Mirasbırakanın kız çocuklarına miras bırakmama amacıyla yaptığı iddia edilen muvazaalı taşınmaz devirlerinin tapu iptali ve tescili davasında miras paylaşım sözleşmesi tartışması.
Özet: Mirasçıların, murisleri tarafından yapılan taşınmaz devirlerinin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu iddiasıyla tapu iptali ve tescil yahut bedel talebiyle açtığı davada, ilk derece mahkemesi, önceki bozma kararına uyarak yaptığı yargılamada, taşınmazların bedelsiz devredilmediğini, aksine taraflar arasında sözlü miras paylaşım sözleşmesi uyarınca ve murisin devrettiği hisseler karşılığında değerli başka bir taşınmaz aldığı sonucuna varmıştır.
1. Hukuk Dairesi         2025/5408 E.  ,  2025/5940 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2025/973 E., 2025/877 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Sivas 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/507 E., 2022/241 K.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacılar vekili ve davalılar (... hariç diğerleri) vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar; mirasbırakanları ...'un, maliki olduğu 1 08... , 1 01... , 1 08... , 54 85... , 1 05... , 1 18... , 1 01... , 1 09... ve 1 06... parsel sayılı taşınmazlardaki hisselerini satış göstermek suretiyle yeğeni olan davalılar ..., ..., ..., ... ve bu davalıların annesi olan müteveffa ...'ya 2005 yılında devrettiğini, daha sonra taşınmazların davalıların kendi aralarında da devre konu olduğunu, dava konusu 1 06... parsel sayılı taşınmazın davalı ...'in dünürü olan davalı ...'a devredildiğini, yapılan tüm işlemlerin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu, yörenin örf ve adeti gereği kız çocuklarına miras bırakmamak amacıyla yapıldığını ileri sürerek dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile payları oranında adlarına tesciline karar verilmesini; aşamada sundukları 15.10.2019 tarihli ıslah dilekçesinde, davalı ... adına kayıtlı 1 06... parsel sayılı taşınmaz yönünden tapu iptali ve tescil talepleri kabul edilmediği takdirde bedele hükmedilmesini istemişlerdir.
II. CEVAP
Davalı ...; adına kayıtlı dava konusu taşınmazı iyiniyetli olarak bedelini ödemek suretiyle satın aldığını, dava dilekçesinde belirtilen durumun aksine kendisinin ... ailesi içinde yaşanan olaylardan haberdar olmadığını, taşınmazı 2011 yılında 215.000,00 TL bedelle satın aldığını, ...'ya bu bedelin bir kısmını elden verdiğini, bir kısmını da banka hesabına yatırmak suretiyle ödediğini, taşınmazı edinme gücünün bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalılar ..., ..., ..., ..., ... ve ...; dava konusu taşınmazlardan 1 08... parsel ve 1 01... parsel yönünden husumet itirazında bulunduklarını, söz konusu taşınmazların adlarına kayıtlı olmadığını, geri kalan dava konusu taşınmazlar yönünden ise dava konusu taşınmazlar ile dava konusu olmayan 1 23... parsel sayılı taşınmazın babadan kalma yerler olduğunu, kadastro çalışmalarından önce rızai taksim yapıldığını, ancak kadastro çalışmaları esnasında yanlış beyanlar neticesinde rızai taksimde belirlenenin dışında tesciller yapıldığından kardeşlerin aralarında taşınmazların satış gösterilmek suretiyle devredildiğini, dava konusu taşınmazların devredildiği tarihte devretmiş olduğu miras hakları karşılığında en değerli taşınmaz olan 2.000.000,00 TL bedelli taşınmazın davacıların murisi ...'a verildiğini belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 31.01.2020 tarihli ve 2017/1013 Esas, 2020/77 Karar sayılı kararıyla; 1 08... ve 1 01... parsel sayılı taşınmazlar için davacının açmış olduğu muvazaa nedenine dayalı tapu iptali ve tescil davasının husumet yokluğundan reddine, 1 08... , 54 85... , 1 05... , 1 18... , 1 01... , 1 09... ve 1 06... parsel sayılı taşınmazlar için davacının açmış olduğu muvazaa nedenine dayalı