Davacının, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından sigortasız işçi çalıştırıldığı iddiasıyla resen tahakkuk ettirilen prim borcunun iptali talebi üzerine temyiz incelemesi.
Özet: Davacı, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından sigortasız işçi çalıştırıldığı iddiasıyla resen tahakkuk ettirilen prim ve gecikme zammı borcunun iptali talebiyle dava açmıştır. Kurum, denetmen raporuna dayanarak davacının belirli dönemlerde bir kişiyi sigortasız çalıştırdığını ileri sürerken, davacı bu kişinin kendi bünyesinde çalışmadığını, yurt dışında olduğu dönemde şahsi ihtiyaçlar için para gönderildiğini, denetmen raporunun ve tebligatın usulsüz olduğunu, apartman hizmetleri için sürekli çalışanın olmadığını savunmuştur. İlk derece ve istinaf mahkemeleri davayı reddederken, davacı vekili temyizde, hükme esas alınan bilirkişi raporunun çelişkili olduğunu, tanık beyanları ve para transferleri üzerinden yapılan ücret ile çalışma süresi tespitinin hatalı olduğunu, kapıcı dairesi kullanımının ücret sayılamayacağını, varsayımsal bir hesaplamanın kabul edilemez olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmektedir. Temel uyuşmazlık, adı geçen şahsın sitede sigortalı işçi olarak çalışıp çalışmadığı ve buna bağlı borcun meşruiyetidir.
10. Hukuk Dairesi         2025/10590 E.  ,  2025/15069 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/480 E., 2025/2271 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 4. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/437 E., 2023/365 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 28.02.2019 tarihli denetmen raporuna dayanarak sigortasız işçi çalıştırıldığından bahisle Kurum tarafından resen düzenlenen aylık prim ve hizmet belgesinden dolayı 2016/4-12,2017/1-6 dönemine ilişkin 9.558,15 TL. prim,işsizlik ve 31.08.2019 tarihine kadar hesaplanan 5.479,20 TL. gecikme zammı ile birlikte toplam 15.037,35 TL. borç tahakkuk ettirildiğini, 16.08.2019 tarihi yazı ile bildirildiğini, bahse konu denetmen raporunda ... isimli kişinin çalıştığı ve sigortalı gösterilmediği iddiasının yer aldığını, bu kişinin ... bünyesinde çalışmasının söz konusu olmadığını, denetmen tarafından yeterli araştırma yapılmadığını, bahse konu gayrimenkulün tamamının ...'a ait olduğunu, davalı idare tarafından bu hususta belgeler istenildiğini ve tebligatın gönderildiği tarihte müvekkilinin yurtdışında olduğunu, tebligatın usulsüz olduğunu, apartman hizmetleri için sürekli bir çalışanın bulunmadığını, apartmanda sürekli çalışmayı gerektirecek bir işin de bulunmadığını belirterek tahakkuk ettirilen prim borcunun olmadığının tespitine aksine Kurum işleminin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum cevap dilekçesinde özetle; 28.02.2019 tarihli denetmen raporu uyarınca ...'ye ait 01.04.2016 tarihli işe giriş bildirgesinin ve 2016/4-12, 2017/1-6 dönemine ilişkin belgelerinin verilmesinin gerektiği tespit edildiğini, bahse konu borcun buradan kaynaklandığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A.Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunun çelişkili olduğunu, ...'nin apartman hizmetinde çalıştığı iddia ettiği sürede apartman temizliği yaptığı hususunun tanık beyanlarında açıkça belirtildiği, yine ...'ye havale yoluyla gönderilen bir kısım para ile kullanmış olduğu dairenin kira bedelinden hareketle bir ücret tespiti yapıldığını, bu yapılan ücret tespitinden ise çalıştığı günün bulunmaya çalışıldığını, bu şekilde bir hesaplamanın kabulünün mümkün olmadığını, varsayımsal olarak bir çalışma süresi tespit edilmesinin mümkün olmadığını, müvekkilinin tüm binanın sahibi olup yurt dışında yaşadığını, Türkiye'de olmadığı sürelerde kendi özel bir kısım ihtiyaçları ve ödemelerini yapması için ...'ye para gönderdiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte kapıcı dairesini kullanan ...'nin kapıcı dairesi için kira bedeli ödememiş olmasının ücret olarak değerlendirilemeyeceğini, çalışmanın karşılığını net ücret üzerinden hesap edileceğini,  dahili davalının yaptığı işin kapıcılık olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığını beyan ederek İstinaf Mahkemesinin kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
Davacı tarafça talep edilen, Kurumun davacı taraf aleyhine sigortasız işçi çalıştırılması nedeniyle resen düzenlenen prim hizmet belgesinden dolayı tahakkuk ettirilen borcun iptali istemidir.
Davacı taraf, ... isimli kişinin ... Sitesi yöneticiliğinde çalışmadığını iddia etmektedir. Bu nedenle, öncelikle ... isimli kişinin sitede çalışıp çalışmadığının tespiti gerekmektedir.
1.Hizmet tespitinin yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçiş hükümlerini içeren geçici 7. maddesi gereğince 506 sayılı Kanun'un 79/10. ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9. maddeleri olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır.
2.Bu tür davalarda Mahkemece yapılacak iş, davacıyla ilgili varsa tüm belge ve kayıtlar işverenden istenilmeli, çalışmanın gerçekleştiği ileri sürülen işyerinin Kurum nezdinde bulunan dosyası, işverence hazırlanması gerekli ücret ödeme bordroları, puantaj kayıtları ve diğer kayıtlar getirtilmeli, dönemsel sigorta primleri bordrosuyla veya aylık prim ve hizmet belgesiyle bildirimleri yapılan sigortalılar tanık sıfatıyla dinlenilmeli, Kurum müfettişlerince inceleme yapılıp yapılmadığı sorulmalı, inceleme yapılmışsa belgeler getirtilmeli, aynı çevrede faaliyet yürüten ve davacının çalışmasını bilebilecek durumda olan tarafsız nitelikte başka işverenler ve bordrolu çalışanlar yöntemince saptanarak tanık sıfatıyla dinlenilmeli, işçilik alacaklarına ilişkin dava dosyasının varlığı araştırılarak celbedilmeli ve işçilik hakları davasında dinlenen tanıkların anlatımları ile bu dosyada bilgi ve görgüsüne başvurulan tanıkların anlatımları karşılaştırılmalı, varsa çelişki giderilmeli, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalı, işin mevsimlik olduğu anlaşılırsa dönemleri belirlenmeli, bu dönemde davacı ile işveren arasındaki sözleşmenin askıda olduğu ve mevsimlik dönemlerde hak düşürücü sürenin işlemeyeceği gözönünde bulundurulmalı; böylelikle; çalışmanın varlığı, başlangıç ve bitiş tarihleri, mevsimlik mi, sürekli mi olduğu, yapılan işin kapsam ve niteliği de nazara alındığında kısmi çalışma mümkün olduğundan kısmi ve kesintili olup olmadığı yöntemince araştırılmalıdır.
3. Diğer taraftan 4857 sayılı İş Kanunu'nun 13. maddesinde, işçinin normal haftalık çalışma süresinin, tam süreli iş sözleşmesiyle çalışan emsal işçiye göre önemli ölçüde daha az belirlenmesi durumunda sözleşmenin kısmî süreli iş sözleşmesi olduğu belirtilmiş, 63. maddesinde, genel bakımdan çalışma süresinin haftada en çok 45 saat olduğu, aksi kararlaştırılmamışsa bu sürenin, işyerlerinde haftanın çalışılan günlerine eşit ölçüde bölünerek uygulanacağı açıklanmıştır. Bu tür hizmet tespiti davalarında tam gün üzerinden veya kısmi zamanlı olarak çalışma olgusunun ortaya konulması önem arz etmekte olup, çalışmanın kısmi zamanlı olduğu anlaşıldığı takdirde günde kaç saat hizmet verildiği ve giderek haftalık ve aylık çalışma süreleri belirlenmeli, sonrasında değinilen 63. madde kapsamında 7,5 saatlik çalışmanın 1 iş gününe karşılık geldiğinden yola çıkılarak hüküm altına alınması gereken aylık çalışma süresi belirlenmelidir.
3. Değerlendirme
... isimli kişinin davacı yönetime ait apartmanda kapıcı olarak çalışmadığı iddia edilerek Kurum işleminin iptali talep edilen eldeki davada, Mahkemece davanın reddine karar verilmişse de, verilen hükmün eksik incelemeye dayalı olduğu anlaşılmaktadır.
Dosyaki kayıt ve belgelerin incelenmesinde; davacının hizmet cetveline, 28.02.2019 tarihli Kurum denetmen raporuna istinaden, 2016/4. ay ve 2017/6 ay arasında davalı işverenlikten sigortalı hizmetlerinin tescil edildiği, davacının ailesi ile birlikte kapıcı dairesinde bir kısım kapıcılık faaliyetlerinin yapılması karşılığında ikamet ettiği anlaşılmıştır.
Mahkemece re'sen araştırma ilkesi doğrultusunda apartmanda hangi kapıcılık hizmetlerinin yapıldığı, bu hizmetler karşılığında ne kadar süre harcandığı, uyuşmazlık konusu dönemde kapıcılık hizmetinin kim tarafından yerine getirildiği belirlenmeli, bu kapsamda sadece taraf tanıkları ile yetinilmeyip yeteri kadar civar kapıcılar ve kat maliki olmayan kiracılar re'sen belirlenip, ayrıntılı bir şekilde dinlenilmelidir. Mahkemenin kabulüne konu hizmet sürelerinin tam gün üzerinden verilmesine karşın, iş hayatıyla özel hayatın iç içe geçtiği gözetilmek kaydıyla, çalışmanın kısmi zamanlı olup olmadığı irdelenmeli; kapıcılık faaliyetinin periyodik olarak hangi sıklıkta (saat/gün/ay) yapıldığı ve bunun için ne kadar zaman harcandığı araştırılmalı, günde kaç saat hizmet verildiği, haftalık ve aylık çalışma süreleri belirlenmeli, sonrasında yukarıda değinilen 63. madde kapsamında 7,5 saatlik çalışmanın 1 iş gününe karşılık geldiği nazara alınarak, ödenmesi gereken ve Kurumun tahakkuk ettirebileceği primler belirlenerek, gerektiği takdirde bilirkişi raporu da alınmak suretiyle belirlenerek, toplanan deliller hep birlikte değerlendirilip, takdir edilerek varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Peşin yatırılan temyiz harcın istek halinde davacı ...'a iadesine,
10.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.