Eser sözleşmesi kapsamında makine parça imalatından doğan alacak için açılan itirazın iptali davasında, davalı tarafın ayıplı ifa iddiası karşısında ticari defterler ve bilirkişi raporuyla delil değerlendirmesi.
Özet: Bu itirazın iptali davası, eser sözleşmesinden doğan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine davalının haksız itirazının iptali ile takibin devamı ve icra inkar tazminatı talebiyle açılmış olup, davacı, davalının faturalı borcu olduğunu iddia ederken, davalı ise ayıplı ifa nedeniyle borcunun bulunmadığını savunmuştur; mahkemece yapılan bilirkişi incelemesinde, davacının yasal defterlerinin ve faturanın alacağı gösterdiği, sevk irsaliyesi olmamasına rağmen fiili teslimatın anlaşma ve yazışmalarla gerçekleştiği belirtilerek, uyuşmazlığın çözümünde tarafların ticari defterlerinin Hukuk Muhakemeleri Kanununun 222. maddesi çerçevesinde delil olarak değerlendirilmesi yoluna gidilmiştir.

T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2024/824 Esas
KARAR NO: 2026/116
DAVA: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 13/11/2024
KARAR TARİHİ: 03/02/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;------ asıl alacak üzerinden başlatılan ilamsız takibe davalı tarafın haksız itirazının iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini, İcra takip dosyasından gönderilen ödeme emri ---- tarihinde tebliğ edildiği, davalı/borçlu vekili vasıtasıyla verdiği ------ tarihli itiraz dilekçesi ile "Müvekkilinin alacaklı şahısa herhangi bir borcu bulunmadığından bahisle borca, faize ve tüm ferilerine ettiği, davalı borçlunun itirazına istinaden icra müdürlüğünce de takibin durdurulmasına karar verildiği, davalının itirazının haksız ve kötü niyetli olduğu takip dayanağı faturanın --- tarihli olduğu, alacak likit alacak olduğundan haksız itirazı ile takibin durmasına neden olan davalıdan ayrıca asıl alacağın % 20'sinden az olmamak üzere inkar tazminatının tahsili talep ve dava edilmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini ve kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, müvekkilinin davacı tarafa herhangi bir borcu bulunmamasına rağmen müvekkili aleyhine icra takibi yapıldığı, Davacı ----- müvekkili şirkete ait makineyi tamir etmek karşılığında anlaştığı, ilerleyen süreçte davacı söz konusu makineyi tamir etmemiş ayıplı bir ifa söz konusu olduğu, ancak davacının yine de yapılan iş doğruymuş gibi tarafımız aleyhine fatura kesmiş ve icra takibi başlattığı, sonuç olarak davacı tarafa karşı müvekkilin herhangi bir borcu ve sorumluluğu olmadığı, bu nedenle söz konusu itirazın İptali davasının reddini, ayrıca haksız ve kötü niyetli olarak takibe girişen davacının, alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesi talep edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebidir.
Dilekçeler aşaması tamamlanmakla mahkememizin ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile uyuşmazlık noktaları saptanarak tahkikat aşamasına geçilmiş, deliller toplanmıştır. ------ sayılı dosyası celp edilip incelenmiştir.
Konunun incelemesi uzmanlık gerektirdiğinden bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Bilirkişi rapor içeriğine göre;
1-) Davacı taraf ----- yılı yasal defter tasdiklerinin süresi içinde yaptırıldığı, kayıtların muhasebe esaslarına uygun işlendiği ve delil niteliğinde bulunduğu,
2-) Davacı kayıtlarına göre ----- yılında davalı tarafa takip konusu yapılan ---- tutarlı “Makine Parça İmalat” faturası düzenlendiği, herhangi bir tahsilat kaydının görülmediği ve takip tarihi itibariyle davalının davacıya ----- borcunun görüldüğü,
3-) Takip konusu faturasının içeriğinde yer alan ve imalat konusu yapılan parçaların davalı tarafa fiilen teslimine ait sevk irsaliyesi şeklinde belgenin bulunmadığı tespit edilmiş olup taraflar arasındaki anlaşma ve yazışmalara göre söz konusu makine parçası bakım ve tesliminin yapıldığı yerin de dikkate alınarak fiili satış işleminin gerçekleştiği "yönünde beyanda bulunulmuştur. Taraflar arasında uyuşmazlığın çözümü için ticari defterlerin incelenmesine karar verilerek taraflara defterlerini sunmak üzere kesin süre verilmiş, taraflar defterlerini sunmuştur.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu/ Ticari Defterlerin İbrazı ve Delil Olması - Madde 222 - (1): "Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
(2): "Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz v usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
(3): İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. --------- Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
(4)"Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur."
(5):"Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır
"Türk Ticaret Kanunu madde 64- (1): ------- Her tacir, ticari defterleri tutmak ve defterlerinde, ticari işlemleriyle ticari işletmesinin iktisadi ve mali durumunu, borç ve alacak ilişkilerini ve her hesap dönemi içinde elde edilen neticeleri, bu Kanuna göre açıkça görülebilir bir şekilde ortaya koymak zorundadır. Defterler, üçüncü kişi uzmanlara, makul bir süre içinde yapacakları incelemede işletmenin faaliyetleri ve finansal durumu hakkında fikir verebilecek şekilde tutulur. İşletme faaliyetlerinin oluşumu ve gelişmesi defterlerden izlenebilmelidir."
