Yüksek Mahkeme, tapu iptali ve tescil davasında irade fesadı ve tehdit iddialarıyla gayri resmi eşe yapılan taşınmaz devrinin iptali talebini reddeden yerel mahkeme kararını onamıştır.
Özet: Yaşlı bir erkeğin, gayriresmi eşinin ve yakınlarının baskısıyla gayrimenkulünü devrettiği ve eşinin devirden kısa süre sonra kendisini terk ettiği iddiasıyla açtığı tapu iptali ve tescil davasında, yerel mahkeme, baskı veya tehdit olduğuna dair yeterli delil bulunmadığı ve işlemin serbest iradeyle gerçekleştirildiği gerekçesiyle davanın reddine karar vermiş; davacı mirasçıları tarafından yapılan temyiz başvurusu üzerine yüksek mahkeme, yerel mahkemenin kararının tarafların iddia ve savunmalarına, toplanan delillere, uygulanan hukuk kurallarına ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olduğunu belirterek, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte bir eksiklik veya hata görmediği için temyiz talebini reddetmiştir.

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 1997/423 E., 1998/626 K.Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı Mahkemece davanın reddine ilişkin olarak verilen karar davacı mirasçılarından ...... ve .......... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalının 20 yıldır birlikte yaşadıklarını ve dört çocuklarının olduğunu, müvekkilinin adına kayıtlı 8 53... parsel sayılı taşınmazdaki 2 dükkanını davalıya 22.10.1996 tarihinde satış yolu ile devretmek zorunda kaldığını, zorunluluğun ise müvekkilinin yaşlı oluşu ve ölümü durumunda davalının çocukları ile birlikte mağdur olacağı belirtilmek suretiyle davalı ve yakınları tarafından yapılan baskıdan kaynaklandığını, müvekkilinin yaşlı oluşu ve davalının ise çocuklarının annesi olması nedeniyle dava konusu taşınmazı davalıya devrettiğini, devirden kısa bir süre sonra davalının birlikte yaşadıkları evi terk ettiğini, iki çocuğunu da annesinin yanında bırakarak başka birisi ile yaşamaya başladığını, bedeller arasında fahiş fark bulunduğunu ileri sürerek dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tesciline karar verilmesini istemiştir. II. CEVAPDavalı, savunma getirmemiştir.III. MAHKEME KARARIMahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tüm dosya kapsamından, davacının dava konusu taşınmazdaki payını davalıya 60.000.000 lira bedelle sattığı ve resmi senette de bu bedeli tamamen aldığını beyan ederek imzası ile tasdik ettiği halde tehdit ve baskı sonucu taşınmazı davalıya verdiği iddiası ile eldeki davayı açtığı, oysa dinlenen tanık beyanlarından ve dosya kapsamından davacının dava konusu taşınmazı davalı gayri resmi eşine zorla ve baskı sonucu verdiğine dair bir ibare olmadığı gibi dava konusu taşınmazlar karşılığında davalının davacıya bakma taahhüdünün de bulunmadığı, yapılan işlemin serbest irade ile oluştuğu, serbest irade ile yapılan işlemin iptalinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı mirasçılarından ...... ve ........ vekili temyiz dilekçesi ile; Mahkemece verilen kararda hatalı ve yanılgılı değerlendirmelerde bulunulduğunu, verilen kararın iradenin fesada uğratılması konusundaki içtihatlara aykırı olduğunu, alım-satım akdinde tehdit ve baskıdan bahsedilmemesinin Yerel Mahkeme kararına gerekçe yapıldığını, ancak akit işlem tablosunda böyle bir ibarenin zaten yer almayacağını, davalının davacıya bakma taahhüdünde bulunduğunu, işlem yapıldıktan sonra ise olumsuz tavır sergileyerek davacıyı terk ettiğini, serbest irade ile oluşan bir işlemden bahsedilemeyeceğini, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, hile ve tehdit hukuki nedenlerine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; 8 53... parsel sayılı 852 metrekare miktarlı, arsa vasıflı taşınmazın 28/360 payı davacı....... adına kayıtlı iken 22.10.1996 tarihinde birlikte yaşadığı davalı .........a temlik ettiği, davacının söz konusu temlik işlemini davalı tarafından iradesi fesada uğratıldığı için gerçekleştirdiğini, davalının ve yakınlarının kendisinin üzerinde baskı kurmak suretiyle devir yapılmasını sağladıklarını ileri sürmek suretiyle 13.06.1997 tarihinde eldeki temyize konu davayı açtığı, Mahkemece 15.09.1998 tarihinde davanın reddine karar verildiği, 1930 doğumlu davacı.......in karar tarihinden sonra 16.10.2009 tarihinde öldüğü, geriye mirasçı olarak çocuklarının kaldığı, davalı ...'in Mahkemeye sunduğu 31.01.2025 tarihli dilekçeleri ile dava konusu taşınmaz üzerindeki ihtiyati tedbirin kaldırılmasını ve davacının mirasçılarının davaya dahil edilerek tebligat çıkarılmasını ve kararın kesinleştirilmesini talep ettiği, mirasçılar adlarına tebligat işlemlerinin yapıldığı ve kararın mirasçılardan ....... ve .......... tarafından temyiz edildiği anlaşılmaktadır. Temyiz olunan nihai kararların bozulması, 6100 sayılı HMK'nın geçici 3/2. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un uygulanacağı davalar yönünden HUMK'un 428. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı mirasçılarından ... ve ...vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. V. KARARAçıklanan sebeplerle;Davacı mirasçılarından ... ve ...vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Mahkeme kararının ONANMASINA,Alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,Dosyanın Kayseri 2. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,15.10.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.