Tapusuz arazinin zilyetlikle tescili talepli davada, ilk derece mahkemesi kararlarının Yargıtay tarafından eksik inceleme ve usul hataları nedeniyle sürekli bozulması hali.
Özet: Davacılar tarafından dedelerinden miras kalan tapulama harici taşınmazın 60 yılı aşkın zilyetlik ve tasarruf iddialarına dayanarak kendi adlarına tescili talebiyle açılan davada, yerel mahkemenin kısmen kabul kararı sonrası, Yargıtay tarafından kısa karar ile gerekçeli karar çelişkisi, eksik inceleme ve bozma gereklerinin tam olarak yerine getirilmemesi gibi nedenlerle birden fazla kez bozulmuş olup, son bozma kararında taşınmazın bulunduğu kadastro çalışma alanında davacı murisi adına kayıtsız tespit veya tescil olup olmadığının ilgili kurumlardan ayrı ayrı sorulması ve husumetin yaygınlaştırılması gerektiği belirtilmiştir.

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/391 E., 2024/129 K.Mahkeme kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVADavacılar vekili dava dilekçesinde özetle; ...köyünde bulunan ve dedelerinden miras yoluyla gelen tapulama harici taşınmazın 60 yıldan beri müvekkillerinin zilyet ve tasarruflarında olduğunu, bu taşınmazın kendileri adına tescilli 195 parsel sayılı taşınmazın doğusunda yer aldığını, üzerindeki fıstık ağacı ve bağların müvekkillerinin emeği ile yetiştirildiğini ileri sürerek taşınmazın müvekkilleri adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Davacılardan ... yargılama sırasında ölmüş mirasçıları davayı sürdürmüştür. II. CEVAP1. Davalı Hazine vekili, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.2. Dava dilekçesi usulüne uygun olarak davalı Köy Tüzel Kişiliğine tebliğ edilmiş, davalı cevap dilekçesi sunmamış, 01.03.2005 tarihli duruşmada davalı Köy Tüzel Kişiliği temsilcisi, dava konusu taşınmazın 25 yıldan fazla süredir davacıların elinde olduğunu, bu yer üzerinde davacılara ait fıstık ağaçları bulunduğunu belirtmiştir.III. MAHKEME KARARIMahkemenin 19.09.2006 tarih ve 2004/623 Esas, 2006/510 Karar sayılı kararıyla davanın kabulü ile ... köyü, Yukarı yaylacık mevkinde bulunan, fen bilirkişisinin 24.04.2006 tarihli krokisinde (A) harfi ile gösterilen 80.516,93 m² yüz ölçümlü taşınmazın davacı ..., (B) harfi ile gösterilen 73.095,27 m² yüz ölçümündeki taşınmazın davacı ..., (C) harfi ile gösterilen 66.730,57 m² yüz ölçümündeki taşınmazın davacı ..., (D) harfi ile gösterilen 21.563,24 m² ve (E) harfi ile gösterilen 42.186,80 m² yüz ölçümündeki taşınmazın ise davacı ... adına tesciline, krokide B1, C1, C2, D1 ve E1 ile gösterilen yerler yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA KARARI VE SONRASINDAKİ YARGILAMA SÜRECİA. Birinci Bozma Kararı1. Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı süresi içinde davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. 2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 15.05.2007 tarihli ve 2007/2641 Esas, 2007/2991 Karar sayılı kararıyla; kısa kararda davanın kabulüne denildiği halde gerekçeli kararda kısmen kabul kısmen reddine şeklinde hüküm kurulduğu, kısa kararla gerekçeli karar arasında çelişki oluşturulduğu, gerekçeli kararın kısa karara uygun olması gerektiği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozma İlâmına Uyularak Verilen KararMahkemenin 25.04.2006 tarih ve 2007/706 Esas, 2007/787 Karar sayılı kararıyla; davanın kısmen kabul kısmen reddi ile Şanlıurfa ili, ... köyü, Yukarı yaylacık mevkinde bulunan fen bilirkişisinin 24.04.2006 tarihli krokisinde (A) harfi ile gösterilen 80.516,93 m² yüz ölçümlü taşınmazın davacı ..., (B) harfi ile gösterilen 73.095,27 m² yüz ölçümündeki taşınmazın davacı ..., (C) harfi ile gösterilen 66.730,57 m² yüz ölçümündeki taşınmazın davacı ..., (D) harfi ile gösterilen 21.563,24 m² ve (E) harfi ile gösterilen 42.186,80 m² yüz ölçümündeki taşınmazın ise davacı ... adına tesciline, krokide B1, C1, C2, D1 ve E1 ile gösterilen yerler yönünden ise davanın reddine; davalı Tapu Sicil Müdürlüğü aleyhine açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir. C. İkinci Bozma Kararı1. Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı süresi içinde davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. 