(2)"Tacir, işletmesiyle ilgili olarak gönderilmiş bulunan her türlü belgenin, fotokopi, karbonlu kopya, mikrofiş, bilgisayar kaydı veya benzer şekildeki bir kopyasını, yazılı, görsel veya elektronik ortamda saklamakla yükümlüdür."Madde 83-(1): "Ticari uyuşmazlıklarda mahkeme, yabancı gerçek veya tüzel kişi bile olsalar, tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebilir.
Ticari defterler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu madde 222 ve devamı ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu madde 64 ve devamında açıkça düzenlenmiştir.Ticari defterlere anılan Kanun'larda delil olarak hüküm ve sonuç bağlanmıştır.Tacirler, Türk Ticaret Kanunu'nun amir hükmü uyarınca ticari defter tutmak zorundadır.Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK. m. 222/1).
Yine Türk Ticaret Kanunu madde 83/1'de ticari uyuşmazlıklarda Mahkemenin ticari defterlerin re'sen ibrazına karar verebileceği, Mahkeme re'sen ticari defterlerin ibrazına karar vermese dahi taraflardan birinin istemi üzerine ticari defterlerin ibrazına Mahkemece karar verilebileceği hüküm altına alınmıştır.
Ticari defterler, bazı şartların varlığı durumunda sahibi lehine delil olarak kullanılabilir. Şöyle ki: Uyuşmazlık ticari bir işten kaynaklanmalıdır. Bu iş, her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmelidir. Taraflardan yalnızca biri için ticari iş niteliğinde olan uyuşmazlıklarda, arada sözleşme olsa bile defterler lehe delil olarak kullanılamaz. Uyuşmazlığın her iki tarafı da tacir sıfatını haiz olmalıdır. Taraflardan birinin ya da her ikisinin tacir olmaması halinde ticari defterler lehe delil olarak kullanılamaz. Öte yandan ticari defterler Kanun’a uygun tutulmuş olmalıdır. Tutulması zorunlu defterler eksiksiz, usulüne uygun tutulmalı, açılış kapanış onayları yapılmış olmalıdır. (TTK. m. 64) Ayrıca, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.
(HMK m. 222/3)Davacı taraf bir ticaret şirketidir. Davalı taraf da bir ticaret şirketi olup tacirdir. Uyuşmazlık tarafların ticari işletmesinden ve ticari bir işten kaynaklanmaktadır.Dosya tüm delillerin ibrazından sonra konusunda uzman teknik bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi raporu alınmıştır.Somut olayda; Davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, dava konusu faturaların davalı tarafından kabul edilmiş sayılıp sayılmayacağı, alacağın likit nitelikte olup olmadığı ve davalının icra takibine yaptığı itirazın haksız olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır. Dosya mahkememizce bilirkişiye tevdi edilmiş; düzenlenen bilirkişi raporunda özetle; davacı tarafından davalıya düzenlenen faturaların e-fatura senaryosu ile davalıya tebliğ edildiği, davalı tarafından yasal süresi içinde itiraz veya iade faturası düzenlenmediği, tarafların ticari defterlerinin birbiriyle tam mutabakat halinde olduğu, davacının takip tarihi itibarıyla davalıdan ------ alacaklı olduğu, alacağın taraf ticari defterleriyle ve -------- bildirimleriyle sabit olduğu tespit edilmiştir. Bu nedenle davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Taraflar arasındaki ilişki ticari nitelikte bir ilişkidir. Davacı tarafından düzenlenen faturaların temel fatura olduğu, davalı tarafından süresi içinde herhangi bir itirazda bulunulmadığı ve iade faturası düzenlenmediği anlaşılmıştır. Bu durumda fatura içeriğinin davalı tarafından kabul edildiğine dair ticari karine oluşur. Taraf ticari defterlerinin birbirini doğruladığı, --- bildirimlerinin örtüştüğü ve alacağın miktarının belirli ve hesaplanabilir olduğu sabittir. Bu nedenle dava konusu alacak likit alacak niteliğindedir. İcra ve İflas Kanunun 67/2 maddesi uyarınca, haksız itiraz halinde borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmetmek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ İLE
2-------- Esas sayılı icra dosyasına yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, duran takibin 18.000,00 TL üzerinden asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte DEVAMINA,
3-Asıl alacak olan 18.000,00 TL üzerinden hesaplanacak %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
4-Alınması gerekli Karar ve ilâm harcı olan 1.229,58 TL'den başlangıçta alınan 427,60 TL'nin mahsubu ile 801,98 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
5-Davacı tarafından ödenen 427,60 TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan toplam 5.556,90 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
7-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 18.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
8-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca -------- bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile , Hazineye Gelir Kaydına
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, miktar itibari ile kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usûlen anlatıldı. 03/02/2026