan davacının mazeret bildirmeksizin katılmadığı gerekçesiyle basit yargılama usulü uygulanan davada HMK'nın 320/4. maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği davacının gerekçeli karar sonrasında kararın tebliğinden önce 26.03.2021 tarihinde ölümü üzerine Dairenin 13.03.2025 tarihli ve 2024/5824 Esas, 2025/1335 Karar sayılı geri çevirme kararı üzerine Mahkemenin gerekçeli kararının ve davalı vekilinin temyiz dilekçesinin davacı mirasçılarına tebliği edildiği hâlde karara karşı temyiz/katılma yoluyla temyiz başvurusunda bulunulmamış, hüküm davalı Hazine vekilince vekalet ücreti yönünden temyiz edilmiştir.3. 6100 sayılı HMK'nın 323/1-ğ bendinde "Vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekâlet ücreti" nin de yargılama giderleri arasında olduğu düzenlenmiş, aynı Kanun'un 331/3. hükmünde "Davanın açılmamış sayılmasına karar verilen hâllerde yargılama giderleri davacıya yükletilir." düzenlemesine yer verilmiştir.4. AAÜT'nin "Görevsizlik, yetkisizlik, dava ön şartlarının yokluğu veya husumet nedeniyle davanın reddinde, davanın nakli ve açılmamış sayılmasında ücret" başlıklı 7. maddesinde; "(1) Ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar davanın nakli, davanın açılmamış sayılması, görevsizlik veya yetkisizlik kararı verilmesi durumunda bu Tarife'de yazılı ücretin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra karar verilmesi durumunda tamamına hükmolunur. Şu kadar ki, davanın görüldüğü mahkemeye göre hükmolunacak avukatlık ücreti, bu Tarife'nin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları geçemez." hükmüne yer verilmiştir.5. Somut olayda, davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğinden davacının yargılama giderlerinden sorumlu olması gerekir. Vekalet ücreti de yargılama giderlerinden olduğuna göre, AAÜT'nin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları geçmeyecek oranda Hazine lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken vekâlet ücreti yönünden olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiş olması bozmayı gerektirir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının değinilen yönden BOZULMASINA,Temyiz eden davalı Hazine harçtan muaf olduğundan bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,Dosyanın Selim Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,1086 sayılı HUMK'un 440/III-3. maddesi uyarınca; karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,16.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.