İmar planında ortaöğretim alanı olarak ayrılan taşınmaza kamulaştırmasız el atılması nedeniyle bedel tespiti ve davalı idareden tahsili istemine ilişkin temyiz incelemesi.
Özet: İmar planında ortaöğretim alanı olarak belirlenmesine rağmen üzerinde işlem yapılmayarak kamulaştırmasız el atılan taşınmazın bedelinin davalı idareden tahsili istemine ilişkin davada, ilk derece ve bölge adliye mahkemelerinin davacının hissesine düşen bedelin emsal değerler ve ilgili kanun maddesi uyarınca belirlenerek ödenmesine dair kararları, temyiz incelemesinde hukuka uygun bulunarak herhangi bir isabetsizlik tespit edilmemiştir.

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1073 Esas, 2025/305 KararKARAR : Esastan retİLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 12. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2023/171 Esas, 2024/7 KararTaraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verimiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu Ankara ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 218 98... parsel sayılı taşınmazda müvekkilinin hissesi bulunduğunu, imar planında "Ortaöğretim Alanı" olarak ayrıldığını, taşınmazın olduğu gibi boş bırakıldığını belirterek taşınmazda müvekkilinin hissesinin iptali ile Hazine adına tesciline, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştirII. CEVAPDavalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; husumet, görev, yargı yolu, yetki, zamanaşımı, hak düşürücü süre, derdestlik ve tescil talebine yönelik itirazları bulunduğunu, kamulaştırmasız el atmanın söz konusu olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAFA. İstinaf Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.B. İstinaf SebepleriDavalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın tescili Hazine adına yapıldığından husumetin Hazineye yöneltilmesi gerektiğini, imar planlarını yapan belediyenin sorumlu olduğunu, imar planının iptali için dava açılmadığını, fiilen el atmanın olmadığını, raporun yetersiz olduğunu ve taşınmazın rayiç değerlerinin çok üzerinde bedel belirlendiğini, ıslah edilen bölüme ıslahtan itibaren faiz işletilmesi gerektiğini, nispi vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın imar planında ortaöğretim alanı olarak ayrıldığı, kamuya özgülenme durumunun devam ettiği, imar planlarının onay tarihi dikkate alındığında makul süre içinde imar planına uygun herhangi bir işlem tesis edilmediğinden kamulaştırmasız el atma olgusunun gerçekleşmiş olduğunun kabulü gerektiği dikkate alındığında, arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak emsaller ile dava konusu taşınmazın vergiye ilişkin değerleri de kıyaslanarak, taşınmaz ile aynı bölgede bulunan ve Dairelerinin denetiminden geçerek kesinleşen bedel de değerlendirilmek suretiyle belirlenen bedelin davalı idareden alınarak davacıya payı oranında ödenmesine, dava konusu taşınmazdaki davacı paylarının iptali ile Hazine adına tapuya tesciline dair kararda mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden bir isabetsizlik görülmediğinden davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz SebepleriDavalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiği hususunu ilave etmek suretiyle istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin idareden tahsili istemine ilişkindir.2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2. Dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde ve bedelin sorumlu davalı idareden tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.3. Dosyadaki bilgi ve belgelere göre; dava konusu taşınmaza fiilen el atılmadığı, imar planında Ortaöğretim Alanı olarak ayrılmış olması nedeniyle kamulaştırmasız el atma olgusuna dayanılarak açılan iş bu davada 26.11.2022 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 7421 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ile 2942 sayılı Kanun'a eklenen Ek madde 4 ile ''Bu Kanun kapsamında açılan davalarda verilen bedel ve tazminat kararlarına ilişkin mahkeme ve icra harçları, davalı idare tarafından ödenmek üzere maktu olarak belirlenir." hükmü getirildiği gözetildiğinde harca esas değer üzerinden belirlenen vekâlet ücretinin de maktu harca tâbi davalarda maktu alınması gerektiğinden, vekâlet ücretinin maktu olarak belirlenmesi gerektiğinin düşünülmemesi bozmayı gerektirir. Ne var ki, bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekmiştir. VI. KARARAçıklanan sebeplerle;1. Davalı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Davalı idare vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 3. İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının, (7) numaralı bendinde yer alan "97.070,32" sayısının çıkarılarak yerine "17.900,00" sayısının yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,20.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.