Kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil ile terditli tenkis isteminde, hak düşürücü süre ve dava şartı yokluğu nedeniyle reddedilen davanın temyiz itirazlarının reddi kararı.
Özet: Davacılar tarafından murislerinden intikal eden miras haklarına dayanarak, davalılar adına tescilli taşınmazların tapu iptali ve kendi adlarına tescili, olmazsa tenkis talepleriyle açılan davada, Bölge Adliye Mahkemesi, kadastro tespitinin kesinleşmesinden itibaren 10 yıllık hak düşürücü sürenin dolması ve tenkis şartlarının sağlanmaması nedenleriyle davanın kısmen usulden, kısmen esastan reddine hükmetmiş; Yargıtay ise davacıların temyiz itirazlarını reddederek bu kararı hukuka uygun bulup onamıştır.
1. Hukuk Dairesi         2025/5795 E.  ,  2025/6012 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/2081 E., 2025/1802 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kandıra 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/322 E., 2023/590 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Davacılar vekili dava dilekçesinde; Kocaeli ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1 11... ,150,177, 187, 364, 369, 382, 402, 414, 427, 428, 447, 484, 499, 550 parsel, aynı köy 1 14... , 22, 25, 30... parsel, 1 12... ve 18 parsel, 1 10... , 35, 52, 61, 69 parsel, 1 16... , 82, 104,184, 408, 190, 191, 350 parsel, 1 33... ve 14 parsel, 1 37... parsel sayılı taşınmazların davalılar adına tespit ve tescil edildiğini ileri sürüp kök murisleri ... ve ...'dan gelen hakka dayanarak ara murisleri ... üzerinden davacılara intikal eden miras hisseleri oranında tapuya kayıt ve tescilini talep etmiştir.
2. Davacılar vekili 27.12.2022 tarihli ıslah dilekçesiyle; ...'dan intikal eden miras hisseleri oranında tapuya kayıt ve tescilini, mümkün olmaması halinde ...'nun mirasçısı olmaları nedeniyle saklı paylarının tenkisini talep etmiştir.
II. CEVAP
Bir kısım davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sübut bulmayan davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı ...'in terekeye göre 3. kişi konumunda olduğu, dava konusu taşınmazların kadastro tespitinin 10.07.2007 tarihinde kesinleştiği, eldeki davanın ise 2019 tarihinde açıldığı, buna göre dava tarihi itibari ile Yasa'da öngörülen 10 yıllık sürenin dolduğu, hâl böyle olunca, davalı ... yönünden davanın hak düşürücü süre nedeniyle dava şartı yokluğundan, tenkis talebi yönünden ise tenkise ilişkin TMK'nın 565. maddesindeki şartların oluşmadığı göz önüne alınarak davanın reddine karar verilmesi gerekirken davanın esastan reddine karar verilmesinin isabetsiz olduğu, kamu düzenine aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesi tarafından re'sen gözetilmesi gerektiği dikkate alındığında anılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, istinaf talebinin reddine, HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince yeniden karar verilerek davalı ... yönünden davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine, davalı ... yönünden davanın hak düşürücü süre nedeniyle dava şartı yokluğundan reddine, terditli tenkis talebi yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; eksik araştırmayla ve hatalı olarak karar verildiğini, taleplerinin kadastro öncesi nedenlere dayalı olduğunu, murisleri ...'nun kadastro tespitinden sonra 2013 yılında vefat ettiğini bu nedenle 10 yıllık hak düşürücü sürenin uygulanmayacağını, davalı ...'e yapılan satışlarının geçersiz olduğunu, tenkis talepleri yönünden de karar verilmediğini öne sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B.Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil, aksi takdirde terditli tenkis istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Kadastro sonucunda; Kocaeli ili, ... ilçesi, ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 1 11... , 150, 177, 187, 364, 369, 382, 402, 414, 427, 428, 447, 484, 499, 550 parsel, aynı köy 1 14... , 22, 25, 30... parsel, 1 12... ve 18 parsel, 1 10... , 35, 52, 61, 69 parsel, 1 16... , 82, 104, 184, 408, 190, 191, 350 parsel, 1 33... ve 14 parsel, 1 37... parsel sayılı taşınmazlar davalılar adına 10.07.2007 tarihinde tapuya kayıt ve tescil edilmiştir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre verilen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,17.12.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.