tapu iptali ve tescil davasının reddine karar verilmiş, söz konusu kararın davacılar vekili ile bir kısım davalılar vekili (davalı ... hariç) tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 03.11.2020 tarihli ve 2020/441 Esas, 2020/456 Karar sayılı kararıyla; davacıların tam ıslah taleplerinin göz önünde bulundurulması, eksik nispi harcın tamamlanması gerektiği, ayrıca eksik inceleme ve araştırma sonucu karar verilmesinin doğru olmadığı, vekalet ücretinin doğru hesaplanması gerektiği gerekçeleri ile davacılar ile bir kısım davalılar vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile Yerel Mahkemece verilen kararın kaldırılmasına ve dosyanın Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, kaldırma kararı uyarınca yapılan yargılama neticesinde İlk Derece Mahkemesinin 19.04.2022 tarihli ve 2020/507 E., 2022/241 K. sayılı kararıyla
; dosyada bulunan satış akit tabloları, devirlerin aynı tarihte yapılmış olması, tanık ...'nın olayın oluşuna uygun olduğu değerlendirilen beyanları ve bilirkişi raporunda hesaplanan devir tarihindeki taşınmazların bedelleri, tarafların sosyal ekonomik durum araştırmaları sonucunda davacıların murisi ...'un babası ...'dan kendisine intikal eden miras paylarını davacıların iddia ettiği gibi bedelsiz olarak devretmediği, taraflar arasında sözlü olarak düzenlenen miras paylaşım sözleşmesine istinaden devretmiş olduğu hisseler karşılığında Sivas ili ... köyü 264 parsel sayılı taşınmazı lehine devir yapmış olduğu kardeşlerinin çocukları olan ... , ..., ... ve davalıların dava dışı kardeşlerinden devir aldığı, başka bir anlatımla muris ...'un davacıları miras paylarından mahrum bırakarak mal kaçırmak saikiyle hareket etmediği, ayrı ayrı taşınmazlardaki hisselerini devrederek dava dışı kardeşlerinin çocuklarından tek bir taşınmaz devralarak ortaklığı bu şekilde gidermeyi amaçladığı, davacıların muvazaa iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle Sivas ... köyü 1 08... parsel, 1 01... parsel, 1 23... parsel, 1 23... parsel, 1 06... parsel sayılı taşınmazların tamamı; 1 18... parsel sayılı taşınmazın dava dışı ...'nın 4/32 payı, 1 09... parsel sayılı taşınmazın dava dışı ...'nın 1/12 ve dava dışı ... 'in 1/12 payları için davacının açmış olduğu muvazaa nedenine dayalı tapu iptali ve tescil davasının husumet yokluğundan reddine, Sivas .... köyü 1 23... parsel, 1 23... parsel, 1 08... parsel, 1 05... parsel, 1 18... parsel (dava dışı ...'nın 4/32 payı hariç), 1 01... parsel, 1 09... parsel (dava dışı ...'nın 1/12 ve dava dışı ... 'in 1/12 payları hariç), 1 06... parsel; ... Mahallesi 54 85... parsel sayılı taşınmazlar için davacının açmış olduğu muvazaa nedenine dayalı tapu iptali ve tescil davasının reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 03.11.2023 tarihli ve 2022/1910 E., 2023/1365 K. sayılı kararı ile; dosyadaki bilgi ve belgeler ile dinlenen tanık beyanları dikkate alındığında temlikin muvazaalı yapıldığına dair somut olguların ortaya konulamadığı, bir başka ifadeyle, mirasçılardan mal kaçırma kastıyla temlikin yapıldığı iddiasının ispat edilemediği, buna göre davanın reddine karar verilmesinde bir hatanın mevcut olmadığı gerekçesiyle davacıların istinaf başvurusunun esastan reddine; davalıların istinaf başvuruları yönünden yapılan incelemede ise pay oranında açılan muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı davalarda davacılar ve davalılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmayıp ihtiyari dava arkadaşlığı bulunduğundan, dava değerinin davayı açan mirasçı veya mirasçıların her birinin payına isabet eden değer olacağı, harç ve vekalet ücretinin bu değer üzerinden hüküm altına alınması gerektiği, somut olayda dava değeri her bir davacı açısından farklı olmasına rağmen davalılar lehine aynı miktarda vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmadığı gibi, her bir davalı adına kayıtlı taşınmazlar farklı olduğundan, her bir davalıya karşı ayrı ayrı dava açılması mümkün iken birlikte dava açılmış olup 6100 sayılı HMK'nın 326. maddesi uyarınca, davada aralarında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunan davalıların adlarına kayıtlı taşınmazların ayrı ayrı belirlenen ve davalıların miras payına isabet eden dava değeri üzerinden hesaplanan vekalet ücretinden dava reddedildiğine göre davacı tarafın her bir davalı açısından ayrı ayrı sorumlu tutulması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmiş olmasının hatalı olduğu gerekçesiyle davalılar vekillerinin belirtilen yönlerden istinaf başvurularının kabulü ile Yerel Mahkemece verilen kararın kaldırılmasına ve yeniden hüküm kurulmak suretiyle Sivas ... köyü 1 08... parsel, 1 01... parsel, 1 23... parsel, 1 23... parsel, 1 06... parsel sayılı taşınmazların tamamı; 1 18... parsel sayılı taşınmazın dava dışı ...'nın 4/32 payı, 1 09... parsel sayılı taşınmazın dava dışı ...'nın 1/12 ve dava dışı ... 'in 1/12 payları için davacının açmış olduğu muvazaa nedenine dayalı tapu iptali ve tescil davasının husumet yokluğundan; Sivas ... köyü 1 08... parsel, 1 05... parsel, 1 18... parsel (dava dışı ...'nın 4/32 payı hariç), 1 01... parsel, 1 09... parsel (dava dışı ...'nın 1/12 ve dava dışı ... 'in 1/12 payları hariç), 1 06... parsel; ... Mahallesi 54 85... parsel sayılı taşınmazlar için davacının açmış olduğu muvazaa nedenine dayalı tapu iptali ve tescil davasının reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve bir kısım davalılar vekili (davalı ... hariç) tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairenin 22.01.2025 tarihli ve 2024/81 E., 2025/165 K. sayılı kararı ile; " ... mirasbırakan tarafından yapılan temliki işlemlerin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu hususunun davacı tarafça ispatlanamadığı gözetilerek yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddine karar verilmek gerekmiştir. Davalılar vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Bilindiği üzere; muris muvazaası hukuksal sebebine dayalı davalarda dava değeri, taşınmazın tümünün değeri üzerinden davayı açan mirasçı ya da mirasçıların miras payına isabet eden değer olup davalılar adlarına farklı dava konusu taşınmazlar kayıtlı olduğundan ve her bir davalıya karşı ayrı ayrı dava açılması mümkün iken birlikte dava açılmış olup 6100 sayılı HMK'nın 326. maddesi uyarınca aralarında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunan davalılar için (davanın esastan reddine karar verilen taşınmazlar yönünden) adlarına kayıtlı taşınmazların ayrı ayrı belirlenen ve davacıların miras payına isabet eden dava değeri üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken bu hususun göz ardı edilmesi ve hangi davalıya ne kadar vekalet ücreti verileceğinin açıkça belirtilmemesi doğru görülmemiştir. Öte yandan; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 7. maddesinin ikinci fıkrasında "Davanın dinlenebilmesi için kanunlarda öngörülen ön şartın yerine getirilmemiş olması ve husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde, davanın görüldüğü mahkemeye göre Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları geçmemek üzere üçüncü kısımda yazılı avukatlık ücretine hükmolunur." düzenlemesi mevcuttur. Somut olayda; husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilen 1 08... , 1 01... parsel sayılı taşınmazlar ile 1 18... parsel sayılı taşınmazda dava dışı ... adına kayıtlı 4/32 hisse, yine 1 09... parsel sayılı taşınmazdaki dava dışı ... adına kayıtlı 1/12 hisse ile yine dava dışı ... adına kayıtlı 1/12 hisse yönünden kendisini vekille temsil ettiren davalılar lehine vekalet ücretine hükmedilmemiş olması da doğru değildir. Diğer