Kooperatiften satın alınan bağımsız bölümün tapu kaydının sahte belgelerle iptali sonrası, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 1007. maddesi uyarınca tazminat talepli dava sürecinde Yargıtayın bozma kararı.
Özet: Davacı, kooperatif temsilcilerinden satın aldığı bağımsız bölümün tapu kaydının sahte belgelere dayalı satış iddiasıyla iptal edilmesi üzerine, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 1007. maddesi uyarınca uğradığı zararın tazminini talep etmiş; mahkemece davanın ilk başta reddedilmesine rağmen, Yargıtay tarafından tapu sicilinin tutulmasındaki hatayla zarar arasındaki illiyet bağının araştırılması gerektiği belirtilerek karar bozulmuş, bozma sonrası kısmen kabul edilen hüküm ise bu kez hem davacı hem de davalı vekillerince, özellikle tazminat miktarının belirlenmesi metodolojisi başta olmak üzere çeşitli yönlerden temyiz edilmiştir.
5. Hukuk Dairesi         2025/10980 E.  ,  2025/14993 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2024/357 Esas, 2025/318 Karar
DAVA TARİHİ : 18.12.2014
KARAR : Kabul
Taraflar arasındaki uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 462 64... parselde bulunan A blok 2 numaralı bağımsız bölümü Kooperatif temsilcilerinden satın aldığını, Kooperatif yetkilileri tarafından açılan Sincan Asliye Ticaret Mahkemesinin 2008/89 Esas sayılı dosyasında tapu kaydının iptaline karar verildiğini öne sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 120.000,00 TL'nin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; aynı Kooperatife ait bir başka kat mülkiyetinde bulunan taşınmazların satışı ile ilgili olarak açılan 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesine dayalı tazminat davasının reddedildiğini ve ret kararının onandığını, dava konusu taşınmaz ile emsal dosyada belirlenen taşınmazlar aynı nitelikte olduğundan davacının davasının usulden ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 24.03.2016 tarihli ve 2014/331 Esas, 2016/71 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonucunda; ... Kooperatifi adına tapuda kayıtlı 462 64... parsel sayılı taşınmazın A Blok 2 nolu bağımsız bölümünün, sahte belgeler ile ...'a satıldığının iddia edildiği, arsa sahibi kooperatif tarafından ... aleyhine açılan sahte satış iddiasına dayalı tapu iptali ve tescil davasının Sincan Asliye Ticaret Mahkemesinin 2008/89 Esas, 2009/105 Karar sayılı kararı ile kabul edildiği, aynı taşınmaz hakkında başka bir bağımsız bölümü aynı şekilde satın alan kişilerin açmış olduğu tazminat davasının da Sincan 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/131Esas, 2013/98 Karar sayılı kararı kabul edildiği ve Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 2013/21530 Esas, 2014/6389 Karar sayılı kararı ile onanarak kesinleştiği, davaya konu sahte satış işlemlerinin Sincan Ağır Ceza Mahkemesinin 2007/124 sayılı dosyasında yargılamaya konu olduğu ve bir kısım sanıklar hakkında mahkumiyet, bir kısmı hakkında beraat kararları verildiği, hükmün henüz kesinleşmediği, aynı taşınmazın başka bağımsız bölümleri ile ilgili olarak; gerçek vekaletnameye dayalı satışların da bulunduğu, mahkemenin gerekçesinde söz ettiği Sincan Asliye Ticaret Mahkemesinin 2008/89 Esas sayılı dosyasının gerçek satışlarla ilgili olduğu, ancak sözleşme şartlarına uymama nedeniyle davanın açıldığı bu durumda mahkemece Sincan Ağır Ceza Mahkemesi dosyası da getirtilmek suretiyle, çekişmeli A Blok 2 nolu bağımsız bölümün sahte vekâletname ile satışa konu olup olmadığının araştırılması, tapu müdürlüğü görevlileri hakkında mahkumiyet kararları bulunup bulunmadığının belirlenmesi, buna göre, davanın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde delillerin değerlendirilmesinde hataya düşülerek, zararla tapu sicilinin tutulması arasında illiyet bağı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmeyerek kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar
Mahkemenin 05.12.2017 tarihli ve 2017/6 Esas, 2017/415 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
yapılacak yapıların ise değerlendirme tarihindeki Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca yayımlanan resmi birim fiyatları ve yapı maliyetleri hesaplarını gösteren listelere göre 30.06.2003 tarihli kat irtifakının kurulması sırasında esas alınan mimari projede belirtilen özellikleri dikkate alınarak yapıların bedeli belirlenip, arsa bedeli ile yapı değerleri toplanıp tazminat istemine konu bağımsız bölümün tapu kaydında yazılı olan arsa payına oranlanmasıyla o bağımsız bölümün değerlendirme tarihindeki değerinin belirlenmesi gerektiğinden taraflara 462 64... parsel sayılı taşınmaz ile aynı bölgeden, bulunamaması halinde yakın bölgelerden ve değerlendirme tarihinden önce ve yakın tarihli satışı yapılan benzer nitelikli ve yüzölçümlü satışları bildirmeleri için olanak tanınması, gerekli görülürse resen emsal getirtme yoluna gidilmesi, 462 64... parsel sayılı taşınmaza ilişkin kat irtifakının kurulduğu 30.06.2003 tarihinde esas alınan mimari projenin Belediye Başkanlığından getirtilmesi, yukarıda açıklanan şekilde tazminat istemine konu bağımsız bölümün anılan mimari projedeki özellikleri, bedelin tespitinde etkili olacak diğer objektif ölçüler ve bağımsız bölümün inşa edilmemiş oluşu da gözetilerek davacının değerlendirme tarihi itibarıyla gerçek zararının tespit ettirilip sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir.
