Tapu iptali ve tescil davasında, bozma sonrası yargılamada tapu kayıtlarının mahalline uygulanmaması, komşu parsellerin değerlendirilmemesi ve eksik araştırma nedeniyle kararın bozulması.
Özet: Taşınmazların tapu iptali ve tescili davasında, yerel mahkemenin davacı lehine verdiği kararın, tarafların dayandığı tapu kayıtlarının tüm tedavülleriyle birlikte dosyaya getirilip yöntemince mahalline uygulanmaması, aidiyetlerinin ve hukuki kıymetlerinin yeterince belirlenmemesi, komşu parsellerdeki kayıtların istifade edilmemesi gibi eksiklikler nedeniyle önceki bozma kararının gereklerinin yerine getirilmediği ve yapılan araştırmanın hüküm kurmak için yetersiz olduğu gerekçesiyle kararın bozulmasına hükmedilmiştir.

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/42 E., 2023/455 K. Mahkemece verilen karar davalılar ...ve ...vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVADavacı ... ve arkadaşları; Ağustos 1958 tarih, 75 sıra numaralı tapu kaydına dayanarak çekişmeli 5 29... ve 41 parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile adlarına tescili istemiyle dava açmışlardır.II. CEVAPDavalılar; 5 29... parsele revizyon gören Mayıs 1995 tarih, 11-12-13 sıra numaralı tapu kayıtları ile 5 29... parsele revizyon gören Eylül 1949 tarih, 35 sıra numaralı tapu kayıtlarına tutunarak davanın reddini savunmuşlardır. III. MAHKEME KARARIMahkemenin önceki tarihli kararıyla; davacıların dayandığı tapu kaydının çekişmeli taşınmazlara ait olduğu, taşınmazların davacıların murisi ...'in irsen intikalen zilyetlikle tasarrufunda bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 5 29... ve 41 parsel sayılı taşınmazların tapu kaydının iptali ile İzmir 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 27.01.20 12... /78 Esas, 2012/83 Karar sayılı veraset ilamındaki payları oranında davacılar adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİA. Bozma KararıMahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili ile ... mirasçıları ve dahili davalı ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 21.09.2020 tarih, 2016/11463 Esas, 2020/3214 Karar sayılı kararıyla: ''Mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin yetersiz olduğu, doğru sonuca varılabilmesi için tarafların dayanağı tapu kayıtlarının yöntemince mahalline uygulanması ve aidiyetlerinin belirlenmesi, kayıtların hukuki kıymetlerini koruyup korumadığı hususunun da tespit edilmesi ve sonucuna göre hüküm kurulması'' gereğine değinilerek kararın bozulmasına hükmedilmiştir.B. Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen KararMahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucu; dava konusu 5 29... parsel sayılı taşınmaza kadastro çalışmaları sırasında uygulanan 18.05.1995 tarih, 11, 12... sıra numaralı tapu kayıtları ile 5 29... parsel sayılı taşınmaza uygulanan 28.09.1949 tarih, 35 sıra numaralı kaydın mevkiileri itibariyle dava konusu yere uyduğu, hudutlarının ise kısmen uyduğu, dava konusu 39 nolu parselin bir kısmı ile 41 nolu parselin tamamının davacıların murisi ... tarafından irsen intikalen zilyetlikle tasarruf edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne, 5 29... parsel sayılı taşınmazın teknik bilirkişi raporunda (A) ile gösterilen 692,94 metrekarelik bölümü ile 5 29... parsel sayılı taşınmazın tamamının tapu kaydının iptali ile İzmir 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 27.01.20 12... /78 Esas, 2012/83 Karar sayılı veraset ilamındaki payları oranında davacılar adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.C. Bozma Sonrası Mahkeme Kararına Karşı Temyiz Yoluna BaşvuranlarMahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ...ile ...vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalılar vekili; usule aykırı biçimde davalı tanığı dinlenmeden keşif yapıldığını, aşamalarda usul hataları yapıldığını ve savunma hakkının engellendiğini, kayıt uygulamasının yöntemince yapılmadığını, yetersiz mahalli bilirkişi anlatımları ve tanık beyanları ile bilirkişi raporlarına itibar edildiğini, aşamalarda davacılara ait