İşyeri servisinden iniş sonrası meydana gelen kazanın iş kazası olup olmadığının tespiti hususunda bozma sonrası verilen kararın davalılarca temyiz incelemesi.
Özet: Bu hukuki uyuşmazlık, bir çalışanın 15.05.2019 tarihinde işyeri servis aracı tarafından karayolunda hatalı bir şekilde indirilmesinin ardından karşıdan karşıya geçerken trafik kazası geçirmesi sonucu oluşan yaralanmanın iş kazası olarak tespit edilip edilemeyeceği etrafında dönmektedir. Davacı, servisin kusurlu indirmesiyle kazanın meydana geldiğini iddia ederken, davalı şirket kazanın çalışanın kendi ağır kusuruyla bir trafik kazası olduğunu ve şirketle illiyet bağının olmadığını savunmaktadır. İlk derece mahkemesi başlangıçta kazayı iş kazası olarak kabul etmiş, ancak temyiz üzerine yüksek mahkeme tarafından eksik inceleme ve araştırma yapıldığı gerekçesiyle bozularak, çalışanın servis tarafından nerede ve nasıl indirildiği, kendi kusurunun olup olmadığı gibi hususların detaylıca araştırılması istenmiştir. Bozma ilamına uyularak yapılan yeniden yargılama sonucunda, ilk derece mahkemesi tekrar kazanın iş kazası olduğuna hükmetmiş olup, davalı şirket bu kararı yeniden temyiz etmiştir.
10. Hukuk Dairesi         2025/9575 E.  ,  2025/15077 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

SAYISI : 2024/66 E., 2025/260 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı şirket vekili ve davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, davalı işyerinde 22.07.2015-15.05.2019 tarihleri arasında işçi olarak çalıştığını, 15.05.2019 tarihinde işyeri servis aracının davacıyı ...-... çevre yolunda ters şeritte kusurlu bir şekilde indirdiğini, ters şeritte karşıdan karşıya geçmek isterken ... isimli şahsın idaresindeki aracın davacıya çarpması sonucu kaza geçirdiğini ileri sürerek, davacının 15.05.2019 tarihinde geçirdiği kazanın iş kazası olarak tespitine karar verilmesini istemiştir.
II.CEVAP
1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iş kazası geçirmediğini, geçirdiği kazanın trafik kazası olduğunu, davacının olay günü servis şoförüne üst geçitte inmek istediğini beyan ettiğini, servis şoförünün de davacıyı üst geçitte indirdiğini, kazazede davacının üst geçidi kullanmayarak kendi ağır kusurlu davranışı ile kazaya sebebiyet verdiğini, kaza ile davalı şirket arasında herhangi bir illiyet bağının olmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
2.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu kaza ile Kuruma herhangi bir başvuru yapılmadığını, Kurumun sigortalıların uğramış olduğu kazaların iş kazası olup olmadığının tespiti hususunda tek başına karar verme yetkisinin bulunduğunu, davacının Kurum tarafından reddedilmiş bir talebinin bulunmadığını, bu nedenle davanın açılmasında hukuki yarar olmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 06.09.2021 tarih ve 2019/1336 E.- 2021/732 K. sayılı kararıyla; davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı şirket vekili ve davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 09.03.2023 tarih ve 2021/1826 E. - 2023/520 K. sayılı kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde davalı şirket vekili ve davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Daire kararı ile " Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de hüküm eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır. Somut olayda, 15.05.2019 tarihinde işyeri servis aracının davacıyı ...-... çevre yolunda ters şeritte kusurlu bir şekilde indirdiğinin iddia edildiği, davacının iş kazası geçirdiğinin tespiti talebi ile dava açtıktan sonra Kuruma müracaat ettiği, ... ... Sosyal Güvenlik Merkezinin 03.03.2020 tarihli Komisyon kararı ile olayın iş kazası sayılmamasına karar verildiği, dosya kapsamında dinlenen tanıkların bizzat kaza olayını görmediklerinin beyan edilmesi karşısında kaza olayının olduğu gün davacı ile aynı vardiyada çalışan ve aynı servisi kullanan çalışanlar ile aracı kullanan servis şoförü tespit edilerek ayrıntılı ifadelerine başvurulmalı, özellikle davacının evinin güzergahına giden servisin durak yerinin belirlenip belirlenmediği yönünden, davacının kullandığı servis aracından her zaman nerede indirildiği, kaza günü ise servis aracının davacıyı nerede bıraktığı hususları tanıklara açıklattırılarak çelişkiler giderilmeli, öte yandan davalı şirket vekili tarafından, davacının olay günü servis şoförüne üst geçitte inmek istediğinin beyan edildiği, servis şoförünün de davacıyı üst geçitte indirdiğine yönelik savunması çerçevesinde de araştırma yapılarak, elde edilecek tüm deliller bir arada değerlendirilmek suretiyle oluşacak sonuca göre karar verilmelidir. " şeklindeki gerekçeyle hüküm bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin 21.04.2025 tarih ve 2024/66 - 2025/260 E.K. sayılı kararı ile bozmaya uyularak yapılan yargılama, toplanan deliller, tanık beyanları ve bilirkişi raporu doğrultusunda davacının davasının kabulü ile dava konusu 15.05.2019 tarihinde meydana gelen ve davacı ...'ın yaralandığı kazanın iş kazası olduğunun tespitine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu kazanın iş kazası değil trafik kazası olduğunu, davalı şirkete atfedilecek bir kusur bulunmadığı gibi gerek olayın meydana geliş şekli gerekse illiyet bağı dikkate alındığında meydana gelen kazanın iş kazası olarak nitelendirilemeyeceğini, dosya kapsamında toplanan deliller ve tanık beyanları ile bu hususun sabit olduğunu belirterek, kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; 22.03.2023 tarih ve 2023/413138/13 sayılı denetim raporu ile ...'ın, 15.05.2019 tarihinde geçirdiği kaza olayının işveren şirketin sağladığı toplu taşıma organizasyonuyla taşıma işleminin sonlandığı noktada işçi servisinden indikten sonra işveren şirketle ve taşıma sözleşmesinin akdedildigi servisle bağlantısı olmayan üçüncü bir kişi tarafından kazaya uğraması suretiyle gerçekleştiği, olayın gerçekleştiği alanın her ne kadar üst geçit noktasına uzaklığı söz konusu olsa da kaza mahallinde işveren otoritesinin kesilmesi, üçüncü kişi etkeni ve meydana gelen zarar ile olay arasindaki illiyet bağının yokluğu sebebiyle 5510 sayılı Kanun'un 13. maddesi kapsamında iş kazası olarak sayılmaması gerektiği kanaatine varıldığını, Kurumun dava açılmasına sebebiyet vermediğini, Kurum yönünden davanın reddedilmesi gerektiğini, ayrıca Kurum aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin de usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Sonuç
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, iş kazası olduğunun tespitine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı şirket vekili ve davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
11.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.