Enerji nakil hattından çıkan yangın sonucu fıstık ağaçları ve bağ omcaları zarar gören zilyedin muhdesat tespiti ve tazminat davasında bilirkişi raporu çelişkileri nedeniyle bozma kararı.
Özet: Davacı, köy arazisi üzerindeki fıstık ağaçları ve bağ omcalarının (muhdesat) kendisine ait olduğunun tespitini ve bir baz istasyonuna ait enerji nakil hattından çıkan yangın sonucu bu muhdesatın zarar görmesi nedeniyle telekomünikasyon şirketinden maddi tazminat talebinde bulunmuştur; ilk derece mahkemesi muhdesatın davacıya aidiyetini ve tazminat talebini kısmen kabul ederken, Yargıtay yangının nedeni ve sorumluluğuna ilişkin bilirkişi raporları arasındaki çelişkiler nedeniyle kararı bozarak, yeniden keşif yapılarak çelişkilerin giderilmesini ve tüm delillerin birlikte değerlendirilmesini istemiştir.
7. Hukuk Dairesi         2024/3536 E.  ,  2024/5806 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2021/740 E., 2024/220 K.
.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar; davalı Hazine vekili ve davalı ... Hiz. A.Ş. vekili
tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulüne, duruşma isteminin değerden reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; ... ili, ... ilçesi, .. Köyü, 4 parsel sayılı taşınmazın .. Köyüne ait olduğunu, müvekkilinin bu taşınmaz üzerindeki 400 adet ve yaklaşık 35-40 yaşlarındaki fıstık ağaçları ile bağ omcalarının zilyedi olduğunu, bu taşınmaz üzerindeki ağaçların ekimi, bakımı ve yetiştirilmesi ile müvekkilinin babası hayattayken onun, öldükten sonra da müvekkilinin ilgilendiğini, bu taşınmaz üzerinden .. AŞ.'ye ait baz istasyonuna giden enerji nakil hattının geçtiğini, 01.07.2013 günü tesisatlardan kaynaklanan bir arıza nedeniyle çıkan yangın sonucunda müvekkiline ait muhdesatın yandığını, Birecik Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından icra olunan tespit neticesinde elektrik/elektronik mühendisi tarafından tanzim olunan raporda ... A.Ş.'nin 6/8 oranında kusurlu olduğunun ve ziraat mühendisi raporunda 92 adet fıstık ağacı ve bağ omcasının zarar gördüğünün belirlendiğini, müvekkilinin uğradığı maddi zarar dışında tespit dosyası nedeniyle toplamda 1.115,85 TL'yi peşin yatırdığını belirterek; davalılar ... Köyü Muhtarlığı ve Hazine bakımından 4 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki tüm fıstık ağaçları ve bağ omcalarının muhdesatının müvekkili tarafından yetiştirildiğinin tespitine, davalı ...Ş. yönünden şimdilik 5.000,00 TL maddi tazminatın eylem tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ve taraflarınca tespit dosyası nedeniyle yapılan toplam 1.115,85 TL'nin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili 17.01.2019 tarihli ıslah dilekçesinde; 5.000,00 TL olan maddi tazminat taleplerini 9.242,50 TL daha artırarak 14.242,50 TL'ye çıkardıklarını, toplam 14.242,50 TL'nin haksız fiilin gerçekleştiği 01.07.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...Ş.'den alınarak müvekkiline verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde; davacının maddi tazminat davası ile zilyetliğin tespiti davasını birlikte açmasının hukuki menfaat yokluğundan reddinin gerektiğini, müvekkilinin yangın sonucu oluşan zarardan sorumlu olduğuna dair davacı beyanı dışında kanıt olmadığını, davanın pasif husumet yokluğundan reddinin gerektiğini, müvekkili Şirketin bölge çözüm ortağı ... İletişim çalışanı ...'ın olay gününe dair Jandarma karakolunda verdiği ifade ve Birecik C.Başsavcılığının 18.11.2013 tarihli kovuşturma yapılmasına yer olmadığı kararı dikkate alındığında davacı yanın taşınmazında meydana gelen yangının elektrik direğinden kaynaklanmadığını, davacının gerekli müdahalede bulunmadığını ve itfaiyenin rapor tanzim etmediğini belirtilerek, davanın reddini savunmuştur.
