Kanun Yararına Bozma: Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunda tutuklu sanığa kanun yolu başvuru hakkının usulüne uygun bildirilmemesi nedeniyle hükmün kesinleşmemesi.
Özet: Ceza infaz kurumunda tutuklu bulunan sanığa, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı tefhim edilirken, kanun yollarına başvurma usulüne ilişkin 5271 sayılı Kanun’un 263. maddesindeki haklarının hatırlatılmaması nedeniyle kararın usulüne uygun kesinleşmediği ve hükmün açıklanması şartlarının oluşmadığı tespit edilmiştir; bu durum, sanık hakkında tesis edilen mahkûmiyet kararının hukuka aykırı olduğunu göstererek, Adalet Bakanlığının talebi üzerine kanun yararına bozma isteminin gerekçesini oluşturmuştur.
10. Ceza Dairesi         2023/23230 E.  ,  2025/6656 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/700 E., 2023/169 K.
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkûmiyet
KANUN YARARINA BOZMA
YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet
Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
... 3. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 22.02.2023 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 01.11.2023 tarihli ve 2023/18775 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 13.12.2023 tarihli ve KYB - 2023/118466 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 13.12.2023 tarihli ve KYB - 2023/118466 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"Dosya kapsamına göre, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin ... 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.02.2020 tarihli ve 2019/481 esas, 2020/131 sayılı kararının, 13.02.2020 tarihli oturumda sanığın yüzüne karşı tefhim edilerek kesinleştirildiği anlaşılmış ise de,
Benzer bir olayla ilgili olarak Yargıtay 17. Ceza Dairesinin 22.10.2019 tarihli ve 2019/11824 esas, 2019/12935 karar sayılı ilâmında yer alan, "5271 sayılı CMK’nin 291/1. fıkrasında temyiz istemi ve süresine ilişkin düzenlemede, "Tutuklu bulunan sanık hakkında 263 üncü madde hükmü saklıdır" hükmü, CMK’nin 263. maddesinde ise "Tutuklu bulunan şüpheli veya sanık, zabıt kâtibine veya tutuklu bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak suretiyle veya bu hususta bir dilekçe vererek kanun yollarına başvurabilir." hükmünün yer alması, yine CMK’nin 232/6. fıkrasında "Hüküm fıkrasında, 223 üncü maddeye göre verilen kararın ne olduğunun, uygulanan kanun maddelerinin, verilen ceza miktarının, kanun yollarına başvurma ve tazminat isteme olanağının bulunup bulunmadığının, başvuru olanağı varsa süresi ve merciinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerekir." şeklindeki düzenlemeler karşısında ceza infaz kurumunda bulunmakla birlikte hüküm duruşmasına katılan sanık ...’ın yukarıdaki maddeler çerçevesinde CMK’nin 263. maddesinde gösterilen usul ile de temyiz başvurusunda bulunabileceğinin hatırlatılmaması karşısında, sanığın 15.03.2018 tarihli istinaf isteminin süresinde olduğunun kabulünün gerektiği, bu nedenle sanık hakkında verilen hükümlerin usulüne uygun olarak kesinleştirilmediği ve kesinleşmeyen bu kararlara karşı CMK’nin 309. maddesinde düzenlenen kanun yararına bozma yoluna gidilemeyeceğinden, kanun yararına bozma isteminin reddine ..." şeklindeki açıklamalar nazara alındığında, ceza infaz kurumunda bulunan sanığın yüzüne karşı veya yokluğunda verilen kararlarda 5271 sayılı Kanun'un 263. maddesi uyarınca ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak veya bu hususta bir dilekçe vermek suretiyle karara karşı kanun yollarına başvurabileceği hususunun gösterilmesi gerektiği,
Dosya kapsamına göre, başka suçtan dolayı ... E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda tutuklu bulunduğu halde duruşmada hazır bulunan sanığın yüzüne karşı verilen kararda 5271 sayılı Kanun'un 263. maddesi uyarınca ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak veya bu hususta bir dilekçe vermek suretiyle de karara itiraz edebileceği hususunun gösterilmediği, dolayısıyla kararın usulüne uygun olarak tefhim edilmemesi karşısında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının henüz kesinleşmediği ve hükmün açıklanması için 5271 sayılı Kanun’un 231/11. maddesinde öngörülen koşulun oluşmadığı gözetilmeden, hükmün açıklanması ile yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
