7. Hukuk Dairesinin mirastan ivazlı feragat sözleşmesinin iptali veya tenkisi davasında muvazaa, irade sakatlığı ve zamanaşımı itirazlarını incelediği karar.
Özet: Mirasçılar, murisleriyle 2002de imzaladıkları mirastan feragat sözleşmesinin, muris muvazaası, baskı, gabin, bedelsizlik ve şekil eksiklikleri nedeniyle geçersiz olduğunu iddia ederek iptalini, olmazsa tenkisini talep etmiştir; ilk derece ve bölge adliye mahkemeleri ise sözleşmenin geçerli olduğu, murisin fiil ehliyetine sahip olduğu ve dava açma sürelerinin geçtiği gerekçeleriyle davaları reddetmiş, mirasçılar ise bu kararları muvazaa, irade sakatlığı ve gabin iddialarının yeterince incelenmemesi ile tenkis davası açma süresinin mirasın açılmasıyla başlaması gerektiği gerekçeleriyle temyiz etmiştir.
7. Hukuk Dairesi         2024/50 E.  ,  2024/5987 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/1776 E., 2023/2182 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Çorum 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/49 E., 2023/13 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve birleştirilen davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA ve BİRLEŞTİRİLEN DAVA
a. Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; tarafların murisi ...'in 08.04.2017 tarihinde öldüğünü, müvekkilinin murisi ile Çorum ... Noterliğinin 22.07.2002 tarihli ve 9091 yevmiye sayılı mirastan ivazlı feragat sözleşmesi yaptığını, sözleşmenin Çorum 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2017/684 Esas, 2017/1042 Karar sayılı kararı ile açılıp okunduğunu, bu sözleşmeye göre murisin erkek mirasçıları lehine miras hisselerinden vazgeçildiğini, işlemde muris muvazaası bulunduğunu, gerçekte kızları mirastan mahrum bırakmak için yapılmış bir işlem olduğunu, ivazın ödenmediğini iddia ederek mirastan feragat sözleşmesinin iptaline olmazsa tenkisine karar verilmesini talep etmiştir.
b. Birleştirilen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı kardeşlerinin baskısı ve zorlaması ile 22.07.2002 tarihli ve 9091 yevmiye sayılı mirastan feragat sözleşmesini imzaladığını, sözleşmenin şekle uygun olmadığını, sözleşmenin müvekkiline okunmadığını, işlemin alelacele yapıldığını, murisin 1926 doğumlu olduğunu, sözleşmeye 1928 olarak yazıldığını, sözleşmede belirlenmiş olan ivazın davalıya ödenmediğini, sözleşmenin gerçek iradeleri yansıtmadığını, mutlak butlan ile batıl olduğunu iddia ederek mirastan feragat sözleşmesinin iptaline karar verilmesini talep etmiş, 22.06.2022 havale tarihli dilekçesi ile 2. kademede tenkis isteminde bulunmuştur.
II. CEVAP
Bir kısım davalılar - birleştirilen davalılar vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduğunu, iddiaların gerçeğe aykırı olduğunu belirterek asıl ve birleştirilen davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; "... taraflar arasında imzalanan sözleşmenin kanunda öngörülen şekil şartlarına uygun yapıldığı, sözleşmede hukuka ve ahlaka aykırı herhangi bir yön bulunmadığı, ATK raporunda murisin işlem tarihinde fiil ehliyetine sahip olduğunun bildirildiği, davacı taraflar kandırılarak ve zor durumda olmalarından faydalanarak sözleşmenin kendilerine imzalatıldığını beyan etmiş iseler de, davaya konu sözleşmenin 2002 yılında imzalandığı, noter tarafından sözleşme içeriğinin taraflara okunduğu, bu haliyle dava açmak için sürenin geçtiği, tek taraflı irade beyanı niteliğinde olan ölüme bağlı tasarruflarda muvazaadan bahsedilemeyeceği, tenkis talebi yönünden ise; tenkis davası açma hakkı, mirasçıların saklı paylarının zedelendiğini öğrendikleri tarihten başlayarak bir yıl içinde açılmasının öngörüldüğü, somut olayda davaya konu sözleşmenin 2002 yılında imzalandığı, noter tarafından sözleşmenin içeriği taraflara okunduğu, bu haliyle dava açmak için öngörülen sürelerin geçtiği" gerekçesiyle asıl ve birleştirilen davanın reddine karar vermiştir.
IV. İSTİNAF
Hükmün davacı vekili ve birleştirilen davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekili ve birleştirilen davacı vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar vermiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle;
a. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğu,
b. İrade sakatlığının bulunup bulunmadığının irdelenmediği,
c. ATK raporu ile yetinildiği,
d. Muvazaa iddiasının dikkate alınmadığı,
e. Muris muvazaası bulunduğu, davacı kız evlatlardan mal kaçırmanın amaçlandığını,
f. Sözleşmenin gerçekte ivaz karşılığı imzalanmadığı,
g. Gabin iddiasının incelenmediğini,
h.Sözleşmede "okudum, anladım" ibaresinin bulunmadığı,
ı. Saklı payın zedelendiğinin mirasın açılması ile öğrenildiği,
belirtilmiştir.
2.Birleştirilen davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı vekilinin temyiz itirazlarını tekrar ederek temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava ve birleştirilen dava; mirastan feragat sözleşmesinin iptali olmazsa tenkis istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 3/2 hükmünün 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Yapılan inceleme sonucunda temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.12.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
.