Kadastro Kanunu 12/3 gereği 10 yıllık hak düşürücü sürenin aşımı nedeniyle reddedilen tapu iptali ve tescil davasında temyiz incelemesi sonucu kararın onanması.
Özet: Kadastro çalışmalarının kesinleşmesinin ardından Kadastro Kanununun 12/3. maddesinde belirtilen 10 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açılan zilyetliğe dayalı tapu iptali ve tescil davasında, ilk derece mahkemesi ve istinaf mahkemesince davanın bu süre nedeniyle reddedilmesi üzerine, davacı ve davalı vekillerinin temyiz başvuruları incelenerek, bölge adliye mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu tespit edilmiş ve nihai olarak onanmıştır.

MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/398 E., 2024/1831 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Baykan Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2021/36 E., 2023/248 K.Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiş olup, karara karşı taraf vekilleri tarafından ayrı ayrı istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, bu kez davacılar vekili ve davalı ... vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyizi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A RDavacılar vekili dava dilekçesinde; ... ili ... ilçesi ... köyünde bulunan 1 01... parsel sayılı taşınmazın davacıların zilyetliğinde bulunan kısmının tapu kaydının iptali ile davacılar adına tescilini talep etmiş, davalı ... vekili sunduğu cevap dilekçesinde davanın reddini savunmuştur.İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; dava konusu taşınmaz üzerinde yapılan kadastro çalışmalarının 29.04.2010 tarihinde kesinleştiği, davanın Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesinde düzenlenen 10 yıllık hak düşürücü süre dolduktan sonra 02.03.2021 tarihinde açıldığı gerekçesiyle davanın reddine, davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiklerinden AAÜT uyarınca hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalılara verilmesine karar verilmiş; karara karşı, taraf vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; davacılar vekilinin istinaf başvurusu davanın hak düşürücü süre geçirildikten sonra açıldığı, davalılar vekillerinin istinaf başvurusu "Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin "dava ön şartlarının yokluğu" başlıklı 7/2. maddesi gereğince "davanın görüldüğü mahkemeye göre bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları geçmemek üzere üçüncü kısımda yazılı avukatlık ücretine hükmolunur" hükmü gereğince mahkemece karar tarihi olan 2023 tarihli Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 17.900 TL ve aynı nedenle verilen ret kararı bakımından davalılar lehine tek vekalet ücreti hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmadığı" gerekçesiyle esastan reddedilmiş ve iş bu karar, davacılar vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.Dava, tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili ve davalı ... vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA,Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,615,40 TL davacılar tarafından yatırılan peşin harcın onama harcına mahsubuna,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,26.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.