Uyuşturucu madde bulundurma suçundan verilen mahkumiyet hükmünün, Anayasa ve yasada belirtilen gerekçelendirme yükümlülüğüne uyulmaması nedeniyle Yargıtayca bozulması.
Özet: Sanık hakkında "kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma" suçundan verilen mahkûmiyet hükmü, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 141/3 ve 5271 sayılı Kanunun 34. ve 230. maddeleri uyarınca kararların gerekçeli olması, iddia ve savunmanın belirtilip kanıtların tartışılarak değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıklanması, ulaşılan kanaatin ve suç fiilinin nitelendirilmesi, delillerle sonuç arasında bağ kurulması ile cezanın şahsileştirilmesi ilkelerine uyulmayarak, yalnızca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının ihlali olarak kabul edilen eyleme dair hususlarla sınırlı ve yetersiz bir gerekçe barındırdığı gerekçesiyle oy birliğiyle bozulmuştur.
10. Ceza Dairesi         2025/2071 E.  ,  2025/10825 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/733 E., 2024/959 K.
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Bozma üzerine yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Yargıtay'ın denetim işlevini yerine getirebilmesi için temyiz incelemesine konu hükmün gerekçe bölümünde, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 141/3. maddesi, 5271 sayılı Kanun'un 34. ve 230. maddeleri uyarınca mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olması, hükmün gerekçesindeiddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut kanıtların tartışılarak değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin belirtilmesi ile mahkemece ulaşılan kanaatin, sanığın suç oluşturduğu sabit görülen fiilinin belirtilmesi ve bunun nitelendirmesinin belirtilmesi, delillerle sonuç arasında bağ kurulması ve bu şekilde cezanın şahsileştirilmesi gerekirken, açıklanan ilkelere uyulmadan yalnızca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının ihlali olarak kabul edilen 17.10.2015 tarihli eyleme dair hususlar anlatılmak suretiyle gerekçesiz olarak hüküm kurulması,Kanun'a aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle hükmün BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.10.2025 tarihinde karar verildi.