Annenin fiil ehliyetsizliği iddiasıyla verilen vekaletnamenin kötüye kullanılarak taşınmazın üçüncü kişilere devri sonrası miras payı oranında tapu iptali ve tescil talepli davada aktif husumet ehliyeti incelemesi.
Özet: Bu hukuki evrak, bir mirasçının kardeşinin akıl sağlığı yerinde olmayan annelerinden aldığı vekaletnameyi kötüye kullanarak taşınmazları muvazaalı bir şekilde üçüncü kişilere devrettiği iddiasıyla, kendi miras payı oranında tapu iptali ve tescil talebiyle açtığı davada, ilk derece mahkemesinin tereke adına dava açılmadığı veya diğer mirasçıların muvafakati alınmadığı gerekçesiyle davacının aktif husumet ehliyeti bulunmadığı kararı vererek talebi reddetmesini ve bu kararın bölge adliye mahkemesince, davacının vekaletname iptali talebinin murisin ölümüyle konusuz kalması ve önceki davaların harç eksikliği gibi usuli nedenlerle sonuçsuz kalması da dikkate alınarak onanmasını incelemektedir.

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/993 E., 2025/1908 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Çarşamba 3. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2022/194 E., 2025/4 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının kardeşi olan dava dışı ...'ın anneleri ...'dan almış olduğu vekaleti kötüye kullanarak dava konusu 1 03... parsel sayılı taşınmazı davalı ...'e devrettiğini ancak kendisinin kullandığını, ...'ın akıl sağlının yerinde olmadığını, hukuki işlem ve fiil ehliyetinin bulunmadığını, ...'in ise dava dışı müteahhit ... ile kat karşılığı inşaat sözleşmesi yaptığını, diğer davalılara devirlerin yapıldığını, devirlerin muvazaalı olduğu belirterek taşınmazların tapu kaydının iptali ile miras payı oranında davacı adına tesciline karar verilmesini istemiştir. II. CEVAPDavalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; ...'ın temyiz kudretinin olduğunun mahkeme kararı ile sabit olduğunu, bu nedenle vekaletnamenin iptali talebinin reddine, müvekkilinin taşınmazı alabilecek maddi gücü olması sebebiyle de işlemlerin iptali talebinin reddine karar verilmesini savunmuştur.Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; taşınmazı ...'tan satın aldığını ve ödemelerinin yapıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; ...'ın temyiz kudretinin olduğunun mahkeme kararı ile sabit olduğunu, taşınmazı ...'ten satın aldığını ve kiraya verdiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; taşınmazı ...'den satın aldığını belirtmiş, tapuya güvenerek satın aldığı için davanın reddini savunmuştur.Davalı ... ve ... cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini savunmuşlardır.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin 24.11.2021 tarihli ve 2021/234 E., 2021/314 K. sayılı kararı ile; murisin terekesine göre üçüncü kişi konumunda olan kişiler aleyhine miras payı oranında açılan tapu iptali ve tescil davasının, tereke adına açılmış bir dava bulunmadığından diğer mirasçıların muvafakatinin alınması ya da terekeye temsilci atanması suretiyle devam edilerek görülmesinin mümkün olmadığı, eldeki davada davacının taraf muvazaasına dayalı tapu iptali ve tescil talep ettiği, davacının kendi miras payına yönelik bu talebinin aktif husumet ehliyetini tamamlama olanağı da bulunmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiş, söz konusu kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 02.09.2022 tarihli ve 2022/1672 E., 2022/1805 K. sayılı kararı ile; " ... Davacı yanca Yerel Mahkemenin 2018/214 Esas sayılı dosyasına ...'