Boşanmış eşiyle fiili birliktelik iddiasıyla kesilen ölüm ve iş kazası aylıklarının yeniden bağlanması ile kurumun yersiz ödeme taleplerinin iptaline yönelik temyiz başvurusu.
Özet: Kurumun, babası vefat eden bir sigortalının boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı gerekçesiyle ölüm ve iş kazası/meslek hastalığı aylıklarını kesmesi ve geçmiş ödemeleri talep etmesi üzerine başlayan uyuşmazlıkta; sigortalının aylıklarının tekrar bağlanması ve kesilen birikmiş ödemelerin faiziyle iadesi talepleriyle kurumun yersiz ödenen meblağların tahsiline yönelik talepleri değerlendirilmiş, ilk derece mahkemesi ve istinaf mahkemesi sigortalı lehine karar vererek aylık kesme işlemini iptal etmiş, birikmiş aylıkların ödenmesine hükmetmiş ve kurumun alacak taleplerini reddetmiştir.

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2024/222 E., 2024/469 K.İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı-birleşen davada davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I.DAVA 1.Davacı-birleşen davalarda davalı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, babası ...'un vefatı sonrası ölüm aylığı ve iş kazası meslek hastalığı aylığı almaktayken eşi ... ile birlikte yaşadığından bahisle 2018 yılı Kasım ayından itibaren maaşlarının kesildiğini, Kurum işleminin hatalı olduğunu ileri sürerek, kesilen ölüm aylığı ve iş kazası meslek hastalığı aylıklarının tekrar bağlanması talebinin reddine ilişkin 14.01.2019 tarih ve ... sayılı Kurum işleminin iptaline, 2018 yılı Kasım ayından itibaren durdurulan ölüm aylıklarının tekrardan bağlanmasına, ölüm aylığı ve iş kazası meslek hastalığı aylıklarının durdurulması ve yeniden bağlanması tarihleri arasındaki ödenmesi gereken birikmiş aylıkların dava tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte ödenmesine, aylıkların kesildiği tarihe kadar Kurum tarafından yapılan maaş ve sağlık ödemelerinin yersiz olduğundan bahisle iadesine yönelik Kurum tahsilat işleminin ihtiyati tedbir yoluyla durdulmasına, ödenmesi gereken aylıklarla ilgili olarak HMK'nın 107.maddesi kapsamında fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, iş kazası meslek hastalığı aylığının durdurulduğu 2018 yılı Kasım ayı ile dava tarihi olan 06.03.2019 tarihleri arasındaki alacakları için şimdilik 100,00 TL, ölüm aylığının durdurulduğu 2018 yılı Aralık ayı ile dava tarihi olan 06.03.2019 tarihleri arasındaki alacakları için şimdilik 100,00 TL olmak üzere toplam 200,00 TL’nin tahsiline karar verilmesini istemiştir.2.Davalı-birleşen ... 2. İş Mahkemesinin 2020/151-2020/193 E.K. sayılı dosyasında davacı Kurum vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ...'un asıl davada açıklanan vakıadan dolayı 21.11.2016 - 23.10.2018 tarihleri arasında 11.028,02 TL yersiz olarak murisinden iş göremezlik (aylık maaş) aldığının tespit edilmesi üzerine, ... İcra Müdürlüğünün 2019/17631 E. sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine vaki itirazının iptaline karar verilmesini istemiştir. 3.Davalı-birleşen ... 1. İş Mahkemesinin 2020/280-2020/348 E.K. sayılı dosyasında davacı Kurum vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ...'un asıl davada açıklanan vakıadan dolayı 22.10.2013-24.11.2018 tarihleri arasında 24.408,23 TL yersiz olarak murisinden ölüm aylığı (aylık maaş) aldığının tespit edilmesi üzerine, ... İcra Müdürlüğünün 2019/8049 E. sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine vaki itirazının iptaline karar verilmesini istemiştir.4.Davalı-birleşen ... 