Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunda, sanık hakkında önceki hükmün açıklanmasının geri bırakılması ihlaline rağmen düşme kararı yerine hatalı mahkumiyet kararı verilmesi nedeniyle kanun yararına bozma.
Özet: Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan mahkumiyet kararı verilen sanık hakkında, daha önce aynı nitelikteki bir suçtan dolayı verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde yeni bir suç işlemesi sebebiyle, ilgili Yargıtay içtihadı uyarınca yeni eylem hakkında düşme kararı verilerek önceki hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ihlali yönünden değerlendirme yapılması gerekirken, mahkumiyet hükmü kurulması nedeniyle kanuna aykırılık bulunduğu gerekçesiyle kanun yararına bozma talebinde bulunulmuştur.
10. Ceza Dairesi         2023/23231 E.  ,  2025/6657 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/505 E., 2021/639 K.
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet
KANUN YARARINA BOZMA
YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet
Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Gaziosmanpaşa 3. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 29.06.2022 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 01.11.2023 tarihli ve 2023/15065 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 13.12.2023 tarihli ve KYB - 2023/118465 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 13.12.2023 tarihli ve KYB - 2023/118465 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
" Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 02.06.2021 tarihli ve 2021/2564 esas, 2021/6714 karar sayılı ilâmında yer alan "...kanunî zorunluluk üzerine verilmiş olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde işlendiği anlaşılan eylem nedeniyle, mahkemesince açılan kamu davasında 5271 sayılı CMK’nın 223/8.maddesi gereğince “düşme kararı” verilmesi gerektiği gözetilmeden, mahkumiyet kararı verilmesi kanuna aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden; ...kararının CMK'nın 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince kanun yararına BOZULMASINA,.." şeklindeki açıklamalar karşısında,
Dosya kapsamına göre, her ne kadar Gaziosmanpaşa 3. Asliye Ceza Mahkemesince sanığın mahkûmiyetine karar verilmiş ise de, evvelce sanık hakkında 30.06.2011 tarihinde işlediği aynı nev'iden suçtan dolayı Gaziosmanpaşa 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.11.2016 tarihli ve 2015/1364 esas, 2016/581 sayılı kararı ile 6545 sayılı Kanun ile eklenen 5320 sayılı Kanun'un 7/2. maddesi gereğince verilen zorunlu hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı bulunduğu, inceleme konusu 26.08.2018 tarihli suçun ise anılan kararın ihlali mahiyetinde olduğu, ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılamayacağı cihetle, sanık hakkında düşme kararı verilip ihbarda bulunulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
A. Gaziosmanpaşa 3.Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/505 Esas ve 2021/639 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde:
1. Şüpheli hakkında, 26.08.2018 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma eylemi nedeniyle yapılan soruşturma sonunda, Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığının 14.03.2019 tarihli ve
2019/11148 Soruşturma, 2019/381 Karar sayılı kararı ile; 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kararın şüpheliye 10.04.2019 tarihinde tebliğ edilerek tedbirin infazı için 02.05.2019 tarihinde İstanbul Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği,
2. Şüphelinin 14.09.2019 tarihinde yeniden kullanmak için uyuşturucu madde bulundurması nedeniyle erteleme kararının kaldırılarak Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığının 06.07.2020 tarihli ve 2019/11148 Soruşturma, 2020/5545 Esas, 2020/5046 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı,
3. Yapılan yargılama sonucunda, Gaziosmanpaşa 3. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 28.05.2021 tarihli ve 2020/505 Esas, 2021/639 Karar sayılı kararı ile, sanığın, TCK'nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın istinaf edilmeksizin kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.
B. Dosya arasında bulunan Gaziosmanpaşa 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.11.2016 tarihli ve 2015/1364 Esas, 2016/581 Karar sayılı kararının incelenmesinde;
1. Şüpheli hakkında 30.06.2011 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığının 30.09.2011 tarihli ve 2011/14358 Esas sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı,
2. Yapılan yargılama sonucunda, Gaziosmanpaşa 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.11.2016 tarihli ve 2015/1364 Esas, 2016/581 Karar sayılı kararı ile sanığın TCK'nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5320 sayılı Kanun'un geçici 7/2 ve CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 19.12.2016 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği,
3. Kanun yararına bozma istemine konu Gaziosmanpaşa 3. Asliye Ceza Mahkemesinin kararı ile ihbarda bulunulması üzerine, Gaziosmanpaşa 19. Asliye Ceza mahkemesinin 01.02.2023 tarihli ve 2022/629 Esas, 2023/91 Karar sayılı kararı ile hükmün açıklanmasına karar verildiği, kararın istinaf edilmeksizin 12.04.2023 tarihinde kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.