ın müşterek murisleri ...'dan vekaletname alarak bu vekaletname ile murise ait Çarşamba ... Mahalle 1 03... parsel sayılı taşınmazı eniştesi olan davalı ...'e vekaleti kötüye kullanarak bila bedel devrettiğini, vekaletnamenin verildiği dönemde murisin fiil ehliyetinin bulunmayıp vekaletin geçersiz olduğunu ve devrin muvazaalı olduğunu belirterek nihayi talep olarak 1-Vekaletnamenin iptalini, 2-Vekalete dayalı yapılan işlemlerin geçersiz sayılmasını, 3-Aksi halde 1 03... parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının müvekkilinin miras payı oranında iptali ile adına tescilini talep etmiştir. Yerel Mahkemenin 2018/214 Esas sayılı ana dosyasından yapılan yargılamada dava değeri belirlendikten sonra 27.01.2021 tarihli oturumun 1 nolu ara kararı ile eksik olan 39.158,72 TL harcı ikmal etmesi yönünden davacı vekiline bir sonraki oturuma kadar süre verilerek ihtarda bulunulduğu, davacı vekilinin adli yardım talebinin 03.03.2021 tarihli son oturumda ara kararla reddedilip aynı oturum dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiği, 26.06.2021 tarihinde 2021/230 esas sayılı nihayi kararla gerekçe içeriğinde tapu iptali ve tescile yönelik talebin tefrik edildiği belirtilip bu yönde her hangi bir ara karara rastlanmadığı, davanın diğer kısmı yönünden ise 3 aylık yasal süre içerisinde harç ikmal edilip dava yenilenmediğinden davanın açılmamış sayılmasına karar verilip bu kararın davacı yanca istinafı üzerine Dairemizin 2022/ 80... /332 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, kararın davacı yanca temyiz edilip dosyanın halen Yargıtayda olduğu anlaşılmaktadır. Davacı yanın asıl davadaki vekaletnamenin iptali talebinin vekil eden ... ölmüş olmakla vekalet sona erdiğinden dinlenmesi mümkün olmayıp vekalete dayalı yapılan işlemlerin iptali talebi ise dava dilekçesinde bu vekalete dayalı olarak yapıldığı belirtilen tek işlem 1 03... parsel sayılı taşınmazın davalı ...'e devri olarak belirtildiğine göre bu taşınmazın (Kat karşılığı inşaat sözleşmesi sonrası kat mülkiyetine geçilmiş olmakla davalı ...'e isabet edip onun tarafından da diğer davalılara devredilen bağımsız bölümlerin) tapu kaydının tamamının iptali istemi niteliğindedir. Terditli olarak ise tapu kaydının tamamının iptali istemi kabul edilmediği takdirde miras payı oranında tapu iptali ve tescil isteğinde bulunulmuştur ki yerel mahkemece terditli olarak istenen bu miras payı oranında tapu iptali ve tescil isteğinin ana dosyadan tefrik edildiği anlaşılmaktadır. Eksik harcın ikmal edilmemesi nedeniyle dosya işlemden kaldırıldıktan sonra talep yok iken bir kısım talepler yönünden dosyanın tefrik edilmesi mümkün olmadığı gibi terditli talebin asıl talepten tefriki de mümkün değildir. Bu itibarla mahkemece talep yok iken ve dosyanın işlemden kaldırıldığı dönemde üstelik de terditli bir talep olan miras payı oranında tapu iptali ve tescil istemi hakkında tefrik kararı vermesi yasaya aykırıdır. Mahkemece yapılacak iş; asıl dosya olan 2018/2 14... /230 Karar sayılı dosyanın sonucunun beklenip Yargıtay tarafından bozulduğu takdirde tefrik edilen bu dosyanın o dosya ile birleştirilerek bir karar verilmesi, mevcut haliyle kesinleştiği takdirde ise harç ikmalinin davadaki tüm talepler için yaptırılmasına karar verildiği de nazara alınarak sonucu dairesinde bir karar vermekten ibarettir." gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile Yerel Mahkemece verilen kararın kaldırılmasına ve dosyanın Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, kaldırma kararı uyarınca yapılan yargılama sonucunda İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; asıl dosya olan 2018/2 14... /230 Karar sayılı dosyanın sonucunun beklenip Yargıtay tarafından mevcut haliyle kesinleştiği anlaşılmakla ve harç ikmalinin davadaki tüm talepler için yaptırılmasına karar verildiği