Yargılamanın iadesi davasında verilen direnme kararının, Yargıtayın bozma kararı sonrası 6100 sayılı HMKnın 297. maddesine uygun açık ve tereddütsüz hüküm fıkrası içermemesi nedeniyle Hukuk Genel Kurulu tarafından usuli sebeple bozulması.
Özet: Bu hukuki metin, bir alt mahkemenin yüksek mahkeme bozma kararına direnmesi sonucu, direnme kararının usul hükümlerine aykırı olarak, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakları açık ve infazda tereddüt uyandırmayacak şekilde belirten bir hüküm fıkrası içermemesi nedeniyle usulen eksik bulunduğunu ortaya koymaktadır. İncelemeyi yapan yüksek kurul, alt mahkemenin sadece bozma kararına direndiğini belirtmekle yetinmesini yeterli görmeyerek, usulün aradığı niteliklere haiz teknik anlamda bir direnme hükmü oluşturulmadığı gerekçesiyle, direnme kararını sırf bu usuli nedenden dolayı bozmuş ve alt mahkemeye dosya kapsamına uygun, açık ve infaz edilebilir bir hüküm kurma talimatı vermiştir.
Hukuk Genel Kurulu         2025/742 E.  ,  2025/814 K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Aile Mahkemesi Sıfatıyla)

    SAYISI : 2024/235 E., 2024/265 K.
    1. Taraflar arasındaki yargılamanın iadesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Amasra Asliye Hukuk (Aile Mahkemesi Sıfatıyla) Mahkemesinin 09.02.2023 tarihli ve 2021/199 Esas, 2023/28 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hükmün davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 03.04.2024 tarihli ve 2023/8763 Esas, 2024/2370 Karar sayılı kararı ile bozulmuş, İlk Derece Mahkemesince yeniden yapılan yargılama sonucunda önceki kararda direnilmiştir.
    2. Hukuk Genel Kurulunca dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonrasında gereği düşünüldü:
    3. Yukarıda esas ve karar numarası belirtilen bozma kararı üzerine mahkemesince verilen direnme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
    4. Mahkeme kararlarında nelerin yazılacağı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 297. maddesinde belirtilmiştir. Hüküm sonucu kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin isteklerin her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir.
    5. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 294/3. maddesinde ise “Hükmün tefhimi herhalde hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçirilerek okunması suretiyle olur” hükmüne yer verilmiştir.
    6. Ayrıca, bozma kararı ile ilk hüküm hayatiyetini yitirdiğinden ona atıf suretiyle hüküm tesisinin yukarıda açıklanan kurallara uygun düşmeyeceği de aşikârdır.
    7. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 07.03.2019 tarihli ve 2019/13-113 Esas, 2019/248 Karar; 04.02.2021 tarihli ve 2021/4-100 Esas, 2021/41 Karar; 31.01.2024 tarihli ve 2023/1-43 Esas, 2024/68 Karar sayılı kararları da aynı yöndedir.
    8. Somut olaya gelince; Mahkemece verilen ilk kararda “Davacı tarafından açılan yargılamanın yenilenmesi talepli davanın reddine” karar verilmiş, Özel Daire bozma kararı sonrasında usule uygun karar oluşturulmamış, direnmeye ilişkin kısa karar ve gerekçeli kararın hüküm fıkrasında “Yargıtay 2.Hukuk Dairesi'nin 2023/8763 Esas-2024/2370 karar sayılı bozma ilamına direnilmesine” denilmekle yetinilmiş, dosya kapsamı dikkate alınarak taraflara yüklenen borç ve tanınan hakkın sıra numarası altında belirtildiği açık, infazda şüphe ve tereddüt uyandırmayacak biçimde, usulün aradığı niteliklere haiz kısa ve gerekçeli karar kurulmamıştır.
    9. Bu durumda, yukarıda açıklanan ilkeler çerçevesinde usulün öngördüğü anlamda oluşturulmuş bir hüküm bulunmadığı gibi direnme kararlarını denetleyen Hukuk Genel Kurulu tarafından incelenebilecek nitelikte teknik anlamda bir direnme hükmü de bulunmadığı her türlü duraksamadan uzaktır.
    10. O hâlde mahkemece yapılacak iş; dosya kapsamı dikkate alınarak taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların sıra numarası altında belirtildiği, açık, infazda şüphe ve tereddüt uyandırmayacak biçimde, usulün aradığı niteliklere haiz kısa karar ve buna uygun gerekçeli karar oluşturulmasıdır.
    11. Mahkemenin, yukarıda ayrıntılarıyla açıklanan biçimde usulün öngördüğü niteliklere haiz bulunmayan kararı usule uygun değildir.
    12. Direnme kararının bu nedenle bozulması gerekmiştir.
    KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    Direnme kararının yukarıda gösterilen usuli nedenden dolayı BOZULMASINA,
    Bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
    İstek hâlinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine,
    10.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.