taraftan; 6100 sayılı HMK’nın 297/2. maddesinde “...hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir” düzenlemesi yer almaktadır. Kamu düzeninden olan doğru sicil oluşturma ilkesi gereğince hakimin infazı kabil karar verme yükümlülüğü vardır. Yasa maddesinin bu açık hükmüne göre, mahkemelerce kurulan hükümler infaz sırasında tereddüt ve şüphe yaratmayacak nitelikte olmalıdır. Ne var ki; İstinaf Mahkemesince kurulan hükümde (A-2-6-A bendinde) davalı ... adına kayıtlı dava konusu taşınmaz 1 06... parsel olmasına rağmen 1 08... parsel olarak yazılması, yine hükümde (A-2-1 bendinde) husumet yokluğundan davanın reddine karar verilen taşınmazlar arasında dava konusu olmayan 1 23... ve 1 20... ada 66 parsel sayılı taşınmazlar yönünden de hüküm kurulmuş olması doğru değildir. " gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verilmiş, bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma ilamı doğrultusunda husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilen 1 08... , 1 01... parsel sayılı taşınmazlar ile 1 18... parsel sayılı taşınmazda dava dışı ... adına kayıtlı 4/32 hisse, yine 1 09... parsel sayılı taşınmazdaki dava dışı ... adına kayıtlı 1/12 hisse ile yine dava dışı ... adına kayıtlı 1/12 hisse yönünden kendisini vekille temsil ettiren davalılar lehine vekalet ücretine hükmedilmesine, kurulan hükümde (A-2-6-A bendinde) davalı ... adına kayıtlı dava konusu taşınmazın 1 06... parsel olarak düzeltilmesine, dava konusu olmayan 1 23... ve 1 20... ada 66 parsel sayılı taşınmazların A ... numaralı hüküm kısmından çıkarılmasına karar verildiği belirtilerek davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile Yerel Mahkemece verilen kararın kaldırılmasına ve yeniden hüküm kurulmak suretiyle; Sivas ... köyü 1 08... parsel, 1 01... parsel sayılı taşınmazların tamamı; 1 18... parsel sayılı taşınmazın dava dışı ...'nın 4/32 payı, 1 09... parsel sayılı taşınmazın dava dışı ...'nın 1/12 ve dava dışı ... ...'in 1/12 payları için davacının açmış olduğu muvazaa nedenine dayalı tapu iptali ve tescil davasının husumet yokluğundan reddine, Sivas ... köyü 1 08... parsel, 1 05... parsel, 1 18... parsel (dava dışı ...'nın 4/32 payı hariç), 1 01... parsel, 1 09... parsel (dava dışı ...'nın 1/12 ve dava dışı ... ..'in 1/12 payları hariç), 1 06... parsel, ... Mahallesi 54 85... parsel sayılı taşınmazlar için davacının açmış olduğu muvazaa nedenine dayalı tapu iptali ve tescil davasının reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesi ile; İlk Derece ve İstinaf Mahkemelerince delillerin takdirinde yanılgıya düşüldüğünü, Anadolu'da yaygın olan taşınmazın erkek evlada verilmek istenmesi nedeniyle murisin babasından gelen taşınmazları erkek kardeşinin mirasçılarına bağışlama isteğiyle hareket ettiğini, taşınmazların gerçek değerlerinin kat be kat altında devredildiğini, tapudaki devir işlemlerinden sonra murisin mal varlığında artış olmadığını, mirasında da taşınmazların bedellerine rastlanmadığını, davalıların taşınmazları alım güçlerinin bulunmadığını, yine davalıların TMK'nın 1023. maddesi gereğince iyiniyetli kabul edilmelerinin de mümkün olmadığını, davalılar lehine hükmedilen vekalet ücretlerinin fahiş miktarda olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
Bir kısım davalılar vekili (davalı ... hariç) temyiz dilekçesi ile; kendileri lehine hükmedilen vekalet ücretinin hatalı hesaplandığını, kurulan hükmün (C) bendinde her bir taşınmazın ada parsel numaraları belirtilirken aynı zamanda parantez içinde harçlandırılmış dava değeri olarak bir kısım değerler gösterilmiş ise de parantez içinde belirtilen tutarların harçlandırılmış dava değeri olmadığını, devir tarihi itibariyle tespit edilen değerler olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde bedel istemine ilişkindir.