tapunun çekişmeli taşınmaza aidiyeti hususunun ispat edilemediğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeDava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.1. Kadastro sonucunda, ............... köyü çalışma alanında bulunan 5 29... ve 41 parsel sayılı sırasıyla 56.332, 14... .021,60 metrekare yüz ölçümündeki taşınmazlar, tapu kaydı nedeniyle sırasıyla ... ve ... adlarına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı ... ve arkadaşları tapu kaydına dayanarak, tapu kayıtlarının iptali ve taşınmazların adlarına tescili istemiyle dava açmışlardır. Mahkemece yazılı şekilde davanın kabulüne hükmedilmiş ise de hükmüne uyulan bozma kararının gerekleri yerine getirilmediği gibi, yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmak için yeterli değildir.2. Davalıların tutundukları ve temyize konu 5 29... parsele revizyon gören Eylül 1949 tarih, 35 sıra numaralı tapu kaydı, Nisan 1940 tarih, 28 sıra numaralı tapu kaydından tedavül görmüştür. Ne var ki sözü edilen tapu kayıtları tüm tedavülleri ile birlikte dosya arasına getirtilip mahalline uygulanmamıştır. Öte yandan; uygulama sırasında komşu parsellere revizyon gören kayıtlardan istifade edilmemiş, komşu parsellere uygulanan tapu ve vergi kayıtlarının çekişmeli taşınmazın yönünü ne okuduğu üzerinde durulmamış, mahalli bilirkişi ve tanıkların bu hususta son derece yetersiz beyanlarına itibar edilmiştir. Keşfe refakat eden teknik bilirkişi tarafından düzenlenen rapor eki krokide yapılan kayıt uygulaması ayrıntılı biçimde gösterilmemiş, bu nedenle keşfi takibe elverişli rapor tanzim edilmemiştir. Tüm bunlar dışında taraflarca iddia ve savunmanın dayanağı olarak sunulan tapu kayıtlarının hukuki kıymetini yitirip yitirmediği belirlenmemiş, yerel bilirkişi ve tanıklardan taşınmaz üzerinde sürdürülen zilyetliğin süresi ve intikali hususunda maddi olaylara dayalı olarak beyan alınmamıştır.3. Hal böyle olunca; doğru sonuca varabilmesi için öncelikle tarafların iddia ve savunmasının dayanağı tapu kayıtları tesisinden itibaren tüm tedavülleri ile getirtilmeli, bundan sonra mahallinde yaşlı ve yöreyi iyi bilen şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişi kurulu, taraf tanıkları ve fen bilirkişinin katılımı ile yeniden keşif yapılmalı, keşif sırasında tapu kayıtlarının kapsamı sınırlarına göre belirlenmeli; bu amaçla tapu kayıtları tüm tedavülleriyle okunup kayıtlarda yazılı hudutlar yerel bilirkişilere zeminde gösterilmeli, bundan sonra özellikle yerel bilirkişilerin zeminde gösterdiği hudutlar teknik bilirkişiye harita üzerinde işaretlettirilmeli, keşfi takibe elverişli ve komşu parsellere uygulanan kayıtların çekişmeli taşınmazın yönünü ne okuduğu hususunda harita üzerinde hudut takibine elverişli rapor tanzim ettirilmeli, kayıtlarda yazılı olup yerel bilirkişiler tarafından zeminde gösterilemeyen hudutların tespiti için taraflara tanık dinletme imkanı sağlanmalı ve bu suretle kayıtların kapsamı duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespit edilmeli, yerel bilirkişi ve tanıkların hudut yerlerine ilişkin anlatımları komşu parsellere uygulanan kayıtlar ile denetlenmelidir. 4. Mahalli bilirkişi ve tanıklardan temyize konu taşınmazın kimden kime kaldığı, kim tarafından, ne zamandan beri kullanıldığı hususlarında maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, beyanlar arasında çelişki doğduğu takdirde bu çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmeli, yapılacak kayıt uygulamasının akıbetine göre çekişmeli taşınmazın dayanılan tapu kayıtlarının kapsamında kalması halinde bu kayıtların 3402 sayılı Yasa'nın tespit tarihinde yürürlükte bulunan 13/B-c maddesi uyarınca hukuki değerini koruyup korumadığı tartışılmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle;Davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi gereğince hükmün BOZULMASINA, Peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılara iadesine,Dosyanın Ayvacık Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 16.10.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.