2. Davalı Hazine vekili, davaya cevap dilekçesi vermemiş, davanın reddini savunmuştur.
3. Davalı ... Köy Tüzel Kişiliği katıldığı keşifte; taşınmazın davacıya babasından miras kaldığını, taşınmaz üzerindeki ağaçların davacının babası zamanında dikildiğini, bakımını 20 yıldır davacının yaptığını ve ...'e ait trafoda çıkan yangın sonucunda ağaçların yandığını beyan etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemenin 06.03.2019 tarihli ve 2018/562 Esas, 2019/108 Karar sayılı kararı ile; esas dava ve birleşen mahkemenin 2014/382 E. sayılı dosyası yönünden; Şanlıurfa ili, ... ilçesi, ... Köyü içinde 18.06.2014 tarihli fen bilirkişi raporunda A harfi ile gösterilen 5987,41 m² alanda ekili bulunan, 20.06.2014 tarihli fen bilirkişi raporunda belirtilen, 5 yaşlarında 17 adet bağ omcası, 15 yaşlarında 4 adet bağ omcası, 36... yaşlarından antep fıstığı, 29... yaşlarında antep fıstığı, 4 adet 15 yaşlarında antep fıstığı, 2 adet 35 yaşlarında antep fıstığı ağaçlarının davacı ... tarafından meydana getirildiğinin tespitine, 14.242,50 TL maddi tazminat talebinin olay tarihi olan 01.07.2013 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalı ... Hiz. A.Ş.'den alınarak davacıya verilmesine, davalı ... Köyü Muhtarlığına karşı açılan davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin 06.03.2019 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı ...Ş. vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 2019/4391 Esas, 2021/4322 Karar sayılı kararıyla, davaya konu yangın olayıyla ilgili bilirkişi raporları arasında çelişkiler bulunduğunun tespit edildiğini, Mahkemece yeniden keşif yapılıp bilirkişi raporu alınarak, bu çelişkilerin giderilmesi ve dosya kapsamındaki bütün delillerin birlikte değerlendirilerek karar verilmesi için hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek, esas dava dosyası yönünden, Şanlıurfa ili, Birecik ilçesi, ... Köyü parsel içinde 18.06.2014 tarihli fen bilirkişi raporunda A harfi ile gösterilen 5987. 41... alanda ekili bulunan, 20.06.2014 tarihli fen bilirkişi raporunda belirtilen, 5 yaşlarında 17 adet bağ omcası, 15 yaşlarında 4 adet bağ omcası, 36... yaşlarından Antepfıstığı, 29... yaşlarından Antepfıstığı, 4 adet 15 yaşlarında Antepfıstığı, 2 adet 35 yaşlarında Antepfıstığı ağaçlarının davacı 2...8 T.C. Kimlik numaralı ... tarafından meydana getirildiğinin tespitine, birleştirilen dava yönünden, 14.242,50 TL maddi tazminat talebinin olay tarihi olan 01.07.2013 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı ...Ş'den alınarak davacıya verilmesine, davalı ... Köyü Muhtarlığına karşı açılan davanın pasif husumet ehliyeti yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili ve davalı ... Hiz. A.Ş. vekili
temyiz isteminde bulunmuşlardır.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde;
a. Davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmadığını, müvekkili yönünden davanın reddi gerektiğini,
b. Dava konusu tespite ilişkin arazinin Devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğunu beyan etmektedir.
2. Davalı ... Hiz. A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde;
a.Müvekkilinin yangın sonucu oluşan zarardan sorumlu olduğuna dair davacı beyanı dışında kanıt olmadığını, davanın pasif husumet yokluğundan reddinin gerektiğini,
b.Birecik Sulh Hukuk Mahkemesinin 2013/3 D.İş sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunun Şirketin yokluğunda alındığını, bu raporun hükme esas alınamayacağını,
c.Müvekkili Şirketin bölge çözüm ortağı ... İletişim çalışanı ...'ın olay gününe dair Jandarma karakolunda verdiği ifade ve Birecik C.Başsavcılığının 18.11.2013 tarihli kovuşturma yapılmasına yer olmadığı kararı dikkate alındığında davacı yanın taşınmazında meydana gelen yangının elektrik direğinden kaynaklanmadığını ve davacının gerekli müdahalede bulunmadığını,
ç.Raporlar arasındaki çelişkinin giderilmediğini beyan etmektedir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, muhdesatın tespiti ve tazminat istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrası.