1. İş Mahkemesinin 2020/281-2020/349 E.K. sayılı dosyasında davacı Kurum vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ...'un asıl davada açıklanan vakıadan dolayı 15.12.2008-15.09.2011 tarihleri arasında 2.799,78 TL yersiz olarak ilaç ve muayene kesintisinden yararlandığının tespiti üzerine, ... İcra Müdürlüğünün 2019/ E. sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine vaki itirazının iptaline karar verilmesini istemiştir. II.CEVAPDavalı-birleşen davalarda davacı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurum inceleme raporunda, davacı ...'un boşandığı eşi ile 22.06.2004 tarihinden itibaren fiilen birlikte yaşadığının tespit edilmesi üzerine aylıklarının iptali ve yersiz ödemelerin iadesi işlemlerinin yapıldığını, Kurum işlemlerinde hukuka aykırılık bulunmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.III.İLK DERECE MAHKEME KARARIİlk Derece Mahkemesinin 20.05.2021 tarih ve 2019/222 - 2021/224 E.K. sayılı kararıyla; A) Birleşen davaların ayrı ayrı reddine,B) Asıl davanın kabulü ile1-) Davacının kesilen ölüm aylığı ve iş kazası ve meslek hastalığı aylıklarının tekrar bağlanması talebinin reddine ilişkin 14.01.2019 tarih ve ... sayılı davalı Kurum işleminin iptaline,2-) Davacının 2018 yılı Kasım ayında durdurulan iş kazası ve meslek hastalığı aylığı ile 2018 yılı Aralık ayında durdurulan ölüm aylıklarının davalı Kurumca tekrar bağlanmasına,3-) Davacının ölüm aylığı ve iş kazası ve meslek hastalığı aylıklarının durdurulması ve yeniden bağlanması tarihleri arasındaki ödenmesi gereken birikmiş aylıkların dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı Kurum tarafından davacıya ödenmesine karar verilmiştir. IV.İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-birleşen davalarda davacı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 14.06.2023 tarih ve 2021/2262 - 2023/1425 E.K. sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı birleşen davalarda davacı Kurum vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine, Daire kararı ile "İnceleme konusu eldeki davada, her ne kadar Mahkemece yapılan yargılama ile asıl davanın reddine, birleşen davaların kabulüne karar verilmiş ise de hükmün eksik inceleme ve araştırma ile hatalı değerlendirmeye dayalı olduğu, dosya kapsamına göre, Kurum denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurlarınca düzenlenen tutanakların aksi sabit oluncaya kadar geçerli olduğu, aksinin ancak eş değer delillerle ispatlanması gerektiği, her ne kadar Mahkeme gerekçesinde, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/76-2004/87 E.K. sayılı dava dosyasında gerekçeli kararın 4 numaralı bendinde tarafların birlikte oturdukları ... köyünde bulunan müşterek hanenin bir odasının davacı ...'a verilmesine karar verildiği ve bu hususun Mahkeme kararı ile kurulmuş bir düzen olduğu belirtilmiş ise de, boşanma ilamındaki bu belirlemenin eldeki dava yönünden belirleyici olmadığı gibi, davacı ve eski eşinin boşandıkları dönemde birlikte yaşama olgusunun şüpheye yer bırakmayacak şekilde ortaya konulamadığı anlaşılmakla, yapılacak işin; uyuşmazlık konusu dönemde davacı ve boşandığı eşine ait adreslerde birlikte yaşayıp yaşamadıkları kolluk marifetiyle ayrıntılı araştırılmalı, söz konusu adreslerdeki komşular, mahalle muhtar ve azaları dinlenerek bilgi ve görgülerine başvurulmalı, ilgililerin telefon (GSM) abonelikleri ile banka kayıtları getirtilmeli, ... sisteminde kayıtlarda görülen adresler ilgili sağlık kuruluşlarından araştırılmalı, bu kapsamda uyuşmazlık konusu dönemde aynı hastanelerde muayene olup olmadıkları, tedavi görüp görmedikleri tespit edilmeli, böylelikle; dosya