Hukuk Genel Kurulu, hatalı tapu tashihi kararı sonucu mülkiyetin haksız elden çıktığı iddiasıyla HMK 46 kapsamında açılan tazminat davasının reddine dair ilk derece mahkemesi kararının temyizini inceliyor.
Özet: Davacılar, Bandırma Sulh Hukuk Mahkemesinde görülen tapuda isim tashihi davasında verilen hatalı yargı kararı sonucunda murislerine ait taşınmazın mülkiyetinin haksız yere ellerinden alınması nedeniyle uğradıkları maddi zararın Hazine tarafından tazminini talep etmiştir; ancak ilk derece mahkemesi, hâkimlerin yargılama faaliyetinden doğan sorumluluğunu düzenleyen Hukuk Muhakemeleri Kanununun 46. maddesindeki koşulların somut olayda gerçekleşmediği gerekçesiyle tazminat davasını reddederek davacılar aleyhine para cezası ve vekalet ücreti kararı vermiştir.

MAHKEMESİ : Yargıtay 1. Hukuk Dairesi (İlk Derece Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI : 2023/8 E., 2025/3 K.1. Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, ilk derece mahkemesi sıfatıyla Yargıtay 4. Hukuk Dairesince davanın reddine karar verilmiştir.2. Karar davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.3. Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği düşünüldü:I. YARGILAMA SÜRECİDavacı İstemi4. Davacılar vekili dava dilekçesinde; Bandırma Sulh Hukuk Mahkemesinde görülen 2009/183 Esas sayılı tapuda isim tashihi davası sonucunda verilen hatalı karar nedeniyle müvekkillerinin murisleri ... adına kayıtlı olan 9 76... parsel sayılı taşınmazın mülkiyetinin haksız biçimde ellerinden alındığını ileri sürerek şimdilik 167.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiştir.Davalı Cevabı5. Davalı ... Hazinesi vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımı süresi dolduktan sonra açıldığını, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu′nun (HMK) 46. maddesinde düzenlenen sorumluluk koşullarının gerçekleşmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Özel Daire Kararı6. Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 24.06.2025 tarihli 2023/8 Esas, 2025/3 Karar sayılı kararı ile; "...Somut olayda: Davaya konu 9 76... parsel sayılı taşınmaz hükmen tescil suretiyle davacıların murisi ... adına kayıtlı iken, ... isimli şahsın 19.03.2009 tarihinde Bandırma Sulh Hukuk Mahkemesinde Tapu Sicil Müdürlüğü aleyhine açtığı 2009/183 Esas sayılı tapuda isim tashihi davası sonucunda kayıt maliki olan “...” isminin “...” olarak düzeltilmesine karar verildiği ve kararın temyiz edilmeksizin 13.04.2009 tarihinde kesinleştiği;...’ın, tapuda yapılan isim düzeltilmesi sonrasında taşınmazı kendisininmiş gibi 04.04.2012 tarihinde ... isimli kişiye kayden sattığı, taşınmazın tevhit sonrasında 8 76... parsel numarasını aldığı;Davacıların, Tapu Sicil Müdürlüğü ile ... aleyhine 19.10.2017 tarihinde İlk Derece Bandırma 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde 2017/395 Esas sayılı davayı açtıkları ve taşınmazın mülkiyetinin murisleri ...’a ait olduğunun tespiti ile birlikte Tapu Sicil Müdürlüğü yönünden TMK’nın 1007. maddesine dayalı tazminat, ... yönünden de sebepsiz zenginleşmeye dayalı tazminat isteğinde bulundukları; yargılama sonunda, Mahkemece 25.04.2019 tarihli karar ile taşınmazın davalı ... adına haksız olarak tescil edildiğinin tespitine, taşınmaz bedelinin Tapu Sicil Müdürlüğüne izafeten Hazineden ve ...’dan tahsili ile davacılara ödenmesine karar verildiği; davalıların ayrı ayrı istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 2019/2472 sayılı esasına kaydedilerek yapılan incelemede davalı ... yönünden dosyanın tefrik edildiği ve 02.06.2022 tarihli, 2022/1226-1438 Esas ve Karar sayılı karar ile taşınmazın isim tashihi davası sonucu verilen mahkeme kararına dayalı olarak ... tarafından satıldığı, araya mahkeme kararı girdiğinden sebepsiz zenginleşmeden de bahsedilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine kesin olarak karar verdiği;Bölge Adliye Mahkemesince, mülkiyetin tespiti ve TMK’nın 1007. maddesine dayalı tazminat istekleri bakımından ise davalı Tapu Sicil Müdürlüğü hakkında 2019/2472 Esas sayılı dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda; TMK’nın 1007. maddesine göre açılan tazminat davasının Hazineye yöneltilmesi gerektiğine, bu nedenle Hazineye husumet yöneltilip taraf teşkilinin sağlanması ve sonucuna göre karar verilmesi gereğine değinilerek İlk Derece Mahkemesinin 2017/395 Esas sayılı kararının kaldırılmasına ve dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine (oy çokluğuyla) karar verildiği; anılan dava dosyasının İlk Derece Bandırma 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde 2022/38 Esasına kaydedildiği ancak davacılar tarafından takip edilmediğinden 13.10.2022 tarihinde davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği; anlaşılmaktadır.Yukarıda değinilen düzenleme ve olgular birlikte değerlendirildiğinde; HMK'nın 46. maddesinde sınırlı sayıda belirtilen sorumluluk koşullarının gerçekleştiğini ve hâkimlerin yargılama faaliyetinden dolayı tazminat şartlarının oluştuğunu söyleyebilme olanağının bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.HÜKÜMAçıklanan sebeplerle;1- Davanın REDDİNE,2- HMK′nın 49. maddesi uyarınca takdiren 1.000,00 TL para cezasının davacılardan tahsiline,3- Peşin harcın mahsubu ile fazla alınan harcın istek halinde ilgiliye iadesine,4- Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 46.500,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınıp davalıya verilmesine,5- Davacıların yaptığı yargılama giderinin üzerlerinde bırakılmasına, varsa artan avansın istek halinde davacılara iadesine..." karar verilmiştir. Kararın Temyizi7. Özel Daire kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.II. GEREKÇE8. Dava, HMK'nın 46. maddesine dayalı tazminat istemine ilişkindir. 9. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 46. maddesinde sorumluluk nedenleri sınırlı olarak sayılmıştır. Anılan maddede “(1) Hâkimlerin yargılama faaliyetinden dolayı aşağıdaki sebeplere dayanılarak Devlet aleyhine tazminat davası açılabilir: a) Kayırma veya taraf tutma yahut taraflardan birine olan kin veya düşmanlık sebebiyle hukuka aykırı bir hüküm veya karar verilmiş olması.b) Sağlanan veya vaat edilen bir menfaat sebebiyle kanuna aykırı bir hüküm veya karar verilmiş olması. c) Farklı bir anlam yüklenemeyecek kadar açık ve kesin bir kanun hükmüne aykırı karar veya hüküm verilmiş olması.ç) Duruşma tutanağında mevcut olmayan bir sebebe dayanılarak hüküm verilmiş olması.d) Duruşma tutanakları ile hüküm veya kararların değiştirilmiş yahut tahrif edilmiş veya söylenmeyen bir sözün hüküm ya da karara etkili olacak şekilde söylenmiş gibi gösterilmiş ve buna dayanılarak hüküm verilmiş olması.e) Hakkın yerine getirilmesinden kaçınılmış olması.” düzenlemesi bulunmaktadır.10. Somut olayda HMK'nın 46. maddesinde sınırlı sayıda belirtilen sorumluluk sebeplerinden hiçbiri bulunmadığından ve hâkimlerin yargılama faaliyetinden dolayı tazminat şartları oluşmadığından Özel Dairece davalı ... Hazinesi yönünden davanın reddine karar verilmesi yerindedir.11. Hâl böyle olunca, yapılan açıklamalara, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bilgi ve belgelere, Daire kararında açıklanan gerektirici nedenlere, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, usul ve yasaya uygun olduğu tespit edilen Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği kararın onanması gerekir.III. KARARAçıklanan sebeplerle;Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği kararın ONANMASINA,Harç peşin alındığından harç alınmasına yer olmadığına,25.12.2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.