Ticari nakliye hizmeti sözleşmesinden kaynaklanan ödenmeyen e-fatura alacağına ilişkin icra takibine yapılan itirazın iptali davası.
Özet: Davacı şirketin taşıma hizmeti karşılığı düzenlediği 16.600,24 TL tutarındaki e-faturanın ödenmemesi üzerine başlattığı icra takibine davalı şirketin itiraz etmesiyle açılan itirazın iptali davasında, davalı tarafın tüm ödemeleri yaptığını savunmasına karşın, bilirkişi incelemesi neticesinde toplam faturalar ile ödemeler arasındaki farktan kaynaklanan 1.570,00 TL bakiye alacak tespit edilmiş, ancak bu bakiye alacağın davanın konusu olan 16.600,24 TLlik faturadan değil, dava konusu edilmeyen başka bir faturadan kaynaklandığı yönünde görüş bildirilmiştir.

T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/344 Esas
KARAR NO : 2026/59
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 16/11/2020
KARAR TARİHİ : 20/01/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 28/01/2026
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile borçlu şirket arasında ticari bir ilişkinin bulunduğunu, müvekkili şirketin borçlu şirketin 22.12.2019 tarihinde nakliye işini yaptığını, ardından müvekkili şirket tarafından nakliye işi karşılığı borçlu şirketin borcu olan 16.600,24 TL tutarında 25.12.2019 tarihinde e-fatura olarak düzenlendiğini ve borçlu şirkete e-faturanın iletildiğini, ancak borçlu şirket tarafından müvekkili şirkete ödemenin yapılmadığını ve bunun üzerine ticari ilişkinin sona erdiğini, e-fatura ücretinin ödenmemesi üzerine 16.600,24 TL alacağın tahsili için 15.09.2020 tarihinde Büyükçekmece .... İcra Dairesi .... esas sayılı dosyası ile ilamsız takibe geçildiğini, 30.09.2020 tarihinde ilgili ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiğini, ancak davalı – borçlunun 05.10.2020 tarihinde borcun aslına, faize, faiz oranına ve borcun tüm fer’ilerine itiraz ederek kendilerinin müvekkili şirkete herhangi bir borcu bulunmadığının beyanı ile takibi durdurduklarını, itiraz edilen icra takibinin borçluya kesilen faturaya dayanmakta olup, ödenmeyen faturanın müvekkili şirketin ticari defter ve kayıtlarında sabit olduğunu beyanla borçlunun icra takibine yaptığı itirazın iptaline, takibin devamına, takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı – alacaklı tarafından, müvekkili şirket aleyhine, Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğünün ..... esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibinin başlatıldığını, ödeme emrine karşı yasal süresi içerisinde borca ve takip öncesi faize itiraz edildiğini ve takibin durdurulmasına karar verildiğini, müvekkili şirketin, davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, davacı tarafın verilen hizmete ilişkin olarak tüm ödemelerin eksiksiz bir şekilde yapıldığını, müvekkili şirketin davacı tarafa herhangi bir borcu bulunmadığını beyanla davanın reddi ile davacının asıl alacağın %20’sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER : Bilirkişi incelemesi, tüm dosya kapsamında toplanan deliller.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava, Taşıma hizmetinden kaynaklanan alacağın tahsili talebiyle başlatılan Büyükçekmece ..... İcra Müdürlüğü'nün ..... E. sayılı icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı taleplerinin sübut ve miktarı noktasında toplanmış olduğu görüldü.
Mahkememizden verilen 01/07/2022 tarih ve .... Esas ..... sayılı kararı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi'nin 13/03/2025 tarih ve ..... Esas .... Karar sayılı ilamıyla kaldırılmakla, dava mahkememizin yukarıdaki esasa kaydının yapıldığı görüldü.
Büyükçekmece ..... İcra Müdürlüğü’nün ..... esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı şirketin davalı aleyhinde dayanak 16.600,24 TL asıl alacak ile asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsili için faturaya dayalı olarak ilamsız icra takibine geçildiği, borçluya ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun süresinde, borca itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiği, İcra Müdürlüğü'nce takibin durdurulmasına karar verildiği, davanın yasal bir yıllık süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.
Mahkememiz dosyasına İstinaf ilamı doğrultusunda daha önceden rapor sunan bilirkişiye tevdi edilmekle, 24/11/2025 tarihinde sunulan raporda özetle,
Ödemeye dayanak sunulan belgelerde davalı şirketin 1.570,00-TL tutarındaki 1 adet ödeme belgesinin sunulmadığı, dava konusu edilen 16.600,24-TL fatura ile dava konusu edilmeyen 8.407,50-TL tutarındaki faturalar toplamının 25.007,74-TL olduğu, davalı şirket tarafından belgesi sunulan ödemeler toplamının ise 23.437,74-TL olduğu, belgelendirilemeyen 1.570,00-TL tutarın belgesinin sunulamadığı, faturalar toplamı ve ödemeler toplamından düşün yapıldığında kalan bakiye tutarın ise 1.570,00-TL olarak davacının alacağı olarak göründüğü, kalan 1.570,00-TL bakiye tutarının dava konusu edilmeyen faturadan kaynaklanan bir alacak bir alacak bakiyesi olarak göründüğü görüş ve kanaati bildirilmiştir.
