Feshedilen İhale Sonucu Oluşan Yolsuz Tescile Dayalı Tapu İptali ve Tescil Davasında Davalının İyi Niyet İddiasının Reddi.
Özet: Ortaklığın giderilmesi yoluyla davalıya ihale edilen taşınmazların tapu kaydının, ihalenin usulsüz tebligat nedeniyle feshine dair mahkeme kararı sonrası yolsuz tescile dönüştüğü gerekçesiyle iptali ve davacılar adına tescili talep edilen bu davada; ilk derece ve istinaf mahkemeleri, davalının ihale feshine yol açan usulsüzlükleri bilen veya yaratan konumda olduğunu ve bu nedenle iyi niyetli sayılamayacağını belirterek, tapu iptali ve tescil davasını haklı bulmuştur.

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/3043 E., 2024/764 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Keşan 1. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2020/33 E., 2023/246 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA Davacılar; dava konusu 231, 232, 6 49... parsel sayılı taşınmazların ... Müdürlüğünün 2010/16 satış dosyası ile davalıya ihale edildiğini, Keşan Sulh Hukuk Mahkemesinin 2011/742 Esas, 2013/30 Karar sayılı kararı ile ihalenin feshine karar verildiğini, taşınmazların yolsuz tescilinden dolayı hak sahipleri ve davacılar adına tescilini talep durumunda kaldıklarını, tapuda hak sahibi yolsuz tescil öncesi maliklere davanın ihbar edilmesinin hak sahibi olma ihtimallerine binaen zaruri olduğunu ileri sürerek tapu kaydının iptali ile davacılar adına tesciline karar verilmesini istemişler; Keşan Sulh Hukuk Mahkemesinin 16.06.20 22... /1204 Esas, 2022/839 Karar sayılı kararı ile eldeki davada muris ... Liman terekesini temsilen ... tereke temsilcisi olarak atanmıştır.II. CEVAPDavalı; davanın süresinde açılmadığını, taşınmazları, ihale sonucu bedelini ödeyerek satın aldığını, iyi niyetli olduğunu, satış bedelinin satış memurluğunca hissedarların hesabına ödendiğini, bir kısmının satış bedellerini tahsil ettiklerini, tüm mirasçıların talepte bulunmadığını, davacıların davayı uzun yıllar sonrasında taşınmazları henüz yeni kiraya vermişken açmış olmalarının kötüniyetli olduklarını gösterdiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla sadece davacıların hisseleri ile sınırlı olmak kaydıyla kabul edilmesi ve davanın açılmasında kusuru bulunmaması nedeniyle yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenmesi gerektiğini savunmuştur.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Keşan Sulh Hukuk Mahkemesinin 2011/742 Esas sayılı dosyasında taşınmazların devrine esas teşkil eden ihalenin feshine karar verildiği ve kararın kesinleştiği, taşınmazların tescilinin yolsuz hale geldiği, davalının ihaleye katılan sıfatını taşıdığı, bu kapsamda olayı bilen, hatta daha ötesi olayı yaratan ve yürüten kişi olduğu, iktisapta üçüncü kişi sayılmasına olanak bulunmadığı, iyi niyetli olduğu yönündeki savunmalarına itibar edilemeyeceği, davalı tarafça fesholunan ihale nedeniyle yapılan ödemeler hususunda mahkemeler nezdinde dava açabileceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAFMahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, kararda isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 353/(1).b.1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı vekili temyiz dilekçesinde; iyi niyetli olduğunu, ihaleden bedelini ödeyerek taşınmazları satın aldığını, dört hissedarın satış bedelini dahi almış olup itiraz etmediklerini, onlar hakkında da karar verilmesinin doğru olmadığını, taşınmazları yıllarca çalışmasının birikimi ile satın aldığını, olayı yaratan ve yürüten kişi olduğuna ilişkin gerekçenin hatalı olduğunu, Devlete güvendiğini, kusuru bulunmadığını, 2011 yılında ödediği bedel nedeniyle zarar ettiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeDava, yolsuz tescil hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.Dosya içeriğinden; dava konusu 1 22... parsel (eski 899 parsel), 1 09... parsel (eski 649 parsel), 2 12... parsel (eski 232 parsel) ve 2 12... parsel (eski 231 parsel) sayılı taşınmazların ... Liman adına kayıtlı iken 22.08.2003 tarihinde mirasçıları eşi ............Liman ile çocukları .............ve davacılar..............ya elbirliği halinde intikal ettiği, Keşan Sulh Hukuk Mahkemesinin 06.05.2008 tarihli 2006/107 Esas, 2008/448 Karar sayılı kararı ile dava dışı ............. tarafından davalı ... aleyhine icra takibi yapıldığı ve kesinleştiği belirtilerek dava konusu taşınmazlar yönünden ortaklığın giderilmesi talep edildiği, davanın kabulü ile ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verildiği, Keşan Sulh Hukuk Mahkemesinin 2010/16 sayılı satış dosyasında taşınmazların 18.04.2011 tarihinde davalı ..................'a ihale olunduğu, davacı ... tarafından açılan davada Keşan Sulh Hukuk Mahkemesinin 22.01.20 13... /742 Esas, 2013/30 Karar sayılı kararı ile ...'a satış ilanının ve kıymet takdir raporunun usulüne uygun tebliğ edilmediği gerekçesiyle ihalenin feshine karar verildiği, kararın Yargıtay 12. Hukuk Dairesince onanarak 02.07.2013 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı 33.765,97 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,16.10.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.