Kadastro dışı bırakılan taşınmazın imar-ihya ve zilyetlikle iktisap talepli tapu iptali ve tescil davasında, bozma sonrası kararın infaz edilebilirliği ve davacılar lehine mülkiyet koşullarının temyizen incelenmesi.
Özet: Kadastroda tescil dışı bırakılıp daha sonra Hazine adına kaydedilen 5410 parseldeki taşınmazın belirli bölümleri üzerinde imar-ihya ve zilyetlik yoluyla tapu iptali ve tescil talep edilen bu davada, Yargıtayın bozma kararı sonrası yerel mahkeme, davacıların zilyetlikle mülk edinme şartlarını karşıladığına karar vermiş; ancak hem davacılar (kararın infaz edilebilirliği konusundaki eksiklikler nedeniyle) hem de davalı Hazine (iktisap koşullarının oluşmadığı, incelemenin yetersiz olduğu ve Hazine arazisinin özel mülkiyete konu olamayacağı iddialarıyla) kararı temyiz etmiştir.
1. Hukuk Dairesi         2025/5014 E.  ,  2025/4681 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2019/152 E., 2022/137 K.
Bozma kararına uyularak verilen karar asıl ve birleştirilen dosya davacılar vekili ile davalı ... temsilcisi tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Asıl davada ... imar-ihya, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak 5410 parsel sayılı taşınmazın bir bölümüne yönelik olarak tapu iptali ve tescil istemiyle dava açmış, bozma kararından sonra birleştirilen 2014/52 Esas sayılı dava dosyasında ............... ve arkadaşları, birleştirilen 2014/53 Esas sayılı dava dosyasında ..., birleştirilen 2014/54 Esas sayılı dava dosyasında ..............., birleştirilen 2014/55 Esas sayılı dava dosyasında ..........., birleştirilen 2014/56 Esas sayılı dava dosyasında ............... birleştirilen 2014/57 esas sayılı dava dosyasında ise ......... imar-ihya, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak taşınmazın iddiaya konu bölümlerine yönelik tapu iptali ve tescil istemiyle dava açmıştır.
II. CEVAP
Davalı ... aşamalarda, taşınmazın özel mülkiyete konu edilemeyeceğini ve davacı yararına iktisap koşullarının oluşmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemece, çekişmeli taşınmaz üzerinde zilyetlikle mülk edinme koşullarının asıl dosya davacısı ... yararına oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, fen bilirkişisinin hükme esas bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilmiş 1.699,71 ve (B) harfi ile gösterilmiş 1.773,51 metrekarelik bölümlerinin davalı ... adına olan tapu kaydının iptali ile son parsel numarası verilerek davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... temsilcisi tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.
B. Bozma Kararı
Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 22.11.2018 tarih, 2018/2741 Esas- 2018/6991 Karar sayılı kararıyla; Mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin yetersiz olduğu belirtilerek doğru sonuca varılabilmesi için taşınmazın Kaş Tapulama Mahkemesinin 30.06.1983 tarih ve 1982/275 Esas, 1983/134 Karar sayılı ilamı ile hükmen tescil harici bırakıldığı anlaşılmakla, sözü edilen dava dosyasında toplanan delillerden istifade edilmesi suretiyle taşınmazın mevcut niteliği itibariyle dere yatağı vasfında olup olmadığının yöntemince belirlenmesi, taşınmazın özel mülkiyete konu yerlerden olduğunun anlaşılması halinde ise davacı yararına iktisap koşullarının oluşup-oluşmadığının tespit edilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gereğine değinilerek kararın bozulmasına hükmedilmiştir.
C. Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen karar
Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucu; asıl ve birleştirilen dosya davacıları lehine imar-ihya ve zilyetlik yoluyla mülk edinme koşullarının oluştuğu gerekçesiyle dava konusu 5410 parsel sayılı taşınmazın hükme esas teknik bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 1.699,71 metrekare, (B) harfi ile gösterilen 1.773,51 metrekare, (C) harfi ile gösterilen 1.650,01 metrekare, (D1) harfi ile gösterilen 1.010,16 metrekare, (E1) harfi ile gösterilen 737,91 metrekare, (G) harfi ile gösterilen 5.583,83 metrekare, (K) harfi ile gösterilen 987,37 metrekare, (L) harfi ile gösterilen 944,86 metrekare yüz ölçümündeki bölümlerinin tapu kayıtlarının iptali ile davacılar adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
D. Bozma Sonrası Mahkeme Kararına Karşı Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ile davalı ... temsilcisi tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.