Dava konusu somut olayda, taşıma hizmetinden kaynaklanan alacağın tahsili talebiyle başlatılan Büyükçekmece ...... İcra Müdürlüğü'nün ..... esas sayılı icra takibine davalı tarafça itiraz edilmesi üzerine eldeki itirazın iptali davası ikame edilmiştir.
Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır ( HMK 222/2 ). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur ( HMK 222/4 ).Taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar. Elektronik belgeler ise belgenin çıktısı alınarak ve talep edildiğinde incelemeye elverişli şekilde elektronik ortama kaydedilerek mahkemeye ibraz edilir ( HMK 219/1 ). Ticari defterler gibi devamlı kullanılan belgelerin sadece ilgili kısımlarının onaylı örnekleri mahkemeye ibraz edilebilir ( HMK 219/2 ).
İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir ( HMK 220/1 ). Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir ( HMK 220/3 ).
Bu kurallar birlikte değerlendirildiğinde ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasa'da delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri Yasa'da belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır.
İncelenen tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, bilirkişi raporu içeriğine göre; mahkememizce daha önce yapılan yargılama sonucu, dava konusu edilen faturanın, tarafların ticari defterlerinde karşılıklı olarak kayıtlı olduğu, davalının 25/12/2019 fatura tarihi itibariyle davacıya borçlu görünmesine rağmen aynı tarihli ve '' fatura avans kapama'' açıklamalı 9.800,00 TL ve 4.960,00 TL tutarlarında ödemeler yaptığı ve davalının 23/01/2020 ve 31/01/2020 tarihlerinde ise davacıya havale gönderdiği anlaşılmakla, icra takip tarihi itibarı ile davalının davacıya borcunun olmadığı yapılan bilirkişi incelemesi ile tespit edilmiş olup, ispat yükü üzerinde olan davacının davasını ispata yönelik başkaca delilinin de bulunmadığı da görülmekle davanın reddine dair karar verilmiş olup, İstinaf İlamı doğrultusunda yapılan yargılama sonucunda, dava konusu edilen 16.600,24 TL lik ve dava konusu edilmeyen 8.407,50 TL lik faturaların tarafların defterlerinde karşılıklı kayıtlı olduğu, davalının yaptığı ödemelerin tenzili ile bakiye 1.570,00 TL davacının alacağının bulunduğu sabit olup fatura tarihleri aynı olduğundan muaccel alacak terditinin yapılamadığı ve bakiye borcun dava konusu edilen fatura alacağından kaynaklandığı sonuç ve kanaati ile davanın bu bedel yönünden kabulüne, belirlenebilir alacak bakımından icra inkar tazminatı talebinin de kabulüne dair karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın kısmen kabulü ile 1.570,00-TL asıl alacak yönünden davalının Büyükçekmece ..... İcra Müdürlüğü'nün ..... esas sayılı takibe vaki itirazın iptaline, takibin bu miktar yönünden aynen devamına; fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Hükmedilen asıl alacağın %20'si üzerinden hesap edilecek olan icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Alınması gerekli 732,00-TL harçtan davacı tarafça yatırılan 283,50-TL harcın mahsubuyla bakiye 448,50-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan 54,40-TL başvurma harcı, 283,50-TL peşin harç olmak üzere toplam 337,90-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafça 300,00-TL posta/tebligat ve 750,00-TL bilirkişi gideri olmak üzere toplam 1.050,00-TL yargılama giderinin, kabul/red oranına göre, 99,30-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafça 14,50-TL yargılama giderinin, kabul/red oranına göre, 13,12-TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına,
7-AAÜT gereğince hesap edilen 1.570,00-TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-AAÜT gereğince hesap edilen 15.030,24-TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
9-Arabuluculuk ücreti olan 1.320,00 TL'nin, 124,84-TL'sinin davalıdan, 1.195,16-TL'sinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
10-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Dair,6100 sayılı HMK'nun ilgili maddeleri gereğince dava değerinin istinaf/temyiz sınırının altında kalması nedeniyle kesin olmak üzere verilen karar davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzünde açıkça okunup, usulen anlatıldı. 20/01/2026
Katip ......
¸e-imzalıdır
Hakim ....
¸e-imzalıdır