Mirasçılar arasında kadastro tespitiyle oluşan taşınmazın tapu iptali ve tescili davasında Yargıtayın bozma kararı sonrası zilyetlik ve tapu kayıtlarının detaylı incelenmesi.
Özet: Davaya konu taşınmazın tapu kaydının iptali ve davacılar adına tescili istemli davada, ilk derece mahkemesi davacıların taşınmazı murislerinden itibaren kullandığını ve tapu kayıtlarının geçerli olduğunu, davalıların tapusunun uygulanamadığını belirterek davayı kabul etmiş; ancak Yargıtay, eksik inceleme ve tapu kayıtlarının zemine uygulanmaması gerekçeleriyle kararı bozmuş, bozma sonrası ilk derece mahkemesi davacıların tapusunun dava konusu taşınmaza uyduğunu, davalıların tapusunun ise başka bir taşınmaza ait olduğunu tespit etmiştir.

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/134 E., 2024/114 K.Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davalı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; .................. köyünde bulunan 1 85... parsel sayılı taşınmazın kadastro çalışmaları sırasında ... adına tespit edildiğini ancak taşınmazın davacı taraflara..............'tan miras yoluyla kaldığını ve............ adına 17.04.19 67... sıra numaralı tapu kaydının bulunduğunu, ayrıca taşınmazın davacıların annesi... ve davacılar tarafından kullanıldığını, davalı tarafın zilyetliğinin bulunmadığını, kadastro tespiti sırasında dikkate alınan 21.02.1959 tarihli ve 414 numaralı tapu kaydının taşınmaza ait olmadığını ve malikinin vefat ettiğini, mirasçılarınca 40 yıldır intikal işlemi yapılmadığını ve tapu kaydının hukuki değerini yitirdiğini ileri sürerek taşınmazın tapu kaydının iptali ile miras payları oranında davacılar adına tescilini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı ..., ..., ..., ... cevap dilekçesinde; taşınmazın babası ... tarafından satın alındığını, sağlığında kendisi, ölümünden sonra da mirasçıları tarafından davacılara ve evvelinde de murislerine icara verildiğini, önceleri icar paralarını ödeyen davacıların uzak şehirlere göç etmelerini fırsat bilerek para ödemediklerini ve kötü niyetle kolluk kuvvetlerini de yanıltmak suretiyle tapu kaydı oluşturarak hak iddia etmeye çalıştığını, kendilerinin masum Anadolu insanı olarak düşündükleri davacıların ekip biçmelerine iyi niyetle karşı çıkmadıklarını belirterek davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin 18.07.2016 tarihli ve 2014/176 Esas, 2016/236 Karar sayılı kararı ile; taşınmazın davacılar murisi... ve mirasçıları tarafından 1968 yılından itibaren tespit tarihine kadar aralıksız kullanıldığı, davalıların ve murislerinin bu yeri hiç kullanmadığı gibi köye gelmedikleri, 21.02.19 59... sıra numaralı tapu kaydının uygulanamadığı ve miktarıyla uyuşmadığı, davalılar her ne kadar taşınmazı davacılara kiraya verdiklerini belirtmiş ise de bu duruma müdahale edip haklarını korumak için çekişme yaratmadığı, davacıların bir insan ömrünü aşar zilyetliklerinin kiracılık sıfatıyla devam ettiğinin davalılar tarafından kanıtlanamadığı, davacılara ait 17.04.19 67... sıra numaralı tapu kaydının miktarıyla taşınmaza uyduğu, sınırları tam uymasa da kısmen uygulanabildiği, davalıların tapu kaydının hukuki geçerlilik taşımadığı, bir an için davacının tutunduğu tapu kaydının olmadığı varsayılsa bile eklemeli zilyetliğe istinaden iktisap koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 08.03.2021 tarihli ve 2018/2796 Esas, 2021/2138 Karar sayılı ilamı ile; yapılan araştırmanın yeterli olmadığı, taşınmazın kadastro tutanağındaki edinme sebebinde 24.02.1959 tarih ve 41 nolu Toprak Tevzi Komisyonu tarafından sınırlandırılan 1 ada 2 parsel ile haritaya bağlandığı ve ... adına tespit edildiği belirtilmesine rağmen Mahkemece anılan tapu kaydı ile toprak tevzi çalışmalarına ilişkin belirtmelik, tablendikatif ve haritanın getirtilmediği, ayrıca davacının dayandığı tescil hükmüyle oluşan 17.07.1967 tarih ve 139 sayılı tapu kadının kapsamının usulünce