Kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında, istinaf mahkemesince irtifak hakkı değer düşüklüğü ile kısmi kabul kararının faiz oranı ve sair hususlarla temyiz incelemesi.
Özet: Kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında, ilk derece mahkemesi davanın kabulüne karar vermiş, davalı idarenin istinaf başvurusu üzerine bölge adliye mahkemesi bu kararı kaldırarak taşınmaz üzerindeki irtifak hakkından kaynaklanan değer düşüklüğünü göz önünde bulundurarak davanın kısmen kabulüne hükmetmiştir; bu kararın ardından hem davacı vekilinin faiz oranına yönelik itirazı hem de davalı idare vekilinin önceki savunmaları, taşınmaz değerlemesi, harç ve vekalet ücretine ilişkin itirazları ile karar temyiz edilerek süreç Yargıtaya taşınmıştır.
5. Hukuk Dairesi         2025/5730 E.  ,  2025/14999 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/628 Esas, 2024/705 Karar
KARAR : Yeniden esas hakkında verilen karar
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 11. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/1 Esas, 2022/358 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Ankara ili, Yenimahalle ilçesi, ... Mahallesi 432 58... parsel sayılı taşınmaza kamulaştırma yapılmaksızın el atıldığından tazminat alacağının davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu parselin kamu ortaklık payı parseli olup bedelsiz terkini gerektiğini, imar planındaki amacına uygun olarak maliklerince kullanılabileceğini, mülkiyet hakkının kısıtlanmasının söz konusu olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne tespit edilen tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek faiziyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine, dava konusu taşınmazdaki davacı payının iptali ile davalı idare adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu parselin kamu ortaklık payı parseli olup bedelsiz terkini gerektiğini, davada idari yargı yerinin görevli olduğunu, bilirkişi raporunda yanlış emsal değerlendirilmesi yapıldığını, kısmen kabul ve kısmen reddedildiği hâlde davalı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmediğini, ve dava konusu taşınmazın metrekare birim fiyatının çok yüksek belirlendiğini, harcın maktu olması gerektiğini ileri sürülmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu Ankara ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 432 58... parsel sayılı taşınmazın imar planında “ticari rekreasyon ” olarak ayrıldığı, alınan teknik bilirkişi raporuna göre taşınmazın boş olduğu davalı idarece fiilen el atılmadığı anlaşıldığından, arsa olarak kabulü ile emsal karşılaştırması yapılarak değerinin tespit edilmesinde bir isabetsizlik görülmediği, ancak dava konusu taşınmazın tapu kaydında 1127,76 m² lik irtifak hakkının olduğu ve teknik bilirkişi krokili raporunda da zeminde bu irtifak mevcut olduğu anlaşılmakla Dairelerince taşınmazdan geçen bu irtifak nedeniyle taşınmazda oluşacak değer düşüklüğü belirlenerek dava konusu taşınmazın değerlendirme tarihi itibarıyla belirlenen metrekare birim bedelinden bu değer düşüklüğü düşülerek değer tespit edilmesi hususunda bilirkişi kurulundan ek rapor alınarak alınan ek rapor uyarınca davanın kısmen kabulüne, ayrıca davanın kısmen reddi halinde davalı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi ve 26.11.2022 tarihli ve 32025 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7421 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'na (2942 sayılı Kanun) eklenen Ek Madde 4’ün son fıkrasında “Bu kanun kapsamında açılan davalarda verilen bedel ve tazminat kararlarına ilişkin mahkeme ve icra harçları davalı idare tarafından ödenmek üzere maktu olarak belirlenir.” düzenlemesine göre maktu harç alınması gerektiğinden İlk Derece Mahkemesi kararı ortadan kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmuşur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Anayasa'nın 46 ncı maddesi doğrultusunda dava tarihinden itibaren kamu alacaklarına uygulanacak en yüksek faizle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekirken yasal faize hükmedilmesinin doğru olmadığını belirterek kararı temyiz etmiştir.
2.Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı tapu malikleri ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin idareden tahsili istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmediği gibi bedelin sorumlu davalı idareden tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. 6100 sayılı Kanun'un 361 inci maddesi uyarınca kural olarak istinaf yoluna başvurmayan taraf temyiz yoluna başvuramaz. Ancak hukuki yararının bulunması hâlinde temyiz yoluna başvurabilir. Bir başka deyişle, diğer tarafın istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından aleyhine hüküm kurulması hâlinde temyiz yoluna başvurabilecektir. Bu durumda temyizde ancak istinaf aşamasında oluşan aleyhe durum yönünden sınırlı bir inceleme yapılacağı tartışmasız olup davacı vekilinin faiz istemine ilişkin itirazları açıklanan nedenden dolayı incelenmemiştir.
4. Eldeki dosya kapsamına göre davalı idare vekili tarafından sunulan istinaf dilekçesi incelendiğinde İlk Derece Mahkemesince nispi vekâlet ücretine hükmedilmesine yönelik açıkça bir itirazda bulunulmadığı anlaşıldığından ve vekâlet ücretine ilişkin hükmün de kamu düzenine ilişkin olmadığı gözetildiğinde, istinaf başvuru dilekçesinde ileri sürülmemesi nedeniyle Bölge Adliye Mahkemesince incelenmesi mümkün bulunmadığı gibi temyiz yolunda ileri sürülmesi durumunda dahi Yargıtay'ın bu temyiz sebebini incelemesi de mümkün bulunmamaktadır.
5. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Taraflardan peşin alınan temyiz harçlarının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.