Çalışanın sigortasız ve eksik bildirilen hizmet sürelerinin tespiti davasında, Yargıtay bozma kararı sonrası yapılan yargılama süreci ve delillerin değerlendirilmesi.
Özet: Davacı tarafından, davalı şirkette uzun yıllar sigortasız veya eksik sigortalı çalıştığı iddiasıyla açılan hizmet tespiti davasında, ilk derece mahkemesinin kısmen kabul kararı istinafta onaylanmasına rağmen, Yargıtayca eksik inceleme gerekçesiyle bozulmuş; bozma sonrası yapılan yargılamada davacının 2014 öncesi çalışmalarının yeterli delille ispatlanamadığı, 2014 sonrası döneme ilişkin ise bordro tanıklarının ifadeleriyle çalışma olgusunun desteklendiği, ancak davalının mevsimsel ve Ramazan aylarıyla sınırlı çalışma iddialarının tanık beyanlarıyla çeliştiği tespit edilerek verilen kararın temyizi aşamasına gelinmiştir.
10. Hukuk Dairesi         2025/9642 E.  ,  2025/15074 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

SAYISI : 2024/162 E., 2025/118 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, davalı şirketin işlettiği "... Mesire" isimli yerde 05.12.1994–31.05.2016 tarihleri arasında sürekli ve kesintisiz çalıştığını, ancak sigorta primlerinin eksik yatırıldığını ileri sürerek, davacının Kuruma bildirilmeyen sürelerdeki çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiş, 14.08.2017 tarihli dilekçesi ile ...'ın dahili davalı olarak davaya dahil edilmesini istemiştir.
II.CEVAP
Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; davalıya ait iş yerinin 1998 yılında kurulduğunu, daha önce Belediye tarafından işletilmekte olan ... Mesire alanının Belediyeden kiralanıp işletilmeye başlandığını, tesisin Nikah Sarayı haricinde sadece yaz aylarında faaliyet gösterdiğini, dolayısıyla burada istihdam edilen işçilerin de sadece yaz aylarında çalıştığını, davacının 2014, 20 15... yıllarında sadece Ramazan aylarında haftalık ücret alarak çaycı olarak çalıştığını ve iddia edilenin aksine toplamda 3 aylık çalışmasının bulunduğunu, davacının davalı iş yerinde işe başlamadan önce iş yeri yetkililerinden Yeşil Kart sahibi olduğunu, sosyal yardım aldığını, kendisinin emekli olmasının zaten mümkün olmadığını, bu sebeple haftalık maaşının fazla olmasını talep ettiğini, şirketçe de kendisine olması gerekenden bir miktar fazla haftalık ücret ödemesi yapıldığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; çalışma olgusunun yöntemince ispatlanması gerektiğini belirterek, davanın reddini istemiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 06.04.2022 tarih ve 2022/44 - 2022/104 E.K. sayılı kararıyla;
Davanın kısmen kabulü ile
Davacının davalı ... Tic. Ltd. Şti.'nin ... sicil numaralı iş yerinde 01.01.2014-01.05.2016 tarihleri arasında 841 gün asgari ücret ile hizmet akdine dayalı sigortalı olarak çalıştığının tespitine,
Fazlaya ilişkin talebin reddine,
Dahili davalı ...'a karşı açılan davanın reddine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı, davalı şirket ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 07.03.2023 tarih ve 2022/2640 - 2023/566 E.K. sayılı Kararı; istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı, davalı şirket ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine, Daire kararı ile "... hükmün eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olduğu, somut olayda, davalı iş yerine ait tüm dönem bordroları getirtilmeli, özellikle hizmetin başlangıcının tespiti yönünden ihtilaflı dönemin tamamında kayıtlı bulunan tarafsız bordro tanıkları dinlenmeli, beyanlar arasındaki çelişkiler giderilmeli, re'sen araştırma ilkesi doğrultusunda Sosyal Güvenlik Kurumu, belediye, zabıta, maliye, meslek odası aracılığı ve muhtarlık marifetiyle davalı iş yerine komşu iş yerleri ayrıntılı bir şekilde araştırılmalı, iş yerlerinin uyuşmazlık konusu dönemde çalıştığı tespit edilen kayıtlı çalışanları, yoksa iş yeri sahipleri tespit edilerek, davacının çalışmasının niteliği ve süresine ilişkin bilgi ve görgülerine başvurulmalı, davanın nitelikçe kamu düzenini ilgilendirdiği nazara alınıp araştırma genişletilerek, oluşacak sonucuna göre karar verilmelidir." şeklindeki gerekçeyle hüküm bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar
İlk Derece Mahkemesinin 17.04.2025 tarih ve 2024/162 - 2025/118 E.K. sayılı kararı ile bozma kararına uyularak yapılan yargılama, toplanan deliller, bilirkişi raporu ve tanık beyanları birlikte değerlendirildiğinde, davacının 01.01.2014 öncesi davalı şirket nezdinde çalıştığı hususunun şüpheden uzak inandırıcı deliller ile ispat edilemediği, 01.01.2014 sonrası ise bozma kararı öncesi dinlenen bordro tanıkları ... (04.05.2007'den beri çalışıyor) ile ...'nin (08.02.2005 - 29.02.2016 arası davalı çalışanı) kendileri çalışmaya başladıklarında davacının çalışmadığını ve 2014'den itibaren çalışmasına şahit olduklarını beyan ettikleri, yine bordro tanığı ... tarafından davacı ile önceden Cadde Bozacısında birlikte çalıştıklarının beyan edildiği, her ne kadar davalı tarafından aşamalarda davacının 2014-20 15... yıllarında Ramazan ayında çalıştığı beyan edilmiş ise de, yine tanıkların beyanlarından iş yerinin sadece Ramazan ayında değil çay ocağının yılın tamamında faaliyet gösterdiğinin anlaşıldığı gerekçeleriyle, davanın kısmen kabul ve kısmen reddi ile 1-Davacının davalı ... Tic. Ltd. Şti.'nin 1 ... sicil numaralı iş yerinde 01.01.2014-01.05.2016 tarihleri arasında 841 gün asgari ücret ile hizmet akdine dayalı sigortalı olarak çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
Dahili davalı ...'a karşı açılan davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olduğunu, tanık beyanları arasındaki çelişkilerin giderilmediğini, lehe tanık ifadelerinin değerlendirilmediğini, bilirkişi raporuna itirazların dikkate alınmadığını, Yargıtay bozma kararının gereklerinin yerine getirilmediğini, kararın haksız ve hukuka aykırı verildiğini belirterek, temyiz incelemesi sonucu bozulmasını istemiştir.