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; 1932 doğumlu mirasbırakan ...'ın 10.07.2016 tarihinde öldüğü, geriye mirasçı olarak davacı çocukları ..., ..., ... ile davacı torunu ... ve dava dışı çocukları ... ve ... ile dava dışı torunları ... ve ...'nun kaldıkları,
13.12.20 05... yevmiye nolu resmi satış senedine göre;
856 parsel (yeni 1 08... parsel) sayılı taşınmazın 1/2 hissesi muris ... adına kayıtlı iken bu hissesini diğer hissedar davalı ...'ya sattığı, tapunun son haline göre ... oğlu ... adına kayıtlı olduğu,
849 parsel (yeni 1 08... parsel) sayılı taşınmazın 1/2 hissesi muris ... adına kayıtlı iken bu hissesini davalı ...'ya sattığı, ...'nın da bu taşınmazdaki hissesini 11.06.2015 tarihinde ...'ya sattığı, tapunun son haline göre ... oğlu ... adına kayıtlı olduğu,
1098 parsel (yeni 1 09... parsel) sayılı taşınmazın 1/2 hissesi muris ... adına kayıtlı iken bu hissesini bir kısım davalıların annesi olan müteveffa ...'ya sattığı, tapunun son haline göre 1/6'şar pay oranında ..., ... , ..., ..., ... ve ... adlarına kayıtlı olduğu,
466 parsel (yeni 54 85... parsel) sayılı taşınmazın 1/2 hissesi muris ... adına kayıtlı iken bu hissesini davalı ...'ya sattığı, tapunun son haline göre ... adına kayıtlı olduğu,
298 parsel (yeni 1 06... parsel) sayılı taşınmazın 1/2 hissesi muris ... adına kayıtlı iken bu hissesini ...'ya sattığı, ...'nın da bu taşınmazdaki hissesini ...'a sattığı, tapunun son haline göre ... adına kayıtlı olduğu,
630 parsel (yeni 1 05... parsel) sayılı taşınmazın 1/4 hissesi muris ... adına kayıtlı iken bu hissesini 4/32'şer hisse olarak ... ve ...'ya sattığı, ...'in 31.12.2014 tarihli ... yevmiye nolu resmi satış senedi ile 1/2 hissesini davalı ...'ya, ...'in ise 29.12.2014 tarihli satış işlemi ile 1/2 hissesini davalı ...'ya devrettiği, tapunun son haline göre 1/2 hisse oranında ..., 1/2 hisse oranında ... adına kayıtlı olduğu,
19.01.2006 tarihli 270 yevmiye nolu resmi satış senedine göre;
362 parsel (yeni 1 18... parsel) sayılı taşınmazın 1/2 hissesi muris ... adına kayıtlı iken 4/32 hissesini ...'ya, 4/32 hissesini ...'ya, 4/32 hissesini ...'ya, 4/32 hissesini ...'ya sattığı, tapunun son haline göre aynı kişiler adına kayıtlı olduğu,
493 parsel (yeni 1 01... parsel) ve 494 parsel (1 01... parsel) sayılı taşınmazların ise 1976 yılında tapulama işlemi ile bir kısım davalıların murisi ... adına tescil edildiği, mirasbırakan ...'nin herhangi bir ilgisinin olmadığı, 1 01... parselin tapuda son haline göre dava dışı şahıslar adlarına kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır.
