Kadastro tespitine itiraz davasında, hazine tarafından orman vasfıyla tescili istenen taşınmazların zilyetlikle kazanımı ve çelişkili bilirkişi raporları sonrası ilk derece mahkemesinin kararının Yargıtay tarafından onanması.
Özet: Hazinenin, kadastro tespitine itirazla belirli parsellerin daha önceki kesinleşmiş mahkeme kararı gereği orman vasfıyla kendi adına tescilini talep ettiği davada, ilk derece mahkemesi daha önce Yargıtay tarafından çelişkili bilirkişi raporları nedeniyle bozulan kararının ardından, bozmaya uyarak yaptığı yargılamada, dava konusu taşınmazların kesin hükme konu ilamdaki parsellerle aynı olmadığını ve davalıların zilyetlikle kazanma koşullarının oluştuğunu belirterek davanın reddine hükmetmiş, bu karar Yargıtayca usul ve yasaya uygun bulunarak onanmıştır.
8. Hukuk Dairesi         2023/5789 E.  ,  2025/7033 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

SAYISI : 2022/5 E., 2023/2 K.
Taraflar arasında görülen kadastro tespitine itiraz davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
... ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında yapılan kadastro sırasında, 1 07... , 1 09... ve 77 parsel sayılı sırasıyla 6157,73 m², 2712,54 m² ve 5377,27 m² yüzölçümündeki taşınmazları tarla ve kavaklık vasfıyla davalılar adına tespit edilmiştir.
Davacı Hazine vekili 14.10.2009 tarihli dava dilekçesinde ... köyünde bulunan dava konusu taşınmazlar hakkında Kandıra Asliye Hukuk Mahkemesinin 2001/682 Esas ve 2006/198 Karar sayılı kararı ile orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verildiğini ve bu kararın 02.01.2008 tarihinde kesinleştiğini, ... köyünde 04.05.2007 tarihinde kesinleşen kadastro çalışmalarında mahkeme kararında taşınmazların ada ve parsel numaraları belli olmadığından kararın infaz edilemediğini ve bu parsellerin davalı adına tescil edildiğini ileri sürerek, 1 07... , 1 09... ve 55 parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda, davanın reddine, dava konusu 1 09... , 77... ada 6 parsel sayılı taşınmazların muris ...'ın mirasçıları adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle Dairemizin 01.11.2021 tarihli ve 2021/15106 Esas, 10723 Karar sayılı ilamı ile bozulmuştur.
Hükmüne uyulan bozma ilamında özetle “Kandıra Asliye Hukuk Mahkemesinin 2001/682 Esas sayılı dava dosyasında, keşif 1-2-3 olarak gösterilen taşınmazların 1959 basımı memleket haritasında orman olarak gözüktüğü belirtilmiş ve taşınmazların orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmiştir. Eldeki davada yapılan keşif sonucu fen bilirkişisi tarafından düzenlenen 11.03.2014 tarihli raporda, dava konusu taşınmazların Kandıra Asliye Hukuk Mahkemesinin 2001/682 Esas sayılı dosyasında keşif 1-2-3 olarak gözüken taşınmazlarla şeklen ve komşu parseller olarak uyduğu belirtilmesine rağmen, 14.03.2014 tarihli orman bilirkişinden aldırılan raporda dava konusu taşınmazların 1959 basımı memleket haritasında orman sayılmayan açık alanda kaldıkları belirtilerek, çelişki yaratılmasına rağmen, söz konusu çelişki giderilmeksizin karar verilmesi cihetine gidilmiştir” gereğine değinilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; dava konusu taşınmazların kesin hükme konu olan ilamdaki parseller ile aynı yer olmadıkları ve davalılar yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın reddine, taşınmazların muris ... mirasçıları adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ: Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
27.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.