Emeklilik nedeniyle iş sözleşmesini fesheden işçinin kıdem tazminatı, fazla çalışma, mobbing ve ayrımcılık tazminatı gibi alacak taleplerinin, davalı işverenin haklı fesih iddialarının reddiyle kabulüne ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının temyizi.
Özet: Bu hukuki uyuşmazlıkta, emeklilik nedeniyle iş sözleşmesini feshettiğini iddia eden işçi, ödenmeyen fazla mesai, AGİ, yıllık izin gibi alacaklar, kıdem ve ayrımcılık tazminatı ile mobbing iddialarıyla dava açmış; davalı işveren ise işçinin usulsüzlükler nedeniyle haklı nedenle feshedildiğini ileri sürmüştür. İlk derece ve istinaf mahkemeleri, işçinin emeklilik sebebiyle feshini geçerli bularak, işverenin haklı fesih savunmasını ispatlayamadığına hükmetmiş ve bilirkişi raporuna dayanarak işçinin kıdem tazminatı dahil çeşitli alacaklara hak kazandığına karar vererek, davalı vekilinin istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/2664 E., 2025/2152 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Eskişehir 1. İş MahkemesiSAYISI : 2022/616 E., 2024/631 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin prim gün sayısını doldurması nedeniyle Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının 04.07.2022 tarihli kıdem tazminatına esas yazısı gereğince iş sözleşmesini sonlandırdığını, davalı işyerinde çalışırken günde ortalama 2 saat fazla çalışma yaptığını ancak karşılığının ödenmediğini, çalışma sürecinde sürekli şehir dışı seyahatlerine gitmek zorunda kaldığıını, mesai saatlerinin aşıldığını ve karşılıklarının ödenmediğini, izinlerinin kullandırılmadığını, müvekkiline zam yapılmadığı gibi diğer personele sunulan imkânların da sunulmadığını, dışlanıp ısrarlı ve uzun zamandır süregelen bir şekilde her türlü psikolojik baskı uygulanarak mobbing (psikolojik taciz) uygulandığını iddia ederek kıdem ve ayrımcılık tazminatları ile ücret, asgari geçim indirimi, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; bütün taleplerin zamanaşımına uğradığını, davacının 12.09.2011-01.07.2022 tarihleri arasında müvekkili Şirket bünyesinde en son geleneksel kanal bölge satış müdürü olarak çalıştığını, fazla çalışma, genel tatil ve hafta tatili iddialarının gerçeği yansıtmadığını, tüm çalışanlara eşit davranıldığını, bu nedenle ayrımcılık tazminatı talep edilemeyeceğini, davacının davalı Şirketin distribütörlerinden dava dışı ... Gıda Şirketinin spotçuluğunu yaptığını, davacının iş sözleşmesinin prim hak edişleri ile 20 19... yıllarında yemek faturalarında usulsüzlük yapması nedeniyle iç denetim sonucunda 01.07.2022 tarihinde haklı nedenlerle feshedildiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının işçilik alacaklarının ödenmediği ve mülga 1475 sayılı İş Kanunu'nun hâlen yürürlükte olan 14. maddesi gereği prim gün sayısı şartlarını taşıdığı anlaşılmakla, davacı işçi tarafından gerçekleştirilen feshin 4857 sayılı İş Kanunu’nun 24/II-(e) hükmü uyarınca haklı nedene dayanması nedeniyle kıdem tazminatına hak kazandığı, hafta tatillerinde çalışmadığının anlaşıldığı, özellikle davacı tanığı ...'nın beyanında davacının amirinin kendisi olduğunu beyan etmesi, üst düzey yönetici olmaması ve işe alım işten çıkarma yetkisinin olmaması nedeniyle davacının fazla çalışma ücretini hak ettiği, davacının hak kazandığı alacakların bilirkişi hesabı ile tespit edildiği, bilirkişinin dosyaya sunmuş olduğu raporun dosya kapsamına uygun olduğundan hükme esas alındığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının emeklilik sebebiyle fesih bildiriminde bulunduğu, ilgili Kurumun yazısına göre davacının emekliliğe hak kazandığının görüldüğü, davalı tarafça haklı fesih savunmasıyla ilgili olarak yalnızca gizli kaydıyla oluşturulmuş soruşturma raporu dışında haklı fesih savunmasını ispata yarar delil sunulmadığı, davalı tanığının feshe dair net bilgisi bulunmadığı, mevcut delil durumuna göre feshin işveren feshi olması durumunda dahi haklı fesih savunmasının ispat edildiğinden söz edilemeyecek olmakla her iki ihtimalde de davacının kıdem tazminatına hak kazandığının kabulü gerektiği, temel ücretin ve işverence sağlanan ek menfaatler dikkate alınarak giydirilmiş ücretin işveren belgelerine göre belirlendiği anlaşılmakla bu yöne ilişkin istinaf itirazının yerinde olmadığı, bakiye yıllık ücretli izin alacağının hüküm altına alınması yerinde olduğu, davacı tanıklarının anlatımları, davacının yaptığı işin niteliği karşısında Mahkemenin çalışma gün ve saatlerine dair kabulünün dosya kapsamına uygun olduğu, davacının medeni hâli ve çocuk durumuna göre eksik ödendiği belirlenen asgari geçim indirimi tutarlarının hüküm altına alınmasının isabetli olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde;1. Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesiz olduğunu, 2. Davacının iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini ispatlayamadığını,3. Davacının iş sözleşmesinin, 01.07.2022 tarihinde müvekkili Şirket tarafından feshedildiğinden bu tarihten sonra ibraz edilen emeklilik dilekçesine itibar edilerek hüküm kurulmasının dosya kapsamı ve yasal düzenlemelerle bağdaşmadığını,4. Hükme esas alınan bilirkişi raporlarında davacının kıdem tazminatı hesabında esas alınan ücretin hatalı hesaplandığını,5. Davacının müvekkili Şirket nezdindeki çalışma döneminde yıllık izinlerini kullandığını, kullanmadığı bakiye yıllık ücretli izin alacağının ise son bordrosuna tahakkuk ettirilerek kendisine ödendiğini,6. Davacının saha satış yöneticisi olarak çalıştığından kendi mesaisini kendisi belirleyebilecek ve saha ziyaret saatlerini kendisi programlayabilecek konumda olduğunu,7. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ücreti hesaplaması yapılırken yıllık ücretli izin formlarının tamamının dikkate alınmadığını,8. Müvekkili Şirkette tüm ödemeler, bordrolara tahakkuk ettirilmek suretiyle banka kanalı ile ödenmekte olup asgari geçim indirimi ödemesinin de davacıya beyan ettiği medeni durum ve çocuk sayısına uygun şekilde yapıldığını ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, taraflar arasındaki iş ilişkisinin nasıl sona erdiği ve buna göre davacının kıdem tazminatına hak kazanıp kazanmadığı, kıdem tazminatına esas aylık ücret miktarının tespiti, yıllık ücretli izin, asgari geçim indirimi ile fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatili ücreti alacaklarının ispatı ve hesaplanması hususlarına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.