Hemen belirtmek gerekir ki; Dairemizin önceki bozma ilamında da belirtildiği üzere mirasbırakan tarafından yapılan temliki işlemlerin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu hususunun davacı tarafça ispatlanamadığı gözetilerek yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından davacıların işin esasına yönelik temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Davacıların ve davalıların (... hariç) diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gelince ;
Bilindiği üzere; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından 6100 sayılı Kanun'un 373/3. maddesi gereğince bozma ilamına uyulduğuna göre bundan sonra yapılacak iş bozmaya ve Kanun'un 297. maddesine uygun yeni bir karar vermekten ibarettir. Bölge Adliye Mahkemesinin 03.11.2023 tarihli ve 2022/1910 E., 2023/1365 K. sayılı kararı ile davalılar vekilinin istinaf başvurularının kabul edilerek İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kaldırıldığı ve yeniden hüküm kurulduğu, söz konusu Bölge Adliye Mahkemesi kararının da Dairemizce bozulduğu gözetilmeksizin, yazılı olduğu üzere bozma sonrası İstinaf Mahkemesince tekrar davalıların istinaf başvurularının kabulü ile Yerel Mahkemece verilen kararın kaldırılması şeklinde hüküm oluşturulması usul hukukuna açıkça aykırılık oluşturmaktadır.
Öte yandan; bozma ilamına uyulmakla davanın tarafları yararına usuli kazanılmış hak oluşacağı gibi, mahkemeye de bozma ilamı doğrultusunda işlem yapma ve bozma ilamında işaret edilen hususları eksiksiz yerine getirme zorunluluğu doğar.
Somut olayda; bozma ilamına uyulduğu halde gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Şöyle ki; bozma ilamında açıkça muris muvazaası hukuksal sebebine dayalı davalarda dava değerinin, taşınmazın tümünün değeri üzerinden davayı açan mirasçı ya da mirasçıların miras payına isabet eden değer olup davalılar adlarına farklı dava konusu taşınmazlar kayıtlı olduğundan ve her bir davalıya karşı ayrı ayrı dava açılması mümkün iken birlikte dava açılmış olup 6100 sayılı HMK'nın 326. maddesi uyarınca aralarında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunan davalılar için (davanın esastan reddine karar verilen taşınmazlar yönünden) adlarına kayıtlı taşınmazların ayrı ayrı belirlenen ve davacıların miras payına isabet eden dava değeri üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken bu hususun göz ardı edilmesi ve hangi davalıya ne kadar vekalet ücreti verileceğinin açıkça belirtilmemesinin doğru görülmediği vurgulanmasına rağmen bozma sonrası verilen hükümde bu hususa riayet edilmediği, hangi davalıya ne kadar vekalet ücreti verileceğinin belirtilmediği görülmektedir.
Hal böyle olunca; HMK'nın 297. maddesine uygun biçimde yeni bir karar verilmesi ve önceki bozma ilamında işaret edildiği üzere aralarında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunan davalılar için (davanın esastan reddine karar verilen taşınmazlar yönünden) adlarına kayıtlı taşınmazların ayrı ayrı belirlenen ve davacıların miras payına isabet eden dava değeri üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesi ve hangi davalıya ne kadar vekalet ücreti verileceğinin açıkça belirtilmesi için hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin değinilen yön itibariyle yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK'nın 371/1-a maddesi gereğince Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan harçların istek hâlinde temyiz edenlere iadesine,
Dosyanın kararı veren Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesine gönderilmesine, 11.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.