T.C. İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde, önde gelen bir spor kulübünün marka haklarına tecavüz eden taklit ürünlerin tespiti ve bunlara el konulması talepli dava.
Özet: Davacı ünlü bir spor kulübü, davalının tescilli markalarına tecavüz eden taklit ürünler ürettiği ve sattığı gerekçesiyle marka tecavüzünün tespiti, durdurulması ve taklit ürünlere el konulması talebiyle dava açmış; davalı tarafın cevap vermediği yargılamada, toplanan deliller ve yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda, davalının işyerinde ele geçirilen ürünlerin davacının orijinal lisanslı ürünleri olmadığı tespit edilmiş, ancak dikkat çekici bir biçimde, davacı tarafından sunulan numune ürünün de davacının orijinal ürünü olmadığı ve davalınınkilerle aynı nitelikte olduğu belirtilmiştir.

T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/185 Esas
KARAR NO : 2026/46
DAVA : Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli)
DAVA TARİHİ : 12/09/2025
KARAR TARİHİ : 24/02/2026
Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinin yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili -----ülkemizin en önde gelen spor kulüplerinden biri olduğu, gerek ------nezdinde çok sayıda marka tesciline sahip olduğu, Müvekkili adına tescilli markaların tüketiciler nezdindeki çekim gücü ve güvenilir marka algısı nedeniyle kötü niyetli kişilerce müvekkilinin marka haklarına tecavüz teşkil eden taklit nitelikteki ürünler üretilmekte ve satışa sunulmakta olduğu, müvekkilinin marka haklarına tecavüz teşkil eden satışa sunulan ve/veya ticari amaçla elde bulundurulan taklit nitelikteki ürünlerin muhafaza altına alınmasına, davalının eylemlerinin 6769 sayılı SMK’nın, 29 ve 149/1-a hükümleri uyarınca vekil edenin marka haklarına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, 6769 sayılı SMK’nın 149/1-c hükmü uyarınca vekil edenin marka haklarına yönelik İHLALİN DURDURULMASINA, 6769 sayılı SMK’nın 149/1-d hükmü uyarınca vekil edenin marka haklarına tecavüz teşkil eden taklit nitelikteki ürünlere el konulmasına, vekâlet ücreti ve tüm yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVAYA CEVAP: Davalı tarafa usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen cevap dilekçesi sunmamıştır.
TARAFLAR ARASINDAKİ UYUŞMAZLIK:Taraflar arasındaki uyuşmazlığın davalı tarafın davacı adına tescilli ----- ibareli marka hakkına tecavüzde bulunup bulunmadığı noktasında toplandığı anlaşılmıştır.
UYUŞMAZLIK HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER:Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, ön inceleme duruşması sonrası dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile, uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip deliller toplanmıştır. Dosyaya ----kayıtları getirtilmiş olup, incelendiğinde; ---- tescil numaralı ----arkasının başvuru aşamasında olduğu,---- numaralı --- tarihinde davacı adına tescil edildiği anlaşılmıştır. Mahkememizce delil tespiti yaptırılmış olup alınan raporda özetle; Sayın Mahkemenin ----- tarihli tensip tutanağı kapsamında ------ ticaret unvanlı ve tabelasız işletme adresine ----tarihinde gidilmiştir. Mahalde bulunan işletmenin, tarafımıza sunulan fiş çıktısına göre, ----- olduğu görüldü. Bilirkişi tarafından yerinde yapılan incelemelerde, toplam ------ tespit edilmiş olup, ürünler incelendiğinde davacının lisanslı orijinal ürünlerinde beden bilgisinin yer aldığı iç yakadaki kısım ile davalının işyerinde tespiti yapılan ürünlerdeki kısımların farklı ve yamuk şekilde işlendiği, bakım bilgilerinin yer aldığı alt iç taraftaki etiketlerde markasal detayların olduğu, tespiti yapılan ürünlerde ise herhangi bir bakım etiketi bulunmadığı, bakım etiketinin yerinde beden bilgisinin yer aldığı kalitesiz bir kağıdın bulunduğu, işçilik ve malzeme kalitesinin vasat olduğu, nedenlerinden dolayı, davalının adresinde tespiti yapılan ürünlerin davacının orijinal lisanslı ürünlerinden olmadığı değerlendirilmiştir. Davacı tarafından dosyaya sunulan numune ürünün de davalının işyerinde tespiti yapılan ürünlerle aynı nitelikte olduğu ve davacını orijinal ürünlerinden olmadığı yönünde görüş bildirilmiştir.
UYUŞMAZLIK HAKKINDAKİ YASAL DÜZENLEME: 5769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 29. Maddesinin (a) bendine göre, marka sahibinin izni olmaksızın markayı 7/2 maddede belirtilen biçimlerde kullanmak marka hakkına tecavüz olarak nitelendirilmiştir. İlgili Kanunun 7 inci maddesi uyarınca; Marka tescilinden doğan haklar münhasıran marka sahibine aittir. Marka sahibinin, izinsiz olarak yapılması hâlinde, aşağıda belirtilen fiillerin önlenmesini talep etme hakkı vardır: Tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması. Tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması. Aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde olmasına bakılmaksızın, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve----- ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin haklı bir sebep olmaksızın kullanılması. Görüldüğü üzere bu madde uyarınca mutlak hak niteliğini taşıyan markanın, marka sahibinin izni olmaksızın bir
başkası tarafından kullanılması yasaklanmış bulunmaktadır. Markanın sahibinden başkası tarafından aynen veya taklit, tağyir, iltibas suretiyle kullanılıp kullanılmadığının saptanmasında her şeyden önce markanın şekil ve anlam itibariyle taşıdığı baskın unsur göz önünde tutulmalıdır. Bu baskın unsurun aynen veya değiştirilerek başkası tarafından kullanılması, haksız olarak kullanımın tespitinde büyük önem taşır. Bir marka ana özellikleri itibariyle başkası tarafından bir hakka dayanmadan kullanıldığında tecavüz unsuru gerçekleşmiş olur---------Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 29 uncu maddesi uyarınca; Aşağıdaki fiiller marka hakkına tecavüz sayılır. Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7 nci maddede belirtilen biçimlerde kullanmak. Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek. Markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak.