2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 11.11.2008 tarihli ve 2008/4786 Esas, 2008/5617 Karar sayılı kararıyla; eksik incelemeyle karar verilemeyeceği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. D. Mahkemece Bozma İlâmına Uyularak Verilen KararMahkemenin 12.06.2012 tarih ve 2010/244 Esas, 2021/2489 Karar sayılı kararıyla; davanın kabulüne karar verilmiştir. E. Üçüncü Bozma Kararı1. Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı süresi içinde davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. 2. Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesi'nin 22.03.2021 tarih ve 2018/1270 Esas, 2021/2489 Karar sayılı kararıyla; Mahkemece bozma ilamına uyulduğu halde, bozma ilamının gerekleri tam olarak yerine getirilmediği, eksik inceleme ve araştırmaya dayanılarak hüküm kurulamayacağı, hâl böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için Mahkemece öncelikle, ... ve ... davaya dahil edilerek husumetin yaygınlaştırılması, daha sonra davacıların murisi hakkında taşınmazın bulunduğu kadastro çalışma alanı içerisinde kayıtsız ve belgesizden taşınmaz mal tespit ya da tescil edilip edilmediğinin Tapu Müdürlüğü, Kadastro Müdürlüğü ve Hukuk Mahkemeleri Yazı İşleri Müdürlüğünden ayrı ayrı sorulup varsa tespit tutanakları ve oluşmuş iseler tapu kayıtlarının onaylı örneklerinin getirtilmesi, ayrıca çekişmeli taşınmaza ait temin edilebilen en eski ve yeni tarihli ortofoto ve uydu fotoğrafları ile Harita Genel Müdürlüğü WEB sitesinin hava fotoğrafı sorgulama sayfasına girilmek suretiyle taşınmazın bulunduğu köyü/mahalleyi kapsayacak şekilde hangi yıllara ait hava fotoğrafı olduğu araştırılıp belirlenmek ve (denetimin sağlanması bakımından) ilgili sayfanın çıktısı dosya içerisine konulmak suretiyle buradan elde edilen verilere göre tespit tarihinden 15-20-25 yıl öncesine (bulunmadığı takdirde bu tarihlere en yakın tarihlere) ait farklı dönemlerde çekilmiş en az üç adet stereoskopik hava fotoğrafı tarihleri açıkça yazılmak suretiyle Harita Genel Müdürlüğünden getirtilerek dosya arasına konulduktan sonra, taşınmaz bölümleri başında yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen ve davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler, taraf tanıkları, üç kişilik ziraat mühendisi bilirkişi heyeti, 3 kişilik jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişi kurulu ve fen bilirkişisinin katılımıyla yeniden keşif yapılması, keşif sırasında yerel bilirkişi ve tanıklardan, dava konusu taşınmaz bölümünün geçmişte ne durumda bulunduğu, ilk olarak ne zaman ve nasıl kullanılmaya başlandığı, imar-ihyaya konu edilip edilmediği, imar- ihyaya konu edilmiş ise ihyanın ne zaman başlayıp bitirildiği, kime ait olduğunun etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılması; beyanlar arasındaki çelişkilerin gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmeye çalışılması; ziraat mühendisi bilirkişi kurulundan çekişmeli taşınmaz bölümlerinin niteliğini, kullanım durumunu, imar-ihyaya muhtaç yerlerden olup olmadığını, böyle yerlerden ise imar-ihya edilip edilmediği hususlarında önceki tarihli ziraatçi bilirkişi raporunu da irdeler şekilde tarımsal niteliğini açıklayan, taşınmaz bölümünün komşu parsellerle karşılaştırmalı biçimde toprak yapısını, eğimini, bitki desenini, zirai durumunu, üzerinde sürdürülen zilyetlik var ise zilyetliğin şeklini ve süresini bildiren, taşınmaz bölümünün değişik yönlerden çekilmiş fotoğrafları ile desteklenmiş, bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınması; jeodezi ve fotogrametri mühendisi kurulundan yukarıda belirtilen tarihlerde çekilmiş stereoskopik üç adet hava fotoğrafı ile dosya arasında bulunan hava fotoğrafları üzerinde stereoskop aletiyle incelenmesi yaptırılarak, taşınmaz bölümlerinin sınırlarını ve niteliklerini, taşınmazda imar-ihya tamamlanmış ise tamamlandığı tarih ile taşınmaz üzerinde sürdürülen zilyetliğin başlangıcını, şeklini ve süresini belirtir şekilde rapor istenmesi; fen bilirkişisine keşfi ve uygulamayı denetlemeye elverişli, ayrıntılı rapor ve harita düzenlettirilmesi; bundan sonra toplanan ve toplanacak deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken bu hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulmasının isabetsiz olduğu gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.F. Mahkemece Bozma İlâmına Uyularak Verilen KararMahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; tüm dosya kapsamı, alınan bilirkişi raporları, tanık beyanları ve yapılan tespitler bir bütün olarak değerlendirildiğinde imar-ihya olgusunun gerçekleştiği, böylelikle Türk Medeni Kanunu'nun 14... .maddelerinde aranan şartların taşınmaza zilyet olan davacı yararına gerçekleştiği gerekçesiyle Şanlıurfa ili, Birecik ilçesi, Yaylacık Mahallesi 354 parsel içerisinde kalan ve fen bilirkişisi ve harita bilirkişisi tarafından hazırlanan 11.12.2023 havale tarihli fen bilirkişi raporunda ''A'' rumuzu ile belirtilen 80.529, 20... yüz ölçümü büyüklüğündeki Maliye Hazinesi adına kayıtlı taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline, ''B'' rumuzu ile belirtilen 72.637, 95... yüz ölçümü büyüklüğündeki Maliye Hazinesi adına kayıtlı taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline, ''C'' rumuzu ile belirtilen 66.481, 26... yüz ölçümü büyüklüğündeki Maliye Hazinesi adına kayıtlı taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline ''D'' rumuzu ile belirtilen 17.131, 83... ve "E" rumuzu ile belirtilen 42.153, 62... yüz ölçümü büyüklüğündeki Maliye Hazinesi adına kayıtlı taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline, ... ile ... yönünden açılan davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu taşınmazın büyük bir alanı kapsıyor olup aslında davacıların babası tarafından kullanıldığını, bu hususun mahalli bilirkişi beyanlarından açıkça anlaşıldığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla dava konusu edilen taşınmaz aslında tek parça olup en fazla 100 dönüme kadar hakları olması gerektiğini, Mahkeme kararındaki gibi her bir davacı için 100 dönüm sınırına göre değil, toplam bütün davacıların 100 dönüme kadar zilyetliğine karar verilmesi gerektiğini, ayrıca A, B, C, D ve E harfleri ile gösterilen alanların müvekkili idareye ait olduğunu, Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerin zilyetlikle kazanılamayacağını, zira dava konusu yerlerin sınırlarında dereler, tapulama harici yerler ve yol olduğunu ileri sürerek hükmün bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe1. Dava, tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkin iken taşınmazların tapulu hale gelmesi neticesinde tapu iptali ve tescil istemine dönüşmüştür. 2. Şanlıurfa ili, Birecik ilçesi, Yaylacık köyünde bulunan fen ve harita bilirkişisi tarafından hazırlanan 11.12.2023 tarihli raporda A, B, C, D ve E harfleri ile gösterilen çekişmeli taşınmaz bölümlerinin yörede yapılan kadastro çalışmaları sırasında 766 sayılı Tapulama Kanunu'nun 2. maddesi uyarınca tespit harici bırakıldığı, daha sonra 12.05.2015 tarihinde Hazine adına 354 parsel numarasıyla ihdasen tapuya tescil edilen hali arazi vasıflı taşınmaz içerisinde kaldığı ve davaya konu taşınmaz bölümleri yönünden davacıların irsen intikal, imar-ihya, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı olarak tapu iptali ve tescil talebinde bulunduğu anlaşılmaktadır.3. Mahkemece bozma ilamına uyularak davacılar yararına zilyetlikle mülk edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçesiyle yazılı şekilde davanın kabulüne hükmedilmiş ise de; yapılan araştırma ve inceleme eksik olduğu gibi bozma ilamının gerekleri de tam olarak yerine getirilmemiştir. Bozma ilamında keşif esnasında dinlenilen yerel bilirkişi ve tanıklarca çekişmeli taşınmaz bölümlerinin davacıların ortak murisi ...'den davacılara intikal ettiği belirtildiği halde davacıların ortak murisi adına aynı çalışma alanı içerisinde belgesizden tespit ve tescil edilen taşınmaz bulunup bulunmadığı ve belgesiz norm sınırının aşılıp aşılmadığı yönünde araştırma yapılmasına işaret edildiği halde Mahkemece yöntemince araştırma yapılamamıştır. Öte yandan, dava konusu taşınmaz bölümlerine komşu 192, 1 95... parsel sayılı taşınmazların Haziran 1962 tarih, 27 sıra numaralı tapu kaydı ve tedavülleri ile 60, 61, 62 53, 54 tahrir numaralı vergi kayıtları uyarınca tespit edildiği, sözü edilen kayıtların gayrisabit hudutlu oldukları ve çekişmeli taşınmaz ile olan hudutların değişebilir sınırlı tahsis edildiği anlaşılmasına karşın sözü edilen kayıtların