D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Üçüncü Karar
Mahkemenin 11.03.2023 tarihli ve 2022/246 Esas, 2023/19 Karar sayılı kararı ile bozma kararı gereğince inceleme ve işlem yapılarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
E. Üçüncü Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dava konusu taşınmaz ile emsalin üstün eksik yanları tek tek karşılaştırılarak kıyaslama yapılması gerekirken, hükme esas alınan bilirkişi raporunda 8 adet taşınmaz satışının emsal alındığı belirtilerek soyut ifadelerle değer biçilmesi doğru olmadığı gibi dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazların kadastro veya imar parseli olup olmadığı ve emlak vergisine esas metrekare birim değerlerinin Tapu Müdürlüğü ve Belediyeden sorularak raporun denetlenmesi gerekirken açıklanan yönlerden bilirkişi raporunda belirlenen tespitlerle yetinilmesi de doğru görülmemiş, ayrıca dava konusu bağımsız bölüme ..., ... ve ... Bakanlığınca yayımlanan ve değerlendirme tarihine ait Yapı Yaklaşık Birim Maliyetleri Hakkındaki Tebliğe göre belirlenecek yapı sınıflarına uygun birim fiyatları ve yaşları belirlenip buna göre yıpranma payı düşülerek değer biçilmesi gerekirken, yapı bedelinin dava tarihine endekslenmesi suretiyle hesap yapan rapor doğrultusunda yazılı şekilde karar verilmesi hatalı görülerek ve Hazinenin usuli kazanılmış hakkı gözetilerek karar verilmesi gerektiğinden mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
3. Dairemiz bozma kararına karşı davacı vekilince karar düzeltme talebinde bulunulmuştur.
4. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; Mahkemenin 05.12.2017 tarihli kararının davacı vekili tarafından da süresi içerisinde temyiz edilmiş olmasına rağmen, Dairece maddi hata sonucu, bozma kararında sadece davalı Hazine vekilinin temyiz talebinde bulunduğu belirtilerek hükmün bozulmuş olduğu, maddi hataya dayalı olarak davacı vekilinin temyiz isteminde bulunmuş olduğunun bozma kararına yazılmamış olmasının, davalı Hazine lehine usuli müktesep hak oluşturmayacağı bu defa yapılan incelemede anlaşıldığından davacı vekilinin karar düzeltme isteminin temyiz talebi olarak kabulü ile usuli kazanılmış hakka ilişkin bent çıkartılmak suretiyle bozma ilamımızdaki gerekçelerle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
F. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma kararı gereğince inceleme ve işlem yapılarak davanın kabulüne, tespit edilen bedelin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, bozma ilamına yeterince riayet edilmediğini, somut emsal satışların pay satışı ve bedeller arasında fahiş fark bulunduğunu, kıyaslamanın tek tek yapılmadığını, %10 oranında yıpranma payı düşülmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
2. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesinin uygulanma koşullarının bulunmadığını, Hazinenin sorumluluğuna ilişkin ıslah talebine itirazlarının gözetilmediğini, illiyet bağının kesildiğinin kabul edilmesi gerektiğini, ceza davasının zamanaşımı nedeniyle düştüğünü ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3 üncü maddesi gereği yürürlükte bulunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Davalı Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
20.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.