Kamulaştırmasız El Atılan Taşınmaz Bedeli Davasında Temyiz Kesinlik Sınırı Uygulaması ve Bölge Adliye Mahkemesi Kararının İncelenmesi
Özet: Kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili ve tescili istemiyle açılan davada, ilk derece mahkemesi ve istinaf mahkemesinin davanın kabulüne ilişkin kararlarının davalı idarece temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay yaptığı ön incelemede, davacılardan bazılarının hükmedilen tazminat miktarları temyiz kesinlik sınırının altında kaldığı için temyiz dilekçelerini reddederken, diğer davacılar yönünden temyiz başvurusunu kabul ederek esas incelemesine geçmiştir.
5. Hukuk Dairesi         2025/4564 E.  ,  2025/15002 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/694 Esas, 2025/698 Karar
KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 11. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/300 Esas, 2023/521 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kamu düzeni gereğince kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda,
Karar tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereğince, miktar veya değeri her paydaş için 378.290,00 TL'yi geçmeyen davalara ilişkin olarak Bölge Adliye Mahkemesi kararları kesin olup bu kararlar aleyhine temyiz yoluna başvurulamaz.
Davacılar ... ve ... yönünden hüküm altına alınan ve temyize konu edilen tazminat miktarı Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 544.000,00 TL’nin altında kalmaktadır.
Bu nedenle; adı geçen davacılar yönünden davalı idare vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalı idare vekilinin davacılar ... ve ... yönünden hüküm altına alınan ve temyize konu edilen tazminat miktarı için gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili asıl ve birleştirilen dava dilekçelerinde özetle; müvekkilinin Ankara ili, ..., ... Mahallesi 261 49... parselin hissedarları olduğunu, taşınmaza davalı idarece fiilen el atıldığını ileri sürerek fazlaya dair dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla asıl ve birleştirilen davalar yönünden ayrı ayrı 60.000,00 TL'şer kamulaştırmasız el atma tazminat alacağının Anayasa’nın 46 ncı maddesi doğrultusunda dava tarihlerinden itibaren işleyecek kamu alacaklarına uygulanacak en yüksek faizi ile birlikte davalı idareden tahsiline, davacılar adına tapuya kayıtlı olan hisselerinin iptali ile davalı idare adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz üzerine müvekkili tarafından bir tesis yapılmadığını, davacı taraf vekili tarafından haksız, yersiz ve hukuki dayanaktan yoksun olarak açılan huzurdaki davanın öncelikle husumetten, mahkeme aksi kanaatte ise esastan reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl ve birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaza fiilen el atma olmadığını, imar planındaki konumu dikkate alındığında maliklerin tasarruf imkanının kısıtlanmadığını, kendilerine husumet düşmediğini, taşınmazın özel sağlık tesis alanı olduğunu, bedelin fazla belirlendiğini, kararın hatalı olduğunu, emsalin uygun olmadığını ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın öncesinde ... Sağlık Tesis Alanı kullanımında iken iş bu idare tarafından etrafı tel çitle çevrilip el atılarak üzerinde ağaçlandırma yapıldığı, açılan davaların tarihlerine ve seyrine bakıldığında bu el atma olgusunun 2011 yılından sonra gerçekleştirildiği, sonrasında imar plan revizyonuna gidilerek taşınmazın Özel Sağlık Tesisi Alanı kullanımına ayrılmasının mevcut el atmayı ortadan kaldırmadığı, taşınmazda şahısların tasarruf imkanının tamamen ortadan kaldırıldığı ve mülkiyet hakkının özüne zarar verildiği dikkate alınarak, arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değerinin tespit edilip, taşınmazın mahkemece tespit edilen değerinin davalı idareden tahsiline, dava konusu taşınmazdaki davacı taraf payının iptali ile davalı adına tesciline dair kararda, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden bir isabetsizlik görülmemiş; ancak Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 14.11.2023 tarihli ve 2023/4852 Esas, 2023/10934 Karar sayılı kararı ile 28.09.2023 tarihli ve 2023/7077 Esas, 2023/8035 Karar sayılı Bölge Adliye Mahkemeleri Hukuk Daireleri arasındaki uyuşmazlığın giderilmesine ilişkin kararı gereğince nispi karar ve ilam harcına hükmedilmesi gerektiğinden ve bu husus kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkeme kararı ortadan kaldırılarak, belirtilen yön düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazları tekrar etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki Ankara ili, ..., ... Mahallesi 261 49... parsel (eski 2 parsel) sayılı taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi yerindedir.
3. Dosya içindeki bilgi ve belgelerden; dava konusu 261 49... parsel sayılı taşınmazın 1988 onay tarihli imar planında "Sosyal Tesis Alanı" kullanımına ayrılmış iken ... onay tarihli revizyon imar planı ile "... Belediyesi Sağlık Tesis Alanı" kullanımına ayrıldığı, ... Bakanlığınca kamulaştırılmasının mali külfet getireceği, bu nedenle özel şahıslara ait kısımların kullanımdan çıkartılmasını talep etmesi üzerine 20 15... /1000 ölçekli Uygulama İmar Planı Değişikliği ile aynı yerde mülkiyeti şahıslara ait olan 9.132 m²lik 261 49... parsel sayılı taşınmaza şuyulandığı ve imar planında kullanım amacının "Özel Sağlık Tesisi Alanı" olarak belirlendiği, dosya içindeki fen bilirkişi raporuna göre, dava konusu taşınmaza ağaçlandırma yapılmak ve etrafı tel örgü ile çevrilmek suretiyle fiilen el atıldığı anlaşılmıştır.
4. Buna göre; Dairemiz denetiminden geçen paydaş dosyalarında davalı idarece el atıldığının kabul edildiği ve davalı idarenin dava konusu taşınmaza paydaş olduğu da gözetildiğinde kamulaştırmasız el atma olgusunun gerçekleştiğinin kabulü ile alınan rapora göre taşınmaz bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesi doğrudur.
5. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
A.Davalı İdare Vekilinin Davacılardan ... Ve ... Yönünden Hükmedilen Tazminata İlişkin Temyizi Yönünden;
Davalı idare vekilinin temyiz dilekçesinin miktar yönünden REDDİNE,
B. Davalı İdare Vekilinin Davacılardan ... ve ... Yönünden Hükmedilen Kamulaştırmasız El Atmaya Dayanan Tazminata İlişkin Temyizi Yönünden;
Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalı idareden aşağıda yazılı kalan harcın alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.