de nazara alınarak dosyanın işlemden kaldırılmasından itibaren 3 aylık süre geçmesine rağmen yenilenmediği anlaşıldığından davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesi ile; aşamalarda ve istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü iddialarını yineleyip Mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, kararın müvekkilinin mülkiyet hakkına zarar verdiğini, davalıların muvazaalı satışları sebebiyle müvekkilinin mülkiyet hakkına kavuşamadığını, Çarşamba 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/622 Esas sayılı dosyası kapsamında adli yardım kararı verildiğini ve yargılama harcı konusunun gündeme gelmediğini, üzerinde kayıtlı taşınmaz mevcut diye bir bireyin açıkça muvazaalı bir işlemin iptalini talep edememesinin, edebilmesi için bu derece fahiş bir bedel ödemek durumunda kalmasının hukuken orantısız ve hakkaniyetsiz bir netice olduğunu, dava konusunda bir tazminat talebi bulunmadığından nispi harç çıkmasını gerektirecek bir durumun da bulunmadığını, hal böyleyken ödeyemediği harç sebebiyle müvekkilinin açıkça uğramış olduğu haksızlığa ilişkin davanın reddedilmesinin usul, yasa ve hakkaniyete aykırı olduğunu, müvekkili aleyhine hükmolunan harcı kabul etmemekle beraber, dosyada adli yardım kararı verilmemesinin de hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve GerekçeDava, ehliyetsizlik ve vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuki nedenlerine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Dosya içeriğinden; davacı ...'ın, Yerel Mahkemenin 2018/214 E. sayılı dosyası ile açtığı davada; dava dışı kardeşi ...'ın murisleri ...'dan vekaletname alarak bu vekaletname ile murise ait 1 03... parsel sayılı taşınmazı eniştesi olan davalı ...'e vekaleti kötüye kullanarak bila bedel devrettiğini, vekaletnamenin verildiği dönemde murisin fiil ehliyetinin bulunmadığını, vekaletin geçersiz olduğunu ve devrin muvazaalı olduğunu ileri sürmek suretiyle vekaletnamenin iptalini, vekalete dayalı yapılan işlemlerin geçersiz sayılmasını, aksi halde 1 03... parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının miras payı oranında iptali ile adına tescilini talep ettiği, yapılan yargılama esnasında dava konusu taşınmazın değerinin belirlenmesi akabinde 27.01.2021 tarihli celsede harç ikmali yapılması için davacıya kesin süre verildiği, davacının adli yardım talebinde bulunması üzerine 03.03.2021 tarihli celsede adli yardım talebi reddedilip dosyanın işlemden kaldırıldığı, 2018/214 E., 2021/230 K. sayılı karar ile-kararın gerekçe içeriğinde tapu kaydının iptali ile miras payları oranında kayıt ve tescili talebi yönünden davanın tefrik edildiği ve Mahkemenin 2021/234 Esasına kaydedildiği belirtilmek suretiyle-3 aylık süre içinde harç eksikliği giderilerek yenilenmediği gerekçesiyle 03.06.2021 tarihi itibariyle HMK'nın 150. maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği, söz konusu kararın istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddedildiği, Dairece yapılan temyiz incelemesi neticesinde ise; 02.05.2024 tarihli ve 2023/1664 E., 2024/3140 K. sayılı ilam ile kararın onanmasına karar verildiği ve kararın bu şekilde kesinleştiği; eldeki temyize konu davada miras payı oranında açılan tapu iptali ve tescil talebi yönünden yargılamaya devam edildiği, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kaldırma kararından sonra, kaldırma kararı gerekleri yerine getirilerek davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeple; Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,Alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,03.12.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.