kapsamındaki tüm bilgi ve belgeler değerlendirilerek, boşanılan eşle eylemli olarak birlikte yaşama olgusunun gerçekleşip gerçekleşmediği, toplanan kanıtlar ışığında şüphe bırakmayacak şekilde ortaya konulduktan sonra hüküm kurulmalıdır." şeklindeki gerekçeyle hüküm bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Kararİlk Derece Mahkemesinin 24.12.2024 tarih ve 2024/222 - 2024/469 E.K. sayılı kararı ile bozma kararına uyularak yapılan yargılama, toplanan deliller, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacının 2004 yılında boşandığı, boşanma kararının 4 numaralı hükmüne göre daha önce birlikte oturdukları evin bir odasının davacıya verildiği, davacının ilerleyen süreçte Mahkeme kararıyla kendisine tahsis edilen bu odada davacıdan ayrı olarak yaşadığı, daha sonraki süreçte ise zaman zaman ...'de ikamet eden ablasının yanına ve ...'de yaşayan oğlunun yanına misafirliğe gittiği, köye geldiğinde ise yine kendisine tahsis edilen odada kaldığı, yargılama sürecinde dinlenen tanıkların tamamının davacının boşanmış olduğu eşi ile aynı evde yaşadığını, fakat bu ev içerisinde birlikte aynı odada değil farklı odalarda yaşadıklarını, davacının Mahkemece kendisine tahsis edilen odada ikamet ettiğini beyan ettikleri, bu haliyle her ne kadar aynı evde yaşasalar da davacı ile boşanmış olduğu eşinin farklı odalarda ikamet ettikleri, aralarında fiili birlikteliğin olmadığı, dolayısıyla boşanılmış eşle fiilen birlikte yaşama olgusunun oluşmadığı kanaatine varılarak, A-)Asıl dava yönünden davanın kabulü ile1-Davacının kesilen ölüm aylığı ve iş kazası ve meslek hastalığı aylıklarının tekrar bağlanması talebinin reddine ilişkin 14.01.2019 tarih ve ... sayılı davalı Kurum işleminin iptaline,2-Davacının 2018 yılı Kasım ayında durdurulan iş kazası ve meslek hastalığı aylığı ile 2018 yılı aralık ayında durdurulan ölüm aylıklarının davalı Kurumca tekrar bağlanmasına,3-Davacının ölüm aylığı ve iş kazası ve meslek hastalığı aylıklarının durdurulması ve yeniden bağlanması tarihleri arasındaki ödenmesi gereken birikmiş aylıkların dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı Kurum tarafından davacıya ödenmesine,B-)Birleşen ... 2. İş Mahkemesinin 2020/151 Esas sayılı dosyası yönünden davanın reddine,C-)Birleşen ... 1.İş Mahkemesinin 2020/280 Esas sayılı dosyası yönünden davanın reddine,D-)Birleşen ... 1.İş Mahkemesinin 2020/281 Esas sayılı dosyası yönünden davanın reddine, karar verilmiştir.VI. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı birleşen davalarda Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; 5510 sayılı Kanun'un 59. maddesi hükmüne göre, Kurumun denetim ve gözetim ile görevlendirilmiş memurları tarafından yapılan tespit ve düzenlenen raporların aksinin eşdeğer delillerle ispatlanması gerektiğini, davayı aydınlatma mütekabiliyetinden yoksun davacı-birleşen davalı taraf delil ve beyanları esas alınarak verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, hükmün bozulmasını istemiştir.B. Değerlendirme ve Sonuç1.Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, asıl davada ölüm aylığı ve iş kazası meslek hastalığı aylıklarının kesilmesine dair Kurum işleminin iptali ile aylığın yeniden bağlanması ve ödenmeyen aylıkların tahsiline, birleşen davalar da itirazın iptaline ilişkindir.2.