5510 sayılı Kanun kapsamında evden çalışma (home-office) ile gerçekleştirilen hizmetlerin tespiti ve yaşlılık aylığı talebinin reddi üzerine açılan davanın detaylı inceleme gerekliliği.
Özet: Dava, davacının iptal edilmiş bir iş yerindeki evden çalışma şeklindeki hizmetlerinin fiili çalışmaya dayandığının tespiti, davalı kurumun hizmet iptali ve emeklilik aylığı talebinin reddi işlemlerinin iptali ile emeklilik aylığı bağlanması istemine ilişkin olup, davalı kurumun çalışmanın hizmet akdine tabi olmadığı yönündeki savunmasına karşılık ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş, ancak bu karar davalı kurumun temyizi üzerine Yargıtayca, evden çalışmanın hizmet akdi mi yoksa bağımsız çalışma mı olduğunun iş organizasyonu, kontrol, denetim ve ücretlendirme gibi somut kriterler ışığında detaylıca araştırılması gerektiği gerekçesiyle bozulmuş, akabinde ilk derece mahkemesince davanın reddedilmesi üzerine davacı vekili eksik inceleme ve yanlış değerlendirme iddiasıyla kararı temyiz etmiş ve Yargıtay bu tür hizmet tespiti davalarının kamu düzeniyle ilgili özel bir duyarlılıkla, kendiliğinden araştırma yapılarak yürütülmesi gerektiğini yinelemiştir.

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2024/41 E., 2024/341 K.İlk Derece Mahkemesince uyulan bozma kararı uyarınca verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA Davacı dava dilekçesinde özetle; davalı Kurum tarafından müvekkilinin iptal edilmiş ... iş yeri sicil numaralı iş yerinden bildirilmiş 18.11.2014-04.01.2016 dönemindeki hizmetlerinin fiili çalışmaya dayandığından bahisle tespitine, davalı Kurum tarafından hizmetlerin iptali ve emeklilik aylığı tahsis talebinin reddi şekklindeki Kurum işlemlerinin iptaline, müvekkiline 01.03.2016 tarihinden itibaren emeklilik aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının huzurdaki taleplerinin reddi gerektiğini, 5510 sayılı Kanun'a göre davacı tarafın söz konusu iş yerindeki çalışmasının hizmet akdine tabi olarak değerlendirilemeyeceğini, davacının söz konusu çalışmasının home-office şeklinde olduğunu beyanla açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin 17/04/2019 tarihli kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin 17.04.2019 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 19.11.2020 tarihli kararı ile istinaf istemlerinin 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Bölge Adliye Mahkemesinin 19.11.2020 tarihli kararının süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, "...davalı işverenin iş organizasyonunun niteliği ve faaliyet alanı esas alınmak suretiyle; verilen işin spesifik bir iş yapımı (eser) hakkında mı yoksa düzenli olarak işverenin faaliyeti ile ilgili rutin işleri hakkında mı olduğu; işin kontrol ve denetiminin nasıl yapıldığı, işverence beğenilmeyen çalışmalar olduğunda düzeltmenin nasıl sağlandığı, çalışanın bilgi ve cevap verme hükümlüğü olup olmadığı; işin teslimi/yapılması için sürenin nasıl belirlendiği, süresinde teslim edilmemesi/yapılmaması halinde yaptırımının ne olduğu; çalışmanın düzenli olarak her gün yapılıp yapılmadığı, günde kaç saat çalışıldığı; ilişkinin sona erme sebebinin ne olduğu; iş görenin başka kişilere de aynı yöntemle hizmet verip vermediği; evden çalışma şeklinde de olsa kendisine ait bir iş organizasyonu olup olmadığı, iş görenin başkasını çalıştırıp çalıştırmadığı; ilişkilerin bozulmasına dair bir risk söz konusu olmadan verilen işi reddedip edemeyeceği; ücretin nasıl belirlendiği, telif ücreti mi, aylık mı olduğu, ekstra ödeme yapılıp yapılmadığı konuları araştırılmalıdır. Bu konuda yeteri kadar iş yeri ve taraf tanıkları da dinlenmelidir. Bu sebeplerle tüm deliller birlikte değerlendirilerek ilişkinin kendi adına bağımsız çalışma mı yoksa hizmet akdi ile davalı işverene bağımlı bir çalışma mı olduğu belirlenerek sonucuna göre karar verilmelidir. Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmadan mahkemece verilen hüküm usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir..." gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Kararİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine dair karar verilmiştir.VI. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; yanlış hukuki değerlendirme ve eksik inceleme ile karar verildiğini, kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu beyan etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, hizmet tespiti, davalı Kurumun hizmetlerini iptali ve yaşlılık aylığı tahsis talebinin reddine ilişkin işleminin iptaline, davacı lehine 01.03.2016 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir.Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 5510 sayılı Kanun'un 86/9. maddesi olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır.Bu tür davalarda Mahkemece yapılacak iş, davacıyla ilgili varsa tüm belge ve kayıtlar işverenden istenilmeli, çalışmanın gerçekleştiği ileri sürülen işyerinin Kurum nezdinde bulunan dosyası, işverence hazırlanması gerekli ücret ödeme bordroları, puantaj kayıtları ve diğer kayıtlar getirtilmeli, dönemsel sigorta primleri bordrosuyla veya aylık prim ve hizmet belgesiyle bildirimleri yapılan sigortalılar tanık sıfatıyla dinlenilmeli, Kurum müfettişlerince inceleme yapılıp yapılmadığı sorulmalı, inceleme yapılmışsa belgeler getirtilmeli, aynı çevrede faaliyet yürüten ve davacının çalışmasını bilebilecek durumda olan tarafsız nitelikte başka işverenler ve bordrolu çalışanlar yöntemince saptanarak tanık sıfatıyla dinlenilmeli, işçilik alacaklarına ilişkin dava dosyasının varlığı araştırılarak celbedilmeli ve işçilik hakları davasında dinlenen tanıkların anlatımları ile bu dosyada bilgi ve görgüsüne başvurulan tanıkların anlatımları karşılaştırılmalı, varsa çelişki giderilmeli, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalı, işin mevsimlik olduğu anlaşılırsa dönemleri belirlenmeli, bu dönemde davacı ile işveren arasındaki sözleşmenin askıda olduğu ve mevsimlik dönemlerde hak düşürücü sürenin işlemeyeceği gözönünde bulundurulmalı; böylelikle; çalışmanın varlığı, başlangıç ve bitiş tarihleri, mevsimlik mi, sürekli mi olduğu, yapılan işin kapsam ve niteliği de nazara alındığında kısmi çalışma mümkün olduğundan kısmi ve kesintili olup olmadığı yöntemince araştırılmalıdır.Somut olayda, Mahkemece bozma ilamı sonrasında yapılan araştırma sonucunda tanık beyanları dikkate alınarak davanın reddine karar verilmiş ise de, davalı tarafından davacı adına 2015 yılı Mayıs ayından 2016 Şubat ayına kadar düzenli şekilde maaş adı altında ödemeler yapıldığı, davacının da dava konusu dönem içerisinde 14 defa Almanya'dan Türkiye'ye giriş yaptığı, ayrıca davalı tarafından dosyaya sunulan ihracat faturalarından Almanya'ya sinema koltuğu ihraç ettiği böylece davalının yurt dışı ile bağlantısının ve sürekli işinin bulunduğu, davacının hizmet cetvelinden 18.11.2014-04.01.2016 tarihleri arasında 407 gün çalışmanın ... sicil sayılı dosyada işlem gören ... unvanlı iş yerinden bildirimi bulunduğu, buna göre davacının davalı iş yerinde hizmet akdine dayalı olarak çalıştığı anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilmesi gerekir iken davanın reddine ilişkin kurulan hüküm usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir. VII. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının yukarıda açıklanan nedenlerle sair hususlar incelenmeksizin BOZULMASINA,Peşin yatırılan temyiz karar harcının istek halinde ilgilisine iadesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,11.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.