Davacının, ipotekli taşınmazın banka adına tesciline itirazla açtığı tapu iptali ve tescil veya tazminat davasının, duruşmaya mazeretsiz katılmaması ve işlemden kaldırıldıktan sonra süresinde yenilenmemesi nedeniyle açılmamış sayılmasına dair Bölge Adliye Mahkemesi kararı.
Özet: Davacı, davalı banka tarafından ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ele geçirildiğini iddia ettiği taşınmazın tapu iptali ve adına tescilini, mümkün olmazsa maddi tazminat ödenmesini talep etmiş, ancak mahkeme, davacının duruşmaya mazeretsiz katılmaması sonucu dosyanın işlemden kaldırılmasına ve yasal üç aylık yenileme süresi içinde yenilenmemesi nedeniyle davanın açılmamış sayılmasına hükmetmiş, bu usul kararı istinaf incelemesinde de hukuka uygun bulunmuştur.

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2621 E., 2025/1308 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Serik 2. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2022/141 E., 2023/264 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA Davacı dava dilekçesinde özetle; davalı Banka tarafından hakkında Antalya 9. İcra Müdürlüğünün 2016/13521 Esas sayılı dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan takipte hissedarı bulunduğu ...Mahallesi 1090 parseldeki taşınmazın davalı Banka tarafından alacağa mahsuben alındığını, banka tarafından yapılan takip alacağının yasal dayanağının olmadığını ve usulsüz bir şekilde icra takibi şeklinde yapıldığını, bankaya yapılan tescilin yolsuz olduğunu, Antalya 9. İcra Dairesinin 2016/13521 Esas sayılı dosyası hakkında Antalya 2. İcra Hukuk Mahkemesinin 2021/294 Esas sayılı dosyası ile takibin iptali davası açtığını, anılan dosyanın istinaf aşamasında olduğunu ileri sürerek taşınmazın tapusunun iptali ile yolsuz tecilden önceki hissesi oranında adına tesciline, olmadığı takdirde oluşan zarardan dolayı fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan alınarak kendisine ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAPDavalı .... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın 1/2 hissesi davacı ...'e, 1/2 hissesi ise dava dışı ......... adına kayıtlı iken Serik İcra Müdürlüğünün 2017/29 Tal. Sayılı dosyasından yapılan ihale ile cebri icra yoluyla ihale edildiğini, bu nedenle davacının bu davayı tek başına açamayacağını, diğer hissedar ......... ile aralarında mecburi dava arkadaşlığı olduğunu, müvekkili Bankanın dava konusu taşınmazı yapılan ihale sonucu alacağına mahsuben aldığını, davacının bu ihaleye karşı Serik İcra Hukuk Mahkemesinin 2018/94 Esas sayılı dosyasında ihalenin feshine yönelik açtığı davanın reddine karar verildiğini, yapılan istinaf ve temyiz başvurularının reddedildiğini, bunun üzerine İcra Müdürlüğü tarafından verilen tescil belgesi ile tescilin tamamlandığını, tapu iptali iddiası için yapılan tescil işleminin hukuka aykırı ve yolsuz olması gerektiğini, bu süreçte herhangi bir hukuka aykırılık olmadığını, davanın kötü niyetle açıldığını, davacının ihalesi yapılan taşınmazın tescilini geciktirmek amacıyla Antalya 2. İcra Hukuk Mahkemesinin 2021/294 Esas sayılı dosyasında takibin iptalini talep ettiğini, ancak bu davanın da reddedildiğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı tarafça dava takip edilmediğinden dosyanın 17.01.2023 tarihinde işlemden kaldırıldığı, üç aylık yenileme süresinde yenileme talebinde bulunulmadığı, HMK'nın 150/5. maddesinde yer alan; 'İşlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde yenilenmeyen davalar, sürenin dolduğu gün itibarıyla açılmamış sayılır ve mahkemece kendiliğinden karar verilerek kayıt kapatılır.' hükmü gereğince davacı tarafından dosyanın takipsiz bırakılması nedeniyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Mahkemece 13.12.2022 tarihli davacının hazır bulunduğu oturumda duruşma gününün 17.01.2023 tarihine bırakıldığı, davacının duruşmadan haberdar olduğu, 17.01.2023 tarihli oturuma mazeretsiz şekilde katılmadığı, bunun üzerine Mahkemece davanın HMK'nın 150/1. maddesi uyarınca işlemden kaldırılmasına karar verildiği, işlemden kaldırıldığı tarihten itibaren 3 aylık yasal süre içerisinde yenilenmeyen davanın HMK'nın 150/5. maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına hükmolunduğu, 6100 sayılı HMK'nın 150/1. maddesinde; "Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflar, duruşmaya gelmedikleri veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir" hükmü, aynı maddenin 5. fıkrasında ise; "İşlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde yenilenmeyen davalar, sürenin dolduğu gün itibariyle açılmamış sayılır mahkemece kendiliğinden karar verilerek kayıt kapatılır" hükmünün yer aldığı, Mahkemece; davacının duruşma gün ve saatinden haberdar olduğu halde 17.01.2023 tarihli celseye mazeretsiz olarak katılmaması nedeniyle dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmesinde, 3 aylık yenileme süresi sona erdiğinde davanın açılmamış sayılması kararı verilip esasın kapatılmasında ve davalılar lehine vekalet ücreti takdirinde usule aykırılık olmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesinin eksik inceleme sonucu karar verdiğini, müvekkilinin istinaf taleplerinin gerekçeli olarak değerlendirilmediğini, Yerel Mahkeme kararında yenileme süresinin hatalı hesaplandığını, ek olarak duruşma günü müvekkiline herhangi bir çağrı dahi yapılmadığını, dosyanın esasına girilerek karar verilmesi gerekirken usulden ret kararı verilmesinin hatalı olduğunu, müvekkilinin usulsüz tebliğ iddiasının dinlenmediğini ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. B. Değerlendirme ve GerekçeDava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,Alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,22.10.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.