Murisin akli ehliyetinin bulunmadığı iddiasıyla açılan vasiyetnamenin iptali davasında, alt mahkemelerce verilen ret kararlarının temyiz incelemesi sonucu onanması.
Özet: Mirasçılar tarafından, ölen murisin vasiyetname tarihindeki akli ehliyetinin bulunmadığı ve vasiyetnamenin gizlilik şartının ihlal edildiği iddialarıyla açılan vasiyetnamenin iptali davasında, ilk derece mahkemesi davayı reddetmiş, davacıların istinaf başvurusu bölge adliye mahkemesi tarafından esastan reddedilerek karar onanmıştır; Yargıtay da temyiz incelemesi sonucunda, davacıların murisin vasiyetname tarihindeki akli dengesinin yerinde olmadığına ve vasiyetnamenin usulüne uygun olmadığına dair itirazlarını kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görmeyerek, bölge adliye mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğuna hükmederek onamıştır.
7. Hukuk Dairesi         2024/1298 E.  ,  2024/5919 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/175 E., 2024/216 K.
DAVA TARİHİ : 19.07.2019
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/228 E., 2022/454 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin 31.07.2003 tarihinde ölen ...'in bir kısım mirasçıları olduğunu, muris ... tarafından davalı lehine ... Noterliğinin 06.05.2002 tarihli vasiyetnamesinin düzenlendiğini, vasiyetname tarihinde vasiyet eden ...'in akli yönden tasarruf ehliyetinin bulunmadığını, vasiyetname içeriğinden de murisin akli dengesinin yerinde olmadığının anlaşılabileceğini, her ne kadar vasiyetnamede davalının vasiyet eden murise baktığı yazılı olsa da davalının hiçbir zaman vasiyet eden murise bakmadığını, vasiyetname düzenlendiğinde davalının noterde olup vasiyetnameyi kendisinin yazdırdığını, dolayısıyla vasiyetnameden davalının haberinin olduğunu, 21.03.2019 tarihinde davalının noterliğe giderek müracaatta bulunduğunu, noterlik yazısında bu durumun açıkça belirtildiğini ve böylece vasiyetnamenin gizlilik şartı ihlal edildiğinden vasiyetnamenin geçersiz olduğunu ileri sürerek, dava konusu vasiyetnamenin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı süresinde cevap dilekçesi sunmamış, aşamalardaki beyanlarında, muris ...'in vasiyetname tarihinde ve ölene kadar akıl sağlığının yerinde olduğunu, vasiyet eden murise kendisinin baktığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde;
a. Yerel mahkeme kararının hukuka aykırı olduğunu, hükme esas alınan 01/06/2022 tarihli Adli Tıp Kurumu raporunun hatalı şekilde düzenlendiğini, anılan bu raporda dinlenilen tanıkların ifadelerinin dikkate alınmadığını,
b. Kolluk tutanağında vasiyet eden murisin akli dengesinin yerinde olmadığına yönelik tespite yer verildiğini, tüm tanık beyanlarının açtıkları davanın haklılığını ve iddialarını doğruladığını, vasiyetname öncesinde fiil ehliyetine yönelik ... Devlet Hastanesinden alınan 03.05.2002 tarihli raporun hatalı olduğunu, bu raporun sadece verildiği gün için geçerli olduğunu, bu rapordan 3 gün sonra noterde vasiyetname düzenlendiğini,
c. Davalının vermiş olduğu beyan dilekçesinde murisin kendisini annesi gibi gördüğünü söylediğini, aslında bu beyan ile murisin akli melekelerinin yerinde olmadığını, davalının da bu şekilde belirttiğini, netice olarak vasiyetname tarihinde vasiyet eden murisin akli dengesinin yerinde olmadığını ileri sürmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, 4721 sayılı TMK'nın 557. maddesine dayalı vasiyetnamenin iptali istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.12.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.