Fer'i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; çalışma olgusunun yöntemince ortaya konulamadığını, tanık beyanlarının hüküm kurmaya yeterli ve elverişli olmadığını, davanın reddi gerekirken kısmen kabulünün hatalı olduğunu belirterek, kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Sonuç
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir.
Davanın yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçiş hükümlerini içeren geçici 7. maddesi gereğince 506 sayılı Kanun'un 79/10. ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9. maddeleri olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır.
Hizmet tespiti davalarının amacı hizmetlerin karşılığı olan sosyal güvenlik haklarının korunmasıdır. Hizmet akdine dayalı çalışma olgusunun ispatında delil sınırlandırması yoksa da davacının Kurum sicil dosyası, iş yeri özlük dosyası temin edilip iş yerinin kanunun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlendikten sonra iddia edilen çalışmanın başlangıç ve bitiş tarihleri, hangi iş yerinde ne iş yapıldığı, iş yerinin kapsam, kapasite ve niteliği, prime esas kazanca tabi ücretin ne olduğu, çalışmanın sürekli, kesintili, mevsimlik olup olmadığı eksiksiz bir şekilde açıklığa kavuşturulmalıdır.
Taraf tanıklarının sözleri değerlendirilirken bunların inandırıcılığı üzerinde durulmalı, verdikleri bilgilere nasıl vakıf oldukları, işveren ve işçiyle, iş yeriyle ilişkileri, bazen uzun yılları kapsayan bilgilerin insan hafızasında yıllarca eksiksiz nasıl taşınabileceği düşünülmeli ve tanıklar buna göre dinlenilmeli, re’sen araştırma kapsamında sadece taraf tanıkları ile yetinilmeyip mümkün oldukça iş yerinin müdür, amir, şef, ustabaşı ve postabaşı gibi görevlileri ve o iş yerinde çalışan öteki kişiler ile o iş yerine komşu ve yakın iş yerlerinde bu yeri bilen ve tanıyanlar dahi dinlenerek tanık beyanlarının sağlığı denetlenmeli ve çalışma olgusu böylece hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde belirlenmelidir.
İnceleme konusu eldeki davada, davacı, davalı şirketin işlettiği iş yerinde 05.12.1994– 31.05.2016 tarihleri arasında sürekli ve kesintisiz çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiş, Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmediğinden, hüküm eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır.
Somut olayda, bozma sonrası yapılan yargılama sırasında dinlenen bordro tanığı ...'ın (davalı şirket iş yerinden 17.03.2004-29.02.2008 tarihleri arasında bildirimi var), bordro tanığı ...'nun (davalı şirket iş yerinden 26.08.2000-25.07.2007 tarihleri arasında bildirimi var), bordro tanığı ...'ın (davalı şirket iş yerinden 20.07.1998-01.05.1999 tarihleri arasında bildirimi var), bordro tanığı ...'in (davalı şirket iş yerinden 01.10.2003-20.02.2005 tarihleri arasında bildirimi var) davacıyı tanıdıklarını ve birlikte çalıştıklarını beyan ettiklerinin anlaşılması karşısında adı geçen tanıkların ifadelerinin neden değerlendirilmediğinin gerekçelendirilmediği, beyanları alınan tanık ifadeleri arasındaki çelişkilerin giderilmediği, özellikle hizmetin başlangıcının tespiti yönünden yapılan belirlemenin yetersiz olduğu anlaşılmaktadır.
Yapılacak iş; somutlaştırma yükümlülüğü kapsamında davacının beyanı alınmak suretiyle kimlerle birlikte çalıştığı sorulmalı, bu kişilerin tespiti ile davacının çalışması ve süresi yönünden bilgi ve görgülerine başvurulmalı, davalı şirketin bulunduğu mesire yerinde ayrıntılı kolluk araştırması yapılarak uyuşmazlık konusu dönemde çalıştığı tespit edilen kayıtlı komşu iş yeri çalışanları, yoksa iş yeri sahiplerinin davacının çalışması ve süresine ilişkin olarak yöntemince beyanları alınmalı, tanık beyanları arasındaki çelişkiler giderilmeli, böylelikle çalışmanın niteliği, süresi ve hizmetin başlangıcı hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine,
11.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.