C. Dosyalar kapsamına göre;
28.06.2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 85. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'a eklenen geçici 7/2. maddesinde yer alan; "Bu Kanun'un yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla 5237 sayılı Kanun'un 191. maddesinde tanımlanan suç nedeniyle yürütülen kovuşturmalarda, hakkında daha önce denetimli serbestlik veya tedavi tedbiri uygulanmayan kişilerle ilgili olarak 191. madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir." amir hükmü ve 5237 sayılı TCK'nın 191/5. maddesinde yer alan, "Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz." şeklindeki ve dokuzuncu fıkrasında yer alan "Bu maddede aksine düzenleme bulunmayan hâllerde, 5271 sayılı Kanun'un kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin 171. maddesi veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 231. maddesi hükümleri uygulanır" şeklindeki düzenlemeler birlikte dikkate alındığında;
Somut olayda, sanık hakkında daha önceden Gaziosmanpaşa 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.11.2016 tarihli ve 2015/1364 Esas, 2016/581Karar sayılı kararı ile sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/1. maddesi ve 62/1. maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 6545 sayılı Kanun’un 85. maddesi ile 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 7/2. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın, itiraz edilmeksizin 19.12.2016 tarihinde kesinleştiği anlaşılmakla, kanuni zorunluluk üzerine verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının, Cumhuriyet savcılıkları tarafından verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararları ile benzer hukuki sonuçları doğuracağı, bu durumda, incelemeye konu suç tarihinin 26.08.2018 olması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde işlenmesi nedeniyle Cumhuriyet savcısı tarafından yeni bir soruşturmaya konu edilmeyip hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararını veren mahkemeye ihbarda bulunulması gerektiği gözetilmeden, sanık hakkında ayrı bir soruşturma konusu yapılarak kamu davası açılması ve yargılama sonucunda mahkûmiyetine karar verilmesi kanuna aykırı olduğundan;
Sanığın 26.08.2018 tarihli eylemini, Gaziosmanpaşa 19. Asliye Ceza Mahkemesince kanuni zorunluluk üzerine verilen ve 19.12.2016 tarihinde kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde gerçekleştirmesi nedeniyle, 6545 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı TCK'nın 191/5. maddesi uyarınca ayrı bir soruşturma ve kovuşturma yapma yasağı bulunduğu ve bu suçun sadece
ilk suçtan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ihlali sayılabileceği, kanunî zorunluluk üzerine verilmiş olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde işlendiği anlaşılan eylem nedeniyle açılan kamu davasında mahkemesince, 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi uyarınca "düşme" kararı verilip açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanması için Gaziosmanpaşa 19. Asliye Ceza Mahkemesine ihbarda bulunulması, 14.09.2019 tarihli eylem yönünden gereği için Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığına bildirimde bulunulması gerektiği gözetilmeden mahkûmiyet kararı verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.
D. 5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesinin (d) bendi;
"Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder." Şeklinde düzenlenmiş olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmekle, 5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesinin (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
Mahkemesince 26.08.2018 tarihli eylem nedeniyle "düşme" kararı verilip ihbarda bulunulması gerekmekte ise de; zaten ihbarda bulunulduğu ve hükmün açıklanmasına karar verildiği, kararın kesinleştiği gözetilerek yeniden ihbarda bulunulmayıp yalnızca düşme kararı verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
III. KARAR
A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
B. Gaziosmanpaşa 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.05.2021 tarihli ve 2020/505 Esas, 2021/639 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
C. 5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesinin (d) bendi uyarınca bozma nedeninin cezanın kaldırılmasını gerektirdiği belirlendiğinden;
Hüküm fıkrasının; "sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE", "sanığın 14.09.2019 tarihli eylemi yönünden gereği için Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığına bildirimde bulunulmasına" şeklinde değiştirilmesine,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
16.06.2025 tarihinde karar verildi.