A. Şüpheli hakkında, 23.06.2018 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda ... Cumhuriyet Başsavcılığının 16.08.2018 tarihli ve 2018/36609 Soruşturma, 2018/783 Karar sayılı kararı ile; 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun’un 191/3. maddesi gereğince bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ve tedaviye tabi tutulmasına karar verildiği, kararın şüpheliye 13.09.2018 tarihinde usulüne uygun şekilde tebliğ edilerek 29.09.2018 tarihinde kesinleştirildiği ve tedbirin infazı için ... Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği,
B. Şüphelinin 09.03.2019 tarihinde yeniden kullanmak için uyuşturucu madde bulundurması ve uyuşturucu madde kullandığının teknik yöntemlerle tespit edilmesi üzerine, erteleme kararının kaldırılarak ... Cumhuriyet Başsavcılığının 17.06.2019 tarihli ve 2018/36609 Soruşturma, 2019/8372 Esas, 2019/6215 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı,
C. Yapılan yargılama sonucunda, ... 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.02.2020 tarihli ve 2019/481 Esas, 2020/131 Karar sayılı kararı ile, sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı CMK’nın 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin 20.03.2020 tarihinde kesinleştirildiği,
D. Sanığın denetim süresi içerisinde 20.07.2022 tarihinde işlediği hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlali suçundan mahkûm edildiğinin ihbar edilmesi üzerine, ... 3. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 14.02.2023 tarihli ve 2022/700 Esas, 2023/169 Karar sayılı kararı ile,
hükmün açıklanmasına, sanığın, TCK'nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.
E. Dosya kapsamına göre;
Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin ... 3.Asliye Ceza Mahkemesinin 13.02.2020 tarihli ve 2019/481 Esas, 2020/131 Karar sayılı kararının, 13.02.2020 tarihli karar celsesinde sanığın yüzüne karşı tefhim edilerek kesinleştirildiği anlaşılmış ise de,
5271 sayılı CMK’nın 263. maddesinde "Tutuklu bulunan şüpheli veya sanık, zabıt kâtibine veya tutuklu bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak suretiyle veya bu hususta bir dilekçe vererek kanun yollarına başvurabilir." hükmünün yer alması, yine CMK’nin 232/6. fıkrasında "Hüküm fıkrasında, 223 üncü maddeye göre verilen kararın ne olduğunun, uygulanan kanun maddelerinin, verilen ceza miktarının, kanun yollarına başvurma ve tazminat isteme olanağının bulunup bulunmadığının, başvuru olanağı varsa süresi ve merciinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerekir." şeklindeki düzenlemeler karşısında, ceza infaz kurumunda bulunan sanığın yüzüne karşı veya yokluğunda verilen kararlarda 5271 sayılı CMK'nın 263. maddesi uyarınca ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak veya bu hususta bir dilekçe vermek suretiyle karara karşı kanun yollarına başvurabileceği hususunun gösterilmesi gerektiği,
Dosya kapsamına göre, başka suçtan dolayı ... E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda tutuklu bulunan sanığın yüzüne karşı verilen kararda 5271 sayılı CMK'nın 263. maddesi uyarınca ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak veya bu hususta bir dilekçe vermek suretiyle de karara itiraz edebileceği hususunun gösterilmediği, dolayısıyla kararın usulüne uygun olarak tefhim edilmemesi nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının henüz kesinleşmediği ve hükmün açıklanması için 5271 sayılı CMK'nın 231/11. maddesinde öngörülen koşulun oluşmadığı gözetilmeden, hükmün açıklanması ile mahkûmiyet kararı verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
B. ... 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.02.2023 tarihli ve 2022/700 Esas, 2023/169 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliği ile KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı CMK'nın 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
16.06.2025 tarihinde karar verildi.