belirlenmediği, tesisinden itibaren tüm tedavülleri ve varsa haritası ve revizyon durumu ilgili yerlerden sorulmak suretiyle revizyon gördüğü taşınmazların tutanaklarının getirtilmediği, komşu parsellerin kadastro tutanak ve dayanaklarının uygulanmadığı, Mahkemece doğru sonuca ulaşılabilmesi için belirtilen eksiklikler tamamlanarak tarafların dayandıkları tapu kayıtlarının zemine uygulanması ve kapsamlarının belirlenmesi, tapularının çakışması halinde hangi tapu kaydına hangi sebeple üstünlük tanındığının gerekçeli kararda açıklanması, tapu kayıtlarının uymadığını belirlenmesi durumunda davacıların tapu kaydı yanında zilyetliğe de dayandıkları gözetilerek yöntemince zilyetlik araştırması yapılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafça sunulan tapu kaydının ve dayanağını teşkil eden Mahkeme ilamı ekinde yer alan hudutların davaya konu taşınmazın hudutlarına uyduğu, davalı tarafından sunulan tapu kaydının taşınmaza uygulanamadığı, bu tapunun dava konusu yere değil farklı bir taşınmaza ait olduğunun değerlendirildiği, benzer mahiyette beyanda bulunan ve çelişki içermeyen tüm yerel bilirkişi ve tanıkların taşınmazın 1980 yılı öncesinden itibaren davacılar murisi... ve devamında davacılar tarafından kullanıldığını beyan ettiği, zilyetlik koşullarının davacılar lehine gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne, 1 85... parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile miras payları oranında davacılar adına tesciline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz SebepleriDavalılardan ... temyiz dilekçesinde; taşınmazın 21.02.1959 tarihinden itibaren ...'e ait olduğunu, ...'ün ülke dışına taşınmadan önce davalı tarafın üst soyuna icara verdiğini, üst soylarının icar ödemelerini yaptığını ancak senelerdir hiçbir ödeme almadıklarını, kararın mülkiyet hakkına zarar verdiğini, davacıların taşınmaz için hiçbir başvuruda bulunmadığını, zilyetlik şartları ve davalı tapusunun yeterince incelenmediğini, yerel bilirkişi...............'nın keşifte ...'e ait tarlanın bulunduğunu ifade ettiğini, tanık ............. teyzesi...'a ait tarlayı ektiğini beyan etmiş ise de mülkiyetin teyzesine ait olduğu iddiasının bulunmadığını, 50 yılı aşkın süredir mülkiyetlerine dair herhangi bir hak talep etmemeleri ve faaliyet gerçekleştirmemeleri nedeni ile maliki oldukları taşınmazın icara verdikleri kişilerce sahipmiş gibi haksız olarak ellerinden alınmaya çalışıldığını, teknik bilirkişi tespitlerinin hatalı olduğunu, komşu taşınmazların mevki isimlerinin araştırılmadığını, batıdaki .............. taşınmazının mevcut olduğunu, 1959 tarihli tapunun diğer sınırlarının araştırılmadığını, davalı tapusunun önceki tarihli olduğunu, komşu taşınmazların kök kayıtları getirilerek uygulanması gerektiğini, yaşları yeterli olmayan yerel bilirkişi ve tanık beyanlarına itibar edilemeyeceğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeDosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki dava, kadastrodan önceki hukuki nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Dosyanın incelenmesinden; davaya konu 1 85... parsel sayılı taşınmazın 21.02.1959 tarihli ve 414 sıra numaralı tapu kaydıyla ... adına kayıtlı olduğu ve 24.02.1959 tarihinde 41 nolu Toprak Tevzi Komisyonu tarafından sınırlandırılan 1 ada 2 parsel ile haritaya bağlandığı belirtilerek 30.06.2007 tarihinde ... adına tespit edildiği, tespitin 18.10.2007 tarihinde kesinleştiği, davanın 05.02.2014 tarihinde hükmen oluşan tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı olarak açıldığı anlaşılmıştır.Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Davalı ...'un yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,Aşağıda yazılı 1.347,71 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalı ... ...........dan alınmasına,Dosyanın İliç Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,23.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.