2. Bir şeye malik olan kimse, o şeyin bütünleyici parçalarına da malik olur (4721 s.lı TMK 684/1 m). Arazi üzerindeki mülkiyet, kullanılmasında yarar olduğu ölçüde, üstündeki hava ve altındaki arz katmanlarını kapsar. Bu mülkiyet kapsamına, yasal sınırlamalar saklı kalmak üzere kalıcı yapılar, bitkiler ve kaynaklar da girer (TMK 718 m). 22.12.1995 tarihli ve 1/3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da vurgulandığı gibi eşya hukukunda, muhdesattan, bir arazi üzerinde kalıcı yapı ve tesisler ile bağ ve bahçe şeklindedikilen ağaçları anlamak gerekir. Muhdesat, şahsi bir hak olup (TMK 722, 724, 729 m.ler), sahibine arazi mülkiyetinden ayrı bağımsız bir mülkiyet veya sınırlı bir ayni hak bahşetmez. Taşınmaz üzerindeki kalıcı yapı, ağaç gibi bütünleyici parça niteliğindeki muhdesatların taşınmazın arzından ayrı bir mülkiyetinin varlığından söz edilemez. Açıklanan bu ilke ve esaslara göre, kural olarak muhdesatın arz malikinden başkasına aidiyetinin tespiti istenemez.
3. Tespit davası, kendine özgü davalardan olup dava sonucunda istihsal edilecek ilamın icra ve infaz kabiliyeti bulunmamaktadır. Bunun doğal sonucu olarak da bu davaların uygulama alanı sınırlıdır. Bilindiği üzere, tespit davalarının görülebilmesi için güncel hukuki yararın bulunması (6100 s.lı HMK 106/2 m) ve dava sonuçlanıncaya kadar da güncelliğini kaybetmemesi gerekir. Tespit davaları eda davalarının öncüsüdür, bu nedenle eda davası açılmasının mümkün olduğu hallerde, tespit davası açılmasında hukuki yararın bulunmadığı kabul edilmektedir. Hukuki yararın bulunması dava şartı olup, yargılamanın her aşamasında taraflarca ileri sürülebileceği gibi, hakim tarafından da re'sen gözetilir. Hukuki yararın bulunmadığının tespiti halinde davanın, dava şartı yokluğu gerekçesiyle usulden reddine karar verilmelidir (HMK 114/1-h, 115 m.).
4. Öğretide ve Yargıtayın devamlılık gösteren uygulamalarında, taşınmaz hakkında derdest ortaklığın giderilmesi davasının, kentsel dönüşüm uygulamasının ya da kamulaştırma işleminin bulunması gibi istisnai durumlarda muhdesatın tespiti davasının açılmasında güncel hukuki yararın bulunduğu kabul edilmektedir.
3. Değerlendirme
1. Asıl dava yönünden yapılan temyiz incelemesinde;
Muhdesatın tespitine ilişkin açılan davada, dava konusu edilen 4 parsel sayılı taşınmaz hakkında derdest ortaklığın giderilmesi davası, kentsel dönüşüm uygulaması ya da kamulaştırma işlemi bulunmadığı anlaşılmıştır. Birleştirilen dava eda davası olup hükmedilen tazminat konusunda orada inceleme ve değerlendirme yapılmıştır. Davacının bu davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığı görülmüş, bu nedenle hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2. Birleştirilen dava yönünden yapılan temyiz incelemesinde;
Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı HMK’nın geçici 3. maddesinin ikinci fıkrasının atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birisinin varlığı halinde mümkündür.
Karar başlığında ihbar olunan olarak gösterilmesi gereken ... İletişim Emlak Haberleşme Elektronik Müh. Pro. Müş. San. ve Tic. A.Ş.'nin davalı olarak gösterilmesi doğru değil ise de, bu hususun mahallinde düzeltilebilecek bir hata olduğuna karar verilmiştir.
Bunun dışında temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı ... Hiz. A.Ş. vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
1. V.C.3.1. maddesinde açıklanan nedenlerle;
Davalı Hazine vekilinin yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA,
2. V.C.3.2. maddesinde açıklanan nedenlerle;
Davalı ... Hiz. A.Ş. vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalı ... Hiz. A.Ş.'ye yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
18.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.