Kadastro mahkemesinin zilyetlik yoluyla tapusuz taşınmaz tescili talebiyle ilgili kısmen kabul kararının onanmasına yönelik karar düzeltme incelemesi.
Özet: Taraflar arasında tapusuz taşınmazların kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla davacı adına tescili istemiyle başlayan ve kadastro çalışmalarıyla kadastro mahkemesine intikal eden davada, ilk derece mahkemesince yapılan yargılamada, belirli parsellerin davacı adına tesciline, diğerlerinin ise Hazine adına tesciline karar verilmiş; bu kısmi kabul hükmünün Yargıtay tarafından onanması üzerine, davacı ve Hazine vekilleri tarafından anılan onama kararının düzeltilmesi talep edilmiştir.

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2019/2 E., 2021/130 K.Taraflar arasında tescil talepli olarak görülürken, dava konusu taşınmazlar hakkında tutanak düzenlenmesi nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarılan davada yapılan yargılama sonucunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Kararın, davacı vekili, davalılar Hazine vekili ve Orman İdaresi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 20.01.2025 tarihli ve 2022/2352 Esas, 2025/317 Karar sayılı ilâmı ile İlk Derece Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmiştir.Davacı vekili ve davalı Hazine vekili tarafından Dairemizce verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R ... ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında 2016 yılında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun geçici 8.maddesi uyarınca yapılan kadastro sırasında, 1 03... parsel sayılı 17.459,42 metrekare yüzölçümündeki ve sayılı 1 03... parsel sayılı 8.974,07 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduklarından bahisle malik haneleri açık bırakılmak suretiyle kadastro tutanakları Kadastro Mahkemesine gönderilmiştir.Davacı vekili, Asliye Hukuk Mahkemesine sunduğu 14.01.2013 tarihli dava dilekçesinde özetle; ... köyünde kain dilekçeye ekli krokide koordinatlarını gösterdiği 3 adet taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, müvekkili lehine kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğunu belirterek, taşınmazların davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar cevaplarında; davanın reddini savunmuşlardır. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne, ... ili ... ilçesi ... köyünde bulunan ve 29.08.2013 tarihli kadastro bilirkişi raporuna ekli krokide (8) numara ile gösterilen ve koordinatları belirtilen 16.036,913 m²lik taşınmaz ile (23) numara ile gösterilen ve koordinatları belirtilen 9.070,435 m²lik taşınmazın yeni parsel numarası verilmek suretiyle davacı adına tapuya tesciline, aynı bilirkişi raporuna ekli krokide (5) numara ile gösterilen ve koordinatları belirtilen 17.139,63 m²lik taşınmaz yönünden ise davanın reddine karar verilmiş; hükmün, davacı vekili, davalılar Hazine vekili ve Orman İdaresi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 20.Hukuk Dairesinin 25.09.2018 tarihli ve 2018/1940 Esas ve 2018/5928 Karar sayılı ilâmıyla; "Somut olayda davacının Medenî Kanunun 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tescili istemi ile dava açtığı, yargılama devam ederken talep ettiği taşınmazlar hakkında kadastro tutanağı düzenlendiği ve bilirkişi raporlarında 5 no ile belirtilen taşınmazın 1 01... parsel; 8 nolu taşınmazın 1 03... parsel; 23 nolu taşınmazın ise 1 03... parsel sayılı taşınmaz sınırları içerisinde kaldıklarının anlaşıldığı, kadastro tutanağı düzenlendiği an görevli mahkemenin kadastro mahkemesi olacağından dosyanın görevli kadastro mahkemesine aktarılması gerektiği, bu nedenle mahkemece görevsizlik kararı verilerek dosyanın görevli kadastro mahkemesine gönderilmesi" gereğine değinilerek, İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.Asliye Hukuk Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davada Kadastro Mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. İlk Derece (Kadastro) Mahkemesince ara kararla; tescil davasında alınan bilirkişi raporunda (5) numara ile gösterilen taşınmaz hakkında tefrik kararı verilmiş, diğer dava konusu yerlerle ilgili olarak yapılan yargılama sonunda ise; "Bilirkişi raporları doğrultusunda 1 03... parselin zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olduğu ve davacı lehine zilyetlikle kazanım koşullarının oluştuğu, 16 parsel (sonradan ifrazla 34-35 parsel olan) sayılı taşınmazla ilgili ise, zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olmadığı ve davacı lehine zilyetlikle kazanım koşullarının oluşmadığı" gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, dava konusu 1 03... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespit tutanağının aynı vasıf ile boş olan malik hanesinin davacı ... olarak doldurulmasına, 1 03... parsel sayılı taşınmazın (ifrazen 1 03... ve 35 sayılı parseller) kadastro tespit tutanağının aynı vasıf ile boş olan malik hanesinin davalı Hazine olarak doldurulmasına karar verilmiş; hükmün, davacı vekili, davalılar Hazine vekili ve Orman İdaresi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 20.01.2025 tarihli ve 2022/2352 Esas, 2025/317 Karar sayılı ilâmıyla İlk Derece Mahkemesi kararı onanmıştır. Davacı vekili ve davalı Hazine vekili tarafından bu defa, onama ilâmına yönelik olarak karar düzeltme isteminde bulunulmuştur.Dava konusu taşınmazların bulunduğu yerde orman kadastrosu 2015 yılında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) Ek-5. maddesi uyarınca yapılmıştır. 1.Dosya muhtevasına, dava evrakı ile tutanaklar münderecatına, Yargıtay ilâmında açıklanan gerektirici sebeplere göre yerinde olmayan ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 440.maddesinde yazılı hallerden hiçbirisine uymayan davacı vekilinin 1 03... parsel (ifrazen oluşan 34-35 parsel) sayılı taşınmaza ilişkin karar düzeltme isteminin reddine, davalı Hazine vekilinin ise aşağıdaki bendin dışındaki sair karar düzeltme taleplerinin reddine karar vermek gerekmiştir. 2.Davalı Hazine vekilinin 1 03... parsele ilişkin karar düzeltme istemlerine gelince; İlk Derece Mahkemesince 1 03... parselin orman sayılmayan yer olduğu ve zilyetlikle kazanım koşullarının davacı lehine oluştuğu gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmak için yeterli bulunmamaktadır. Şöyle ki; hükme esas alınan 23.08.2021 tarihli orman bilirkişi ... tarafından düzenlenen raporda 1 03... parselle ilgili 1978 yılı hava fotoğrafı üzerinde değerlendirme yapılmış, en eski tarihli hava fotoğrafı olan 1951 tarihli fotoğraf üzerinde değerlendirme yapılmamış ve taşınmazın 1978 tarihli hava fotoğrafına göre orman sayılmayan yerlerden olduğu bildirilmiştir. Yine bozma ilâmı sonrası aldırılan 18.02.2020 tarihli orman bilirkişisi ... tarafından düzenlenen raporda ise 1951 tarihli hava fotoğrafında 1 03... parselin kendisinde ve çevresinde orman ağaçlarının bulunduğu ve yerin orman alanı olarak gözüktüğü bildirilmiş olup, bu durum her iki rapor arasında çelişki oluşturmuştur. Kaldı ki, hükme esas alınan 1978 tarihli hava fotoğrafına göre -fotoğrafın en eski tarihli olmaması nedeniyle- dava konusu taşınmazın hukuki durumu belirlenemez. Ayrıca, bozma ilâmı öncesi geri çevirme ile aldırılan 21.03.2018 havale tarihli fen ve orman bilirkişi ek raporunda 1955 yılı hava fotoğrafı incelenmiş ve bu rapora göre de dava konusu 23 numara ile gösterilen taşınmazın orman vasfını taşıdığı belirtilmiş, söz konusu rapor ekine bakıldığında; yapılan gösterimde 23 numaralı taşınmaz ile diğer dava konusu taşınmazlar arasındaki mesafenin çok az olduğu, ancak mevcut kadastro paftası incelendiğinde ise; 1 03... parsel ile 1 03... parsel arasındaki mesafenin, anılan hava fotoğrafında ve bozma öncesi hükme esas alınan fen raporunda gösterilen dava konusu taşınmazlara göre daha fazla olduğu görülmüş, bu durum da tescil davasında dava konusu olan 23 numaralı taşınmaz ile kadastro sırasında tespit gören 1 03... parselin aynı yerler olup olmadığı konusunda tereddüte neden olmuştur. Bu şekilde eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilemez. Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince doğru sonuca ulaşılabilmesi için, tescil davasında dava konusu olarak gösterilen 23 numaralı taşınmaz ile 1 03... parselin aynı yer olup olmadığı belirlenerek, yöreye ait dosya arasında bulunan 1951 tarihli hava fotoğrafı ile komşu parsellere ait kadastro tutanakları, tutanaklar kesinleşmiş ise tapu kayıt örnekleri ve tapu kayıtları hükmen oluşmuş ise mahkeme karar örnekleri ve varsa ilgili Yargıtay ilamlarının örnekleri ilgili yerlerden getirtilip, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan, aynı köyde ve komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek ayrı ayrı 3’er kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ile bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi bilirkişisi, bir fen bilirkişisi ve bir jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişisinin katılımıyla yeniden keşif yapılmalıdır. Keşifte, dosya arasında bulunan ve getirtilen belgeler dava konusu taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle, taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 47 85... sayılı Kanunlar karşısındaki durumu saptanmalı; zilyetlikle ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; keşifte, hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler fen, jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişileri ile orman bilirkişisi eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) hava fotoğrafının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de hava fotoğrafı ölçeğine (Net-Cad veya benzeri programlar kullanılarak) denetime elverişli olacak şekilde çevrildikten sonra komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, dava konusu taşınmaz çevre parsellerle birlikte hava fotoğrafı üzerinde gösterilmeli, taşınmazın gerçek eğimi klizimetre aletiyle ölçülerek dosya arasındaki memleket haritalarındaki münhanilerden (yükseklik eğrilerinden) de faydalanılmak suretiyle belirlenmeli; stereoskopik hava fotoğraflarının stereoskop vasıtasıyla üç boyutlu incelemesi yapılarak temyize konu taşınmazın niteliği, üzerindeki bitki örtüsünün cinsi, yaşı, dağılımı, kapalılık oranının açıklandığı ve dava konusu taşınmazın 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 17/2. maddesinde belirtilen orman içi açıklık vasfında olup olmadığını belirten, müşterek imzalı şekilde, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli ve dosyadaki belgeler ile karşılaştırıldığında denetime elverişli rapor alınmalı ve dava konusu taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığı tereddüte mahal bırakmayacak şekilde belirlenerek sonucuna göre hüküm kurulmalıdır. Kabule göre de; 2021 yılında yapılan keşifte mahalli bilirkişilerce 1 03... parselin suların yükselmesi sonrası baraj gölü suları altında kalacağını belirttikleri, taşınmazın sular altında kaldığının anlaşılması durumunda İlk Derece Mahkemesince bu nitelikteki yerlerin 3402 sayılı Kanun'un 16/C maddesi uyarınca tescilinin mümkün olmadığı göz önüne alınarak, mülkiyetin tespiti ile yetinilip, taşınmazın tespit dışı bırakılmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması da isabetsizdir. İlk Derece Mahkemesi kararının 1 03... parsel yönünden yukarıda belirtilen gerekçeyle bozulması gerekirken, maddi hataya dayalı olarak onandığı anlaşılmakla, Dairemizin onama ilâmının anılan parsel yönünden kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının 1 03... parsel yönünden bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin karar düzeltme isteminin REDDİNE, davalı Hazine vekilinin ise sair karar düzeltme istemlerinin REDDİNE,Davalı Hazine vekilinin karar düzeltme isteminin (2) numaralı bentte yazılı nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile Dairemizin 20.01.2025 tarihli ve 2022/2352 Esas, 2025/317 Karar sayılı onama ilâmının 1 03... parsel yönünden KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi uyarınca 1 03... parsel yönünden BOZULMASINA, 1086 sayılı Kanun'un 442. maddesi uyarınca takdiren 3.330,00 TL para cezasının karar düzeltme isteyen davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,Davacıdan alınan 1.283,10 TL peşin harcın karar düzeltme ret harcına mahsubuna,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 18.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.