GEREKÇE: Dava; Marka hakkına tecavüzden kaynaklı tespit ve men davasıdır. Dava konusu Somut olayımızda davacı karşı tarafın işyerinde haksız olarak ----- markasının kullanıldığını ve bu kullanımların müvekkilinin marka haklarını ihlal ettiğini iddia etmektedir.6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 29. Maddesinin (a) bendine göre, marka sahibinin izni olmaksızın markayı 7/2 maddede belirtilen biçimlerde kullanmak marka hakkına tecavüz olarak nitelendirilmiştir.Sınai Mülkiyet Kanununun 149. maddesinde marka hakkına tecavüz edilen marka sahibinin fiili tecavüzün olup olmadığının tespitini, muhtemel tecavüzün durdurulmasını, tecavüz fiillerinin durdurulmasını, tecavüzün kaldırılmasını, maddi ve manevi tazminat talebinde bulunabileceği düzenlenmiştir. Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibinin ileri sürebileceği talepler SMK'nın 149. Maddesinde düzenlenmiş, bu hükme göre; (1) Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi, mahkemeden aşağıdaki taleplerde bulunabilir: a) Fiilin tecavüz olup olmadığının tespiti. b) Muhtemel tecavüzün önlenmesi. c) Tecavüz fiillerinin durdurulması. ç) Tecavüzün kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini. ....g) Haklı bir sebebin veya menfaatinin bulunması hâlinde, masrafları karşı tarafa ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesi veya ilgililere tebliğ edilmesi, şeklinde belirtilmiştir.Markaların karıştırılma (iltibas) tehlikesi, iki ayrı marka karşısında bulunan kişilerin, bu markaların benzerliği sebebiyle, sunulan mal veya hizmetlerin aynı işletmeye veya ekonomik olarak bağlantı içerisinde bulunan işletmelere ait olduğunu düşünmeleri veya düşünme ihtimalleridir. Diğer bir tanıma göre karıştırılma ihtimali, bir -tescilsiz- işaretin veya tescil edilmiş bir markanın daha önce tescil edilmiş bir marka ile şekil, görünüş, ses, genel izlenim vs. sebeple ya aynı ya da benzer olduğu için önce tescil edilmiş marka olduğu zannını uyandırması tehlikesidir
Yapılacak incelemede karıştırılma (iltibas) ihtimalinin araştırılmasına ilk önce markalar arasında ayniyet ya da benzerlik bulunup bulunmadığından başlanması gerekir. Bunun için de ilk önce markalar arasında ayniyet veya benzerlik ve daha sonra mal ve/veya hizmetler arasında ayniyet veya benzerlik olup olmadığı araştırılmalıdır. Burada iltibas tehlikesinin belirlenmesinde, benzerliğin vasat düzeydeki tüketicilerin ilk bakışta ürün veya hizmetin karıştırılmasına sebep olması veya karıştırma tehlikesinin bulunması ölçütü esas alınır. Ancak özel alıcı grubu olan hedef kitle de somut olayda nazara alınabilir.Bu tespitlerden sonra konusu somut olayda davacı tarafın ---- esas unsurlu seri markalarının olduğu ve --- markasının --- tescil numaralı -----. sınıflarda tanınmış marka olarak kabul edildiği, davalı tarafa ait işyerinde yapılan bilirkişi incelemesinde ----- ürünün tespit edildiği, davalı tarafça sunulan vergi levhasından işletmenin davalıya ait olduğunun tespit edilebildiği, söz konusu kullanımlar yönünden sınıfsal benzerliğin mevcut olduğu ve bu emtialar bakımından özel bir bilgi ve dikkat seviyesi olmayan ortalama tüketici nezdinde de tanınmış olan davacı markası ile karıştırma riskinin gerçekleştiği, bu haliyle marka tecavüzünün yasal koşullarının oluştuğu kanaatine varılmış ve davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle ;
Davanın KABULÜ ile,
1-Davalının iş yerinde davacı adına tescilli, ---- marka ve logolarını taşıyan ürünlerin satışını yapmasının davacının ------ markaları yönünden marka haklarına TECAVÜZ TEŞKİL ETTİĞİNİN TESPİTİNE,
2-Davalının davacının marka haklarına tecavüz teşkil eden eylemlerinin DURDURULMASINA,
Davacının marka haklarına tecavüz teşkil eden davalıya ait TAKLİT NİTELİĞİNDEKİ ÜRÜNLERE EL KONULMASINA,
3-Alınması gereken 732,00 TL harçtan peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,
4-Davacı vekiline marka hakkına tecavüz davası üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 55.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 615,40 TL peşin harç, 615,40 TL başvurma harcı, 717,50 TL tebligat ve müzekkere masrafları ile 6.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 7.948,30 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
6-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgililere iadesine,
Dair; davacı vekilinin ve davalı asilin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yasal 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.24/02/2026