İncelenen dosya kapsamına göre, her ne kadar bozma sonrası yapılan yargılama ile davacının GSM kullanmadığının tespit edildiği, davacı ve eski eşinin banka kayıtlarının getirtildiği, ancak aralarında herhangi bir para hareketinin olmadığının belirlendiği, dosya arasına alınan ... kayıtlarında davacı ve eski eşinin aynı günde ve aynı hastanede tedavi kaydına rastlanılmadığı, sadece ikisinin de 06.04.2011 tarihinde aynı eczaneden ilaç aldıkları ancak ilaçları kendilerinin almadığı ve kimin aldığı hususunun tespit edilemediği ve yargılama sürecinde dinlenen tanıkların tamamının davacının boşanmış olduğu eşi ile aynı evde yaşadığı fakat bu ev içerisinde birlikte aynı odada değil farklı odalarda yaşadıkları, davacının Mahkemece kendisine tahsis edilen odada ikamet ettiğini beyan ettikleri gerekçelerine yer verilerek asıl davanın kabulüne, birleşen davaların reddine karar verilmiş ise de, Kuruma yapılan ihbar üzerine düzenlenen 31.05.2018 tarih ve 2018/DD/55 sayılı Kurum inceleme raporunda şikayetçi ...'nın imzalı beyanında, ...’nın üvey amcası olduğunu, ...’nın aylık almak amacıyla eşinden boşandığını, eski eşi ... ile uzunca bir süredir ... köyü ... mevkii No:149 No:1-2 ...-... adresinde birlikte yaşadıklarını, boşandıklarını tüm çevrenin bildiğini, daire numaraları her ne kadar farklı olsa da her iki daireye de aynı kapıdan girildiğinin beyan edilmesi, giderek Kurum denetmenince ifadeleri alınan tanıkların Mahkemece alınan beyanlarında ifadelerinden döndüklerinin anlaşılması, 5510 sayılı Kanun'un Kurum denetleme ve kontrol yetkisi başlıklı 59. maddesinde "bu kanunun uygulanmasına yönelik işlemlerin denetimi, Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurları eli ile yürütülür ...", maddenin 2 nci fıkrasında "Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurlarına görevleri sırasında tespit ettikleri kurum alacağını doğuran olay ve bu olaya ilişkin işlemler, yemin hariç her türlü delile dayandırılabilir. Bunlar tarafından düzenlenen tutanaklar aksi sabit oluncaya kadar geçerlidir.." şeklindeki düzenleme karşısında, Kurum denetmen tutanağının aksi somut olayda ispat edilemediğinden, asıl davanın reddine, birleşen davaların kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.VII. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,Üye ...'ın muhalefetine karşı, Başkan ... ve Üyeler ..., ... ve ...'ün oyları ve oy çokluğuyla,11.11.2025 tarihinde karar verildi. KARŞI OY GEREKÇESİ 1. Somut uyuşmazlıkta, davacı kadın eşinden 2004 yılında eşinden boşanmıştır. Davacı kadına ölen babasından dolayı bağlanan yetim aylığı 2018 yılında yapılan denetim sonrası eşi ile birlikte yaşadığı gerekçesi ile 2008-2019 yılları için 5510 sayılı Kanunun 56. maddesi uyarınca ödenen aylıkların yersiz ödendiği gerekçesi ile borç çıkarılmıştır. 2. Dairemizin 07.10.2021 tarih ve 2021/7072 Esas, 2021/11762 Karar sayılı ilamında yazılan karşı oy gerekçelerimde belirttiğim gibi davacı boşandığında 506 sayılı kanun yürürlüktedir. 5510 sayılı kanunun 5754 sayılı kanunun 68. Maddesi ile değişik geçici 1. Maddesi uyarınca kesilmede 506 sayılı kanun uygulanmalıdır. Anılan kanunda ise boşanılan eş ile birlikte yaşama olgusu bir kesilme nedeni olarak düzenlenmemiştir. 5510 sayılı kanunun 01.10.2008 tarihinden önce gerçekleşen boşanma olgusuna uygulanması olanağı, önceye etki yasağı nedeni ile olanaklı değildir. 3. Çoğunluğun önceye etki yasağı ilkesine aykırı olarak, lafzi yorum ve sigortalı aleyhine yorumu benimseyerek, sonradan gerçekleşip gerçekleşmediği araştırılarak salt birlikte yaşama ve boşanan eşin desteğini alma koşulunu yeterli kabul etmesi, Kanunun ve Anayasa Mahkemesinin iptal kararının gerekçelerine aykırıdır. 4. Açıklanan bu gerekçelerle mahkeme kararının bu gerekçe ile onanması gerekirken, fiili birlikteliğin araştırmasına yönelik bozulması görüşüne katılınmamıştır.