Hazinenin kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescili davasında, mahkemenin eksik inceleme ile davanın reddi kararı Yargıtay tarafından tekrar bozuldu, 1936 tarihli tapu kaydının kapsamı ve oluşum nedeni detaylı araştırılmalı.
Özet: Yargıtay, davacı hazinenin kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil talebiyle açtığı davada, ilk derece mahkemesinin, önceki bozma kararına rağmen hazineye ait 1936 tarihli tapu kaydının çekişmeli taşınmazı kapsamadığı gerekçesiyle davayı reddetmesini hatalı bulmuştur. Kararında, dayanak tapunun idari kararla oluşumu, olası haritası, emval-i metrukeden intikal durumu ve kapsamının yeterince araştırılmadığını belirterek, mahalli tapu müdürlüğü ve tapu kadastro genel müdürlüğü nezdinde kapsamlı bir araştırma yapılmasını, tüm tedavüllerin incelenmesini, ardından yerel ve fen bilirkişilerle yeniden keşif yapılarak tapunun zemine yöntemince uygulanması suretiyle taşınmaza aidiyetinin tereddütsüz tespiti için hükmü bozmuştur.
1. Hukuk Dairesi         2024/2456 E.  ,  2025/4545 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2015/154 E., 2023/61 K.
Taraflar arasındaki kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescili istekli davadan dolayı bozma kararı uyarınca yapılan yargılama sonunda Göle Asliye Hukuk Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası yazılı kararı ile davanın reddine hükmedilmiştir.
Karar davacı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı Hazine; çekişmeli 1 25... parsel sayılı taşınmazın Şubat 1936 tarih, 6 sıra numaralı tapu kaydı uyarınca mülkiyetinde olduğu iddiasına dayanarak tapu iptali ve tescil istemiyle dava açmıştır.
II. CEVAP
Davalı, beyanında, çekişmeli taşınmazın irsen intikalen kendisine kaldığını, taşınmaz üzerinde Hazinenin herhangi bir hakkının söz konusu olmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin önceki tarihli kararıyla, davacı Hazinenin dayandığı tapu kaydının çekişmeli taşınmazı kapsamadığı kabul edilmek suretiyle davanın reddine hükmedilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Hazine temsilcisi tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.
Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 07.04.2014 tarih, 2014/4656 Esas, 2014/4007 Karar sayılı kararıyla: ''Mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin yetersiz olduğu, doğru sonuca varılabilmesi için Hazinenin dayandığı Şubat1936 tarih, 6 sıra numaralı tapu kaydının tesisinden itibaren getirtilmesi, komşu parsellere ilişkin kayıtlardan istifade edilerek kaydın zeminde yöntemince uygulanması ve çekişmeli taşınmaza aidiyetinin tereddütsüz biçimde belirlenmesi" gereğine değinilerek kararın bozulmasına hükmedilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen karar
Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucu; davacı Hazinenin dayandığı tapu kaydının çekişmeli taşınmazı kapsamadığı kabul edilmek suretiyle davanın reddine hükmedilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Hazine temsilcisi tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.
Davacı Hazine temsilcisi, kararın eksik inceleme ve araştırma sonucunda verildiği, usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle hükmün bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
1. Kadastro sonucunda.................. köyü çalışma alanında bulunan 1 25... parsel sayılı 1.015,41 metrekare yüz ölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı Hazine, Şubat 1936 tarih, 6 sıra numaralı tapu kaydına dayanarak tapu iptali ile taşınmazın adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yazılı şekilde davanın reddine hükmedilmiş ise de hükmüne uyulan bozma kararının gerekleri yerine getirilmediği gibi, yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmak için yeterli değildir.
2. Dosya arasına alınan kayıt ve belgelere göre davacı Hazinenin iddiasının dayanağı Şubat 1936 tarih, 6 sıra numaralı tapu kaydı incelendiğinde, iktisap sebebine göre emvali metrukeden intikalle mevzuat uyarınca Hazineye kalan yer yönünden kaydın tesis edildiği, kaydın oluşumuna esas olarak ise tespit heyetinin tahkikatı ve Tapu Komisyonunun kararının gösterildiği anlaşılmaktadır. Şu halde dayanak tapu idari kararla oluşmuş olup tapunun iktisap sebebine göre haritası bulunma ihtimali kuvvetlidir. Ne var ki Mahkemece bu yön üzerinde durulmamış, tapu kaydının edinme hanesinde bahsi geçen idari karar ve varsa haritası getirtilerek tapunun oluşum nedeni belirlenmemiş, yine kaydın haritası olup olmadığı araştırılmadan sonuca gidilmiş, ayrıca kaydın oluşum nedenine göre çekişmeli taşınmazın emvali metrukeden intikal eden yerlerden olup olmadığı da belirlenmemiştir. Bu şekilde eksik araştırma ve inceleme sonucunda hüküm kurulamaz.
3. Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için Mahkemece öncelikle, davacının dayandığı tapu kaydı, varsa haritası ve oluşumuna esas tespit heyetinin tahkikatı ve Tapu Komisyonunun kararı birlikte tesisinden itibaren tüm tedavülleri ile getirtilmeli, bu uğurda mahalli tapu müdürlüğü ve Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü eliyle araştırma yapılmalı, bundan sonra mahallinde yaşlı ve yöreyi iyi bilen şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişi kurulu, taraf tanıkları ile fen ya da harita mühendisi bilirkişinin katılımı ile yeniden keşif yapılmalı, yapılacak bu keşifte davacının dayandığı tapu kaydı, varsa haritası uygulanıp kapsamı 3402 sayılı Kadastro Yasası'nın 20/A maddesi uyarınca belirlenmeli; tapu kaydının haritası bulunmuyorsa ya da uygulanma kabiliyeti yoksa, kapsamı sınırlarına göre belirlenmeli; bu amaçla kayıtta yazılı hudutlar okunup, yerel bilirkişilere zeminde göstertilmeli, yerel bilirkişilerin zeminde gösterdiği hudutlar teknik bilirkişiye harita üzerinde işaretlettirilmeli; kayıtlarda yazılı olup yerel bilirkişiler tarafından zeminde gösterilemeyen hudutların tespiti için taraflara tanık dinletme imkanı sağlanmalı ve bu suretle kaydın kapsamı duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespit edilmeli, ayrıca keşif mahallinde dinlenilecek yerel bilirkişiler, taraf tanıklarından taşınmazın kimden kime kaldığı, kim tarafından ne zamandan beri ve ne amaçla kullanıldığı, öncesi itibariyle emvali metrukeden intikal eden yerlerden olup olmadığı hususlarında maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, beyanlar arasında çelişki doğduğu takdirde bu çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmeli; fen ya da harita mühendisi bilirkişisinden, var ise dayanılan tapu kaydının haritası ile kadastro paftası haritasının ölçekleri eşitlenerek ve zeminde çakıştırılarak uygulanmasını ve buna göre tapu kayıtlarının kapsamını gösterir rapor ve kroki alınmalı; değinilen hususlar yerine getirilmek suretiyle tüm deliller toplanıp değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi yerine, eksik araştırma ile yazılı biçimde hüküm kurulması doğru değildir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı Hazine temsilcisinin temyiz itirazlarının kabulüyle, 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi gereğince hükmün BOZULMASINA,
Temyiz eden davacı Hazine harçtan muaf olduğundan bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
Dosyanın Göle Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
16.10.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.