Gaiplik kararıyla Hazine adına tescil edilen vakıf şerhli taşınmazın, 5737 sayılı Vakıflar Kanununun 17. maddesi uyarınca vakfına rücu etmesi istemiyle açılan tapu iptali ve tescil davasının temyiz incelemesi.
Özet: Bir vakıf, tapusunda "vakıftan" şerhi bulunan ve mirasçılarının gaipliği nedeniyle Hazine adına tescil edilmiş bir arsanın, 5737 sayılı Vakıflar Kanununun 17. maddesi gereğince kendi adına tescil edilmesi talebiyle dava açmıştır. İlk derece ve istinaf mahkemeleri, vakfın niteliğini ve taşınmazın vakfın mülklerinden olduğunu tespit ederek, kanuni şartların oluştuğu gerekçesiyle tapu iptali ve tescil talebini kabul etmiştir. Davalı Hazine ise temyiz başvurusunda, mirasçı araştırmasının yetersizliği, bilirkişi raporunun eksikliği ve yasal hasım olması nedeniyle yargılama giderlerinden muafiyet gibi hususları ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
1. Hukuk Dairesi         2024/2795 E.  ,  2025/4551 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2022/1189 E., 2024/790 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 24. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/18 E., 2022/157 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; 3 31... parsel sayılı .......... Vakfından arsa vasıflı taşınmazın 7/12 payının...........kızı .........., 3/12 payı ............, 1/12 payı ........oğlu .......... ve 1/12 payı .............. adlarına kayıtlı iken, Sarıyer 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 09.12.2004 tarihli ve 2004/20 Esas, 2004/599 Karar sayılı kararı ile anılan kayıt maliklerinin gaipliğine ve taşınmazın tamamının Hazine adına tesciline karar verildiğini, 5737 sayılı Kanun'un 17. maddesi gereğince taşınmazın vakfına rücu etmesi gerektiğini ileri sürerek tapu kaydının iptali ile vakfı adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili, taşınmazın ........... Vakfı adına icareli olup olmadığının, vakfın vakfiyesinin bulunup bulunmadığının, türünün ve geçerliliğinin araştırılması gerektiğini, mahlüliyet belgesinin mevcut olup olmadığının tespiti, gayrisahih vakıfların daima Devlet mülkiyetindeki miri arazinin vergi, resim gibi gelirlerinin vakfa tahsisiyle oluşan vakıflar olup Hazinenin bu taşınmaz üzerindeki mülkiyet hakkının devam edeceğini, bu tür vakıflara ait vakıf şerhlerinin taviz bedeli ödenmeksizin terkininin ve taşınmazın da Hazine adına tescilinin gerektiğini, vakfiyenin getirtilerek fiili durumun mahallinde keşif yapılarak tespit edilmediğini, kayyım tayinine dair kararın taşınmaz mutasarrıflarının gaipliği yönünde Türk Medeni Kanunu (TMK) hükümlerince alınmış bir gaiplik kararı olarak değerlendirilemeyeceğini, bu hususta da araştırma yapılmadığını, Hazine davada yasal hasım olduğundan aleyhe vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve esası belirtilen kararı ile; Vakıflar Kanunu 17. maddesindeki vakıf lehine tescil şartlarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ............Vakfının sahih, mazbut ve icareteynli olup taşınmazın vakfın hayır kurumlarına gelir sağlayan mülklerinden olduğu, üzerinde vakıf şerhi bulunan ve evveliyatı vakıf olan taşınmazın vakfı adına tescil edilmesi gerektiği, 5737 sayılı Kanun’un 17. maddesi koşullarının bulunduğu, 22.09.1983 tarihi sonrasında taşınmazın Hazine'ye intikaline de imkan bulunmadığı gerekçesiyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/(1).b.1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; kayıt malikleri veya mirasçılarının sağ olup olmadıklarının araştırılması, alınan rapordaki bilirkişi heyetinde medeni hukuk kürsüsünde görevli ve vakıflar hukuku konusunda uzman bir öğretim üyesi bulunması gerektiğini, dosya arasındaki bilirkişi raporunun hükme esas alınır nitelikte bulunmadığını, yasal hasım olduğundan aleyhine yargılama giderine hükmedilemeyeceğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, 5737 sayılı Vakıflar Kanunu'nun 17. maddesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Dosya içeriğinden; dava konusu...........Mahallesi 3 31... parsel sayılı üzerinde “.......... Vakfından” şerhi bulunan 90, 02... miktarlı arsa nitelikli taşınmazın 7/12 payı ............kızı ........, 3/12 payı ..........., 1/12'şer payı .......... oğlu ............ ve ............. adlarına kayıtlı iken, Hazine tarafından TMK'nın 588. maddesi uyarınca açılan gaiplik ve tescile ilişkin Sarıyer 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 09.12.2004 tarihli ve 2004/20 Esas, 2004/599 Karar sayılı kararı ile anılan kayıt maliklerinin gaipliğine ve adlarına kayıtlı payların Maliye Hazinesi adına tesciline karar verildiği, kararın 26.02.2005 tarihinde kesinleştiği ve 13.02.2006 tarihinde Maliye Hazinesi adına tescil edildiği anlaşılmaktadır.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup özellikle davalı Hazine vekilinin yargılama giderlerine ilişkin itirazlarının istinaf aşamasında ileri sürülmediği, istinaf edilmeyen bir hususun temyiz de edilemeyeceği gözetilerek temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı Hazine vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Temyiz eden davalı Hazine 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13/j maddesi uyarınca harçtan muaf olduğundan, bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.10.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.