Kadastro tespitine itiraz davasında, Hazine ve Orman İdaresinin orman vasfı iddialarının reddiyle, taşınmazların davalılar adına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğiyle tesciline dair kararın Bölge Adliye Mahkemesince onanmasının temyiz incelemesi.
Özet: Hazine ve Orman İdaresinin, şahıslar adına tespit edilen iki parselin önceki vasfının orman veya devletin hüküm ve tasarrufunda olduğunu ileri sürerek tescilin iptali talebiyle açtığı kadastro tespitine itiraz davasında; ilk derece mahkemesi ve bölge adliye mahkemesi, yapılan keşifler, bilirkişi raporları ve zilyetlik koşullarının gerçekleştiği gerekçeleriyle taşınmazların öncesinin orman olmadığı, üzerindeki ağaçların insan eliyle dikildiği ve bu nedenle fiili orman niteliğinde bulunmadığı tespit ederek davacı ve müdahil iddialarını reddetmiş ve taşınmazların tespitteki gibi tapuya tesciline karar vermiş olup, bölge adliye mahkemesinin bu kararı Orman İdaresi tarafından temyiz edilmiştir.
8. Hukuk Dairesi         2024/2761 E.  ,  2025/6756 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/806 E., 2023/1362 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Niksar Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2020/1 E., 2022/16 K.
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı Hazine vekili ve asli müdahil Orman İdaresi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asli müdahil Orman İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
... ili ... ilçesi .../... Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) geçici 8. maddesi uyarınca yapılan kadastro sırasında, 4 06... parsel sayılı 664,42 m² yüzölçümündeki taşınmaz, hibe ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle bahçe vasfıyla ... ve müşterekleri adına; 4 06... parsel sayılı 2.717,09 m² yüzölçümündeki taşınmaz, irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla vasfıyla ... ve müşterekleri adına tespit edilmiştir.
Davacı Hazine vekili asıl ve birleşen dosyada sunmuş olduğu dava dilekçelerinde; dava konusu 4 06... ve 9 parsel sayılı taşınmazların davalılar adına tespit edildiğini, orman sınırları dışına çıkarılan, yıllardır kullanılmayan, imar ve ihya edilmeyerek zilyetlik şartlarını kaybeden, ayrıca evveliyatı orman olup Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmazların Hazine adına tespit edilmesi gerektiğini, taşınmazların imar sınırları içinde kaldığından imar ihya suretiyle zilyetlikle kazanılmasının da mümkün bulunmadığını ileri sürerek, taşınmazların Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Asli müdahil Orman İdaresi vekili 13.01.2020 tarihli müdahale dilekçesinde; dava konusu 4 06... ve 9 parsel sayılı taşınmazların eski tarihli memleket haritaları ve hava fotoğraflarına göre orman sayılan yerlerden olduğunu, çevresindeki ormanlık alan ile bütünlük teşkil ettiğini, üzerindeki orman bitki örtüsü yok edilmiş olsa dahi orman sayılacağını, özel mülkiyete konu edilemeyeceğini belirterek, dava konusu taşınmazların orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; yapılan keşif, mahalli bilirkişi beyanları, mahalli bilirkişi anlatımlarını destekleyen bilirkişi raporları kapsamında taşınmazının öncesinin orman olmadığı, taşınmazlar üzerindeki ağaçların tump denilen sınır yükseltilerine insan eli ile davalılarca dikildiği, bu özelliği nedeni ile eylemli orman niteliğinde olmadığı, davacının iddiasının aksine 3402 sayılı Kanun'un 14. maddesi uyarınca kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile iktisap koşullarının davalılar yararına gerçekleştiği gerekçesiyle, asıl ve birleşen davanın reddine, dava konusu 4 06... ve 9 parsel sayılı taşınmazların tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili ve asli müdahil Orman İdaresi vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince; incelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yapılan inceleme ve araştırmada dava konusu taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğunun belirlenmiş olmasına göre, taşınmazın öncesinin orman olmadığı, taşınmazlar üzerindeki ağaçların tump denilen sınır yükseltilerine insan eli ile davalılarca dikildiği, bu özelliğiyle eylemli orman olmadığı, taşınmazların bulunduğu alanın imar planında tarım arazisi olduğu ve dairenin önceki kaldırma ilamına uygun olarak İlk Derece Mahkemesince yeniden yapılan yargılama neticesinde fotogrametri bilirkişisinin hava fotoğraflarını stereoskop aletiyle incelenmesi sonucu tespit tarihine kadar taşınmazın ekonomik amaca uygun şekilde kullanıldığının belirlendiği, ziraat bilirkişi raporu, mahalli bilirkişi ve tespit bilirkişi beyanları ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde adına tescil kararı verilen yararına 3402 sayılı Kanun'un 14. maddesinde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçesiyle, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, işbu karar, asli müdahil Orman İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup asli müdahil Orman İdaresi vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ: Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA,
7139 sayılı Kanun'un 33. maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.