E. Temyiz Sebepleri
1. Davacılar vekili; birleştirilen dava dosyalarının ve davacılarının gerekçeli karar başlığında gösterilmediğini, ayrıca kararda her bir davacı yönünden tescile hükmedilen taşınmazların ayrı ayrı belirtilmediğini, bu haliyle hükmün infazının kabil olmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı ... temsilcisi; davacı yararına imar-ihya suretiyle zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığı yöntemince araştırılmadan eksik inceleme sonucunda karar verildiğini, bilirkişi raporlarının eksik ve hüküm kurmaya elverişli olmadığını, Hazinenin tasarrufu altındaki taşınmazların özel mülkiyete konu edilemeyeceğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
F. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, kadastro sonucunda hükmen tespit harici bırakılıp dava tarihinden önce ihdasen tapuya tescil edilen taşınmaza yönelik imar-ihya ve zilyetlik hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Dosya kapsamı ve toplanan delillere göre; çekişmeli taşınmaz bölümlerinin yörede yapılan kadastro çalışmaları sırasında 2102 parsel numarası altında tespit edilen taşınmaz içerisinde kaldığı, 2102 parselin kadastro tespitine karşı ................ Belediye Başkanlığı tarafından Hazine aleyhine açılan tespite itiraz davası sonucunda, Kaş Tapulama Mahkemesinin 30.06.1983 tarih ve 1982/275 Esas, 1983/134 Karar sayılı ilamı uyarınca, çekişmeli 2102 parsel sayılı taşınmazın eskiden beri sazlık ve bataklık olup toprak yapısı itibariyle tarıma elverişli olmadığı ve Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğu gerekçesiyle 766 sayılı Yasa'nın 2. maddesi uyarınca tapulama dışı bırakılmasına karar verildiği, bilahare 10.02.2005 tarihinde bu kez 5410 parsel numarasıyla Hazine adına ihdasen tapuya tescil edildiği anlaşılmaktadır.
2. Mahkemece yazılı şekilde davacılar yararına zilyetlikle kazanım koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne hükmedilmiş ise de varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Çekişmeli taşınmazın yukarıda izah edildiği üzere Kaş Tapulama Mahkemesince hükmen belirlenen niteliğinin uyuşmazlığın özü yönünden doğrudan tesiri olduğu gibi, taşınmazın tescil dışı bırakılmasına ilişkin dava dosyasının, eldeki tapu iptali ve tescil davasında zilyetlikle kazanım koşulları, imar-ihyanın başladığı ve tamamlandığı tarih ile taşınmazın zilyetlikle kazanılabilecek nitelikte yerlerden olup olmadığının değerlendirilmesi bakımından göz önünde bulundurulması gerektiği muhakkaktır. Sözü edilen dava dosyasında çekişmeli taşınmazın sazlık ve bataklık niteliğinde olup tarımsal üretime uygun olmadığı belirlenmiştir. Öte yandan, dosya arasında yer alan kök ve ek ziraat mühendisi bilirkişi raporlarına göre çekişmeli taşınmaz bölümlerinin dolgu yapılmak suretiyle tarımsal üretime kazandırıldığının belirtildiği, jeoloji uzmanı bilirkişi raporuna göre ise açılan numune çukurlarının üst katmanında dolgu malzemesine rastlandığı, alt tabakaların ise alüvyolu ve çakıllı dere tabanı niteliğinde olduğunun tespit edildiği, davacıların dolgu niteliğindeki eylemlerinin dışarıdan toprak ithal etmek suretiyle dere yatağının doldurulması anlamına geldiği, taşınmazların dere yatağından evveli itibariyle sazlık ve bataklık nitelikteki araziden dolgu yapılmak suretiyle elde edildiği anlaşılmaktadır.
3. Hal böyle olunca; salt dolgu yapmak suretiyle dere yatağını yahut sazlık ve bataklık araziyi doldurmanın imar-ihya sayılamayacağı, taşınmazın hükmen tescil harici bırakıldığı tarih itibariyle sazlık ve bataklık niteliğinde olduğu, mevcut toprak örtüsünün dolgu yapılmak suretiyle üzerinin doldurulmasının iktisaba elverişli olmadığı gözetilerek davanın reddine hükmedilmesi gerekirken, objektif nitelikteki eylemli duruma aykırı düşen subjektif nitelikteki yerel bilirkişi ve tanık sözleri ile olayın oluşuna ve maddi gerçeğe aykırı bilirkişi raporlarına değer verilmesi suretiyle davanın yazılı şekilde kabulüne hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
4. Tüm bunlar dışında, bozma kararından sonra birleştirilen 2014/52 Esas sayılı dava dosyasında ............ve arkadaşları, birleştirilen 2014/53 Esas sayılı dava dosyasında ..., birleştirilen 2014/54 Esas sayılı dava dosyasında ........, birleştirilen 2014/55 Esas sayılı dava dosyasında ......, birleştirilen 2014/56 Esas sayılı dava dosyasında .........., birleştirilen 2014/57 esas sayılı dava dosyasında ise .......'ın imar-ihya, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak taşınmazın iddiaya konu bölümlerine yönelik tapu iptali ve tescil istemiyle dava açtığı, ne var ki sözü edilen birleştirilen dava dosyalarının ve taraflarının karar başlığında gösterilmemesi isabetsiz olmuştur.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı ... temsilcisinin işin esasına yönelik, davacılar vekilinin ise değinilen yöne ilişkin temyiz itirazlarının kabulüyle 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi gereğince hükmün BOZULMASINA,
Davacılar tarafından yatırılan peşin harcın istek halinde iadesine,
Davalı ... harçtan muaf bulunduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
Dosyanın Demre Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
23.10.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.