**Onuncu Hukuk Dairesi Kararı: İş Mahkemesinde Görülen İtibari Hizmet Süresi Tespiti Davasında, Laminasyon Makinası Operatörlüğü ve Bıçakçılık Görevleri Arasındaki İhtilafın Tanık Beyanları ile Yeniden Değerlendirilerek Verilen Bozmaya Uyum Kararının Temyizi.**
Özet: Bu hukuki ihtilafta, davacı, bir kutu-ambalaj imalat fabrikasında laminasyon makinası operatörü olarak çalıştığı süreler için tehlikeli iş kapsamında itibari hizmet süresi tespiti talebinde bulunurken, davalı işveren davacının ayrı bir bölümde, makinelerden uzakta bıçakçı olarak çalıştığını iddia etmiştir; ilk derece mahkemesinin davayı kabul etmesi ve istinafın onamasına rağmen, Yargıtay; iş sözleşmesi, işveren beyanları ve tanık ifadelerindeki çelişkiler nedeniyle, davacının gerçek işinin ve itibari hizmet kapsamına girip girmediğinin titizlikle araştırılması gerektiği gerekçesiyle kararı bozmuş, bozma sonrası davayı reddeden ilk derece mahkemesi kararının, önceki bozmaya uygun olduğu yönündeki değerlendirme ile süreç tamamlanmıştır.

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/205 E., 2025/262 K.İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü;I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı işverenin diğer davalı Kurumda ... no.lu işyeri dosyasında kayıtlı kutu-ambalaj imalat fabrikasında 01.02.1999-27.03.2003, 09.05.2003-31.07.2007 tarihleri arasında laminasyon makinası operatörü olarak çalışması nedeniyle bildirilen 29 53... sayılı Kanun Ek 5. maddesi kapsamında geçtiğinin tespiti ile bu sürelere karşılık itibari hizmet süresi verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacı sigortalı hakkında yapılan bildirimlerin normal çalışmalar olarak bildirildiğini, bildirime uygun olarak kayıt altına alındığını beyanla davanın reddini istemiştir.Davalı işveren vekili cevap dilekçesinde; davacının itibari hizmet tespitini istediği bildirilen çalışmaların geçtiği işyerinden işverenin 2016 yılında ayrıldığı, orada şimdi 3 katlı apartmanların olduğu davacının kağıt kutu ve ambalaj imalatı yapılan işyerinde bıçakçı olarak, yemekhane bitişiğindeki sessiz sakin küçük bir atölyede tek olarak çalıştığı, bıçakçılık dikkat gerektiren bir iş olduğu için- bıçakçıların ahşap pano üzerine dikiş makinesi gibi bir aletle yapılacak ambalajın kesim şekline ait modeli yakarak çizdiği, kendi atölyesinde, üst katta, sesten uzak, bahçeye bakan bir odada çalıştığı, hiçbir zaman makine operatörü olarak çalışmadığı, hep bıçakçı olarak çalıştığı, bu katta ayrıca idari büro ve muhasebenin olduğu makineler ve esas üretim bölümünün alt katta olduğu ve davacının ıslak imzalı bıçakçı olarak imzaladığı iş sözleşmesini, bıçakçı olarak kullandığı çizim tahtasını, kıl testeresini, kalıp çizime yerleştirdiği kesme metallerin göründüğü çizim tahtasına ait fotoğrafları cevap layihası ekinde sunarak, yerinde olmayan davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin 25.02.2019 tarih, 2017/557 E., 2019/61 K. sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin kararına süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 26.02.2021 tarih, 2019/664 E., 2021/341 K. sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİBölge Adliye Mahkemesi kararının süresi içinde davalı Kurum vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairece, "... Eldeki dosyada davacının kağıt kutu-ambalaj yapma işyerine bıçakçı olarak girdiğine dair 01.02.1999 tarihli hizmet sözleşmesinin olması, işveren vekilinin tüm aşamalarda davacının görevinin bıçakçılık olduğunu beyanla cevap layihası ekinde sunulan işyeri krokisine ve tarife göre bıçakçının ayrı bir bölümde mümkün olduğu kadar tek ve sessiz çalıştığını beyan ettiğinden, ayrıca Mahkemece dinlenen davalı tanıklarının davacının sadece bıçakçı olarak çalışıp, baskı makinasında hiç çalışmadığını beyan etmesi, davacı tanıklarının ise davacının hem bıçakçı hem de baskı makinesinde yapıştırma işi yaptığını beyan etmesi karşısında, her ne kadar dava konusu çalışmanın geçtiği işyerinin yıkılarak yerine yeni inşaat yapılması nedeniyle artık bu yerde keşif yapılması mümkün değil ise de, Mahkemece yeniden ve özellikle re’sen seçilerek tespit edilecek yeteri kadar bordro tanığı dinlenerek ve davacının işyeri dosyasının celbi ile davacının bu işyerinde hangi tarih aralığında hangi işleri yaptığı hususu ve dosya içerisinde bulunan veya temin edilecek krokilere göre davacının hangi çalışmalarının itibari hizmet süresi kapsamında olduğu şüpheye mahal bırakmayacak şekilde açıklığa kavuşturularak sonuca göre bir karar verilmelidir..." gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.VI. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde; Mahkemenin müvekkilinin yaptığı işe yönelik kanaatinin tanık beyanları ile bağdaşmadığını, müvekkilinin bıçakçı olarak çalışırken de laminasyon makinesinde çalışırken de kimyasalların zararlı etkisine maruz kaldığını, kararın eksik araştırma ve inceleme sonucu verildiğini beyan etmektedir.B. Değerlendirme ve GerekçeDosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki hizmet süresi tespiti istemine ilişkindir.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VII. KARARAçıklanan sebeplerle;Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,06.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.