çekişmeli taşınmaz bölümlerinin bulunduğu yönü ne okuduğu üzerinde durulmamış, 196 parselin kadastro tespitine itiraz sonucunda 3 40... parsel olarak ifraz edildiği anlaşılmasına karşın hükmen tescile esas dava dosyası getirtilip incelenmek suretiyle toplanan delillerin uyuşmazlık üzerindeki etkisi tartışılmamıştır. Bir taşınmaz üzerinde sürdürülen zilyetliğin şekli ve süresini belirleme hususunda en etkili yöntem hava fotoğrafları incelemesi olduğu ve bozma kararında dosya kapsamında bulunan hava fotoğraflarının 3 kişilik jeodezi uzmanı bilirkişi heyeti marifetiyle incelenmesi gereğine değinildiği halde bozma kararının gereklerine riayet edilmemiş, uyuşmazlığın çözümü hususunda yetersiz tek kişilik bilirkişi raporuna itibar edilmiştir. Tüm bunlardan bağımsız olmak üzere davacılardan Bekir'in karar tarihinden evvel öldüğü anlaşılmasına karşın ölü kişi lehine tescil hükmü kurulması da doğru görülmemiştir. Bu şekilde eksik araştırma ve inceleme sonucunda hüküm kurulamaz.4. Hâl böyle olunca; doğru sonuca varabilmek için öncelikle davacılar ve davacıların murisi adına belgesizden tespit edilen tüm taşınmazların belirlenmesi hususunda Mahalli Tapu Müdürlüğü ve Kadastro Müdürlüğü marifetiyle gerekirse senetsiz defterleri üzerinden araştırma yapılmalı, ayrıca davacılar tarafından zilyetliğe dayalı olarak açılan dava bulunup bulunmadığı tespit edilerek buna ilişkin kayıtlar celp edilmelidir. Bundan sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişi kurulu ve aynı yönteme göre tespit edilecek taraf tanıkları ile önceki keşiflere refakat etmeyen teknik bilirkişi, 3 kişilik jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişi ve 3 kişilik ziraat mühendisleri bilirkişi kurulunun katılımıyla yeniden keşif yapılmalıdır.5. Yapılacak keşifte yerel bilirkişi ve tanıklardan dava konusu taşınmaz bölümlerinin öncesinin kime ait olduğu, kimden intikal ettiği ve ne şekilde kullanıldığı, imar-ihyaya konu edilip edilmediği, edilmiş ise imar-ihyanın hangi tarihte başlayıp hangi tarihte bitirildiği etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, yerel bilirkişi ve tanık beyanları arasında doğacak çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle yöntemince giderilmeye çalışılmalı; komşu taşınmazların dayanak kayıtlarının dava konusu taşınmazın yönünü ne okuduğu belirlenmelidir.6. Ziraat mühendisi kurulundan çekişmeli taşınmazların niteliği, kullanım durumu, imar-ihya edilip edilmediği, edilmiş ise imar-ihyanın hangi tarihte tamamlandığı, taşınmazda taş unsurunun ekonomik amaca uygun zilyetliğe engel olup olmadığı hususlarında, önceki tarihli ziraatçi bilirkişi raporlarını da irdeler şekilde taşınmazın tarımsal niteliğini açıklayan, mukayeseli biçimde toprak yapısını, eğimini, bitki desenini, zirai durumunu, üzerinde sürdürülen zilyetlik var ise zilyetliğin şeklini ve süresini bildiren, taşınmazın tüm yönlerden çekilmiş ve hudutları fotoğraf üzerinde işaretlenmiş renkli görüntüleri ile desteklenmiş bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalıdır. 7. Jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişi kurulundan dava konusu taşınmazı kapsayan hava fotoğraflarının ait oldukları yıllara göre taşınmaz bölümünün niteliğini, imar-ihyaya konu olup olmadığını, olmuş ise imar-ihyaya en erken ne zaman başlanıldığını ve imar-ihyanın hangi tarihte tamamlandığını, taşınmazın ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığını, başından itibaren mevcut sınırları dahilinde zilyet edilip edilmeğini ve zilyetliğin hangi tasarruflarla sürdürüldüğünü belirten, önceki raporların da irdelendiği ayrıntılı ve gerekçeli rapor düzenlemesi istenilmeli; teknik bilirkişiden keşfi takibe ve denetlemeye imkan verir krokili rapor alınmalıdır. Bu suretle iddia ve savunma çerçevesinde toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup hükmün bozulmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle;Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi gereğince Mahkeme hükmünün BOZULMASINA, Davalı Hazine harçtan muaf bulunduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,Dosyanın Birecik 1. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,22.10.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.