Danıştay Beşinci Daire, KHK 375 ile kamu görevinden çıkarma işleminin iptali talebiyle açılan davada, kesinleşmeyen mahkumiyet ve masumiyet karinesi ihlali iddialarını değerlendirerek temyiz başvurusunu reddetti.
Özet: Kamu görevinden 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin geçici 35. maddesi uyarınca çıkarılan bir davacının, bu işleme karşı açtığı iptal davasının idare mahkemesince reddedilmesi ve bu kararın bölge idare mahkemesince onanması üzerine, hakkında kesinleşmiş mahkumiyet kararı bulunmadığı, masumiyet karinesi ile suç ve cezaların kanuniliği ilkelerinin ihlal edildiği iddialarıyla bölge idare mahkemesi kararının bozulması talebiyle yaptığı temyiz başvurusu, Danıştay 5. Dairesi tarafından, bölge idare mahkemesi kararının hukuk ve usule uygun bulunması gerekçesiyle reddedilmiş ve kararın onanmasına kesin olarak karar verilmiştir.

T.C.
D A N I Ş T A YBEŞİNCİ DAİREEsas No : 2024/19603Karar No : 2024/21467 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı):... Vekili : Av. ...Karşı Taraf (Davalılar) : 1- ... Bakanlığı / ANKARA 2- ... Genel Komutanlığı / ... Vekili : Av. ... İstemin Özeti : Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35. maddesinin (B) fıkrası uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığının ... tarih ve... sayılı işleminin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun gerekçeli reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Anayasa ve uluslararası sözleşmelerden doğan haklarının ihlal edildiği, kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğu, hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkumiyet kararının henüz kesinleşmediği, dolayısıyla kesinleşmiş bir mahkumiyet kararının bulunmadığı, masumiyet karinesinin ve suç ve cezaların kanuniliği ilkesinin ihlal edildiği, ardışık arama kayıtları ve tanık ifadelerinin birbirini destekler nitelikte olmadığı belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması istenilmektedir.Davalı İdarelerin Savunmalarının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.Danıştay Tetkik